Mehmet Edip Ören’in kaleme aldığı bu yazı, yazarın vefat eden annesi Emine Ören’in ardından hissettiği derin kederi ve anne sevgisini manevi bir dille ele almaktadır. Yazar, ebeveynleri bir evin ayrılmaz parçaları olan çatı ve kiremitlere benzeterek, onların yokluğunun bir evlat için en büyük rehberlik kaybı olduğunu vurgular. Metinde annelerin İslamiyet ve Atatürk nezdindeki kutsal konumu hatırlatılırken, dünyada çekilen acıların ahirette bir mükafat olacağına dair güçlü bir inanç sergilenir. Yazar, mesleki sorumluluk bilinciyle acısını erteleyerek bu veda yazısını paylaşmış ve okurlardan annesinin ruhu için bir dua talep etmiştir. Bu duygusal metin, annelerin ayakları altındaki cennet müjdesine ve evlatların ebeveynlerine olan bitmek bilmez vefa borcuna odaklanmaktadır.
Bugünkü yazıma klasik başlangıcımı yapmayacağım. Çünkü dünyevi değil, manevi alemi ilgilendiren bir konumuz var…
Anne, bir evin çatısı asla değildir. Çatı her daim Baba’dır. Anne ise çatı üzerindeki kiremitlerdir. Onlar çatıdan aldıkları güçle; yağmuru, doluyu, karı, boranı aşağı geçirmezler… Aşağıda yaşayan yavrularına koruma yaparlar. Çatı tek başına işe yaramaz ise, kiremitler de tek başına güçsüzdür. Hem çatıdan hem de kiremitlerden mahrum iseniz, Dünya’da danışacağınız, yol soracağınız en güçlü kaynaklarınız yok olmuş demektir… Evin, çatısız ve de o kiremitsiz kalması diye bir şey olamaz. Bu saatten sonra, eksiklikleri bünyenizden gelen güçle tamamlamak, aldığınız görevi yeni sahibine verene kadar da layıkıyla yapmak zorundasınız.
Üstümüz örtüsüz kaldı. Peşimiz duasız kaldı. Mekânımız kapkaranlık oldu, tepemizdeki kandil sönüverdi. Işıkları titrek, alevi solgun da olsa, el yordamıyla bile yol gösteriyordu… Bizi Dünya’ya getiren Anne’mizin Ebedi yolculuğu esnasında verdiği çay molası bitti. O şimdi, ayakları altında olacak yere doğru tekrar yola çıktı; kısa, meşakkatli ve zor imtihan alanını terk etti. Topladığı puanlar İnşallah yüksektir. İnşallah da Cenab-ı Allah’ımın merhametine maruz kalır. Onunla; nimetlerin, güzelliklerin sınırsız, ölümün olmadığı Cennet’te tekrar bir araya gelmek yegâne duamızdır…
Annem senelerce yatalak kalarak büyük ızdıraplar çekti. İnançlı bir kişi olarak bundan şikayetçi değilim. Biliyorum ki, bu Dünya’da çekilen her şey, ahiretteki günahlarımıza kefarettir… Ben gene biliyor ve inanıyorum ki, İnşallah, Anne’miz tertemiz, ilk doğduğu günkü gibi Yaradan’ının huzuruna gidiyor. Ona çıktığı bu yolculukta esenlikler diliyorum. Arkasından okuyacaklarımızın, yolculuk esnasında tatlı bir meltem yaratması dileğimdir…

“Ana gibi yar olmaz, Vatan gibi diyar olmaz…” diyen atalarımız ne kadar da güzel ve doğru demişler… Maddi liderimiz, Kurucu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK, “Türk kadını yerlerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıktır” demiş, kadınlarımıza dolayısıyla analarımıza verdiği değeri göstermiştir… Ya manevi liderimiz Hz. Muhammed Mustafa (SAV) ne demiş… “Cennet anaların ayakları altındadır” düşünebiliyor musunuz… Gitmek için sınırsız çabaların içinde olduğumuz makam, Anaların ayağı altında imiş…
Bu yazıyı Cuma günü, defin olayının hemen arkasından yayınlama niyetindeydim. TRT’nin TRT olduğu zamanlar aldığım yayın terbiyesi, şimdi yani Pazartesi’yi işaret etti… Hiç unutmam, ana haber bülteninin başlamasına bir dakika kala, spiker arkadaşımız çocuğunun kaza geçirdiğini öğrendi… Haberin son cümlesini bitirip, resim kendinden alınınca ok gibi fırlayıp gitti. İş her şeyin üstündeydi. Bizde de öyle. Ne olursa olsun, o yayın yapılır, o yazı yazılır. Diğer her şeye sonra bakılır…
Müslüman, Müslümana her daim borçludur. Bir evladın anasına borcu da hiçbir zaman bitmez… Borcumuzun ne olduğunu merak etmişsinizdir… “Fatiha” Size rehberlik yapayım… Sağlığı boyunca, mideden beslenene kadar, yatalak olmadan öncesine kadar dini vecibelerini yerine getiren Ana’ma, Rahmetli Emine Ören’e, bir Fatiha’yı esirgemeyin… Allah hepinizden razı olsun ve de hepinizin ölmüşlerine merhametiyle muamele etsin, İnşallah…
Cenab-ı Allah’a emanetsiniz. Hoşça kalınız…

Sevgili Edip bey. Annenize rahmet dilerim. Mekanı inşallah sizin de belirttiğiniz gibi cennet olur. Kederli ailenize sabır dilerim.
Ruhu şâd, mekânı Cennet olsun. Ailece başınız sağ olsun, sevgili kardeşim.
Allah (c.c) rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun, nurlar içinde yatsın.