Yazar, Türkiye’nin çevresindeki artan tehditlere karşı her alanda yaptığı stratejik hazırlıkları ve devletin bu konudaki kararlılığını konu edinmektedir. Metinde, özellikle savunma sanayisindeki ilerlemelerle birlikte ülkeye yönelik düşmanca girişimlere asla izin verilmeyeceği ve bu hususta en üst makamlardan yapılan resmi uyarılar vurgulanmaktadır. Komşu ülkelerin provokasyonlarına ve bölgesel risklere dikkat çekilirken, Türkiye’nin tarihi sorumluluğu gereği mazlumların koruyucusu olduğu ifade edilmektedir. Milli bir gururla kaleme alınan bu değerlendirmeler, devletin hem maddi hem maneviaçılardan her türlü olumsuzluğa karşı teyakkuzda olduğunu belirtir. Sonuç olarak kaynak, Türk devletinin ve güvenlik güçlerinin ulusal çıkarları korumayolundaki güçlü iradesini ve birliğini yücelten bir bakış açısı sunmaktadır.
Geleceğe yönelik yapılacak işlerle ilgili planlama, maddi ihtiyaçların hazır edilmesi veya olası tehdit ve tehlikelere karşı maddi manevi ihtiyaçların tedarik edilmesi durumuna hazırlık denebilir. Türk Dil Kurumuna göre hazırlık: “Hazırlanmak için gereken her şey veya durumların bütünü” şeklinde tanımlanır.
Yıllardan beri ısrarla “yağı (düşman) çok, zaman yok” diyerek vurgulamış; aklımın erdiği, bilgimin yettiği kadar devletime ve devlet yönetiminde bulunanlara özenli bir yurttaş olarak dilek ve temennilerde bulunmuş, gönlümden geçenleri öz duygularımla sunmuş idim.
Güç biriktirmenin ve gücün tüm türevlerinde hazırlıkların hızlandırılması gerektiğini arz etmiş idim. Anlaşılan aklın yolu bir. Aradan geçen vakit içinde gönlümün arzuladığı birçok şeyin gerçekleştiğini görmekten bir Türk yurttaşı olarak gurur duyuyorum. Benim gururlanmama vesile olan tüm etkili ve yetkililere teşekkürlerimi sunuyorum.
Hislerimde yanılmamışım. Devletimin ve şanlı ulusumun düşmanlarında; tehditlerin ve düşmanca işlerin hızlandığını devletimizin yetkili ağızları aracılığı ile yapılan açıklamalardan anlıyoruz. Düşmanlarımızın eylem ve beyanatlarına karşı Cumhurbaşkanlığı makamınca yapılan açıklama ve uyarıları sıralayacağım.
Cumhurbaşkanlığı makamınca değişik nedenlerle ve değişik günlerde yapılan açıklamalar:
“Açık ve net söylemek isterim; soğukkanlı tavrımız kimseyi farklı hayallere sürüklemesin.”
“Bu topraklarda kimseye ameliyat yaptırmayız.”
“Bölgemizdeki hasmane adımları tribünden seyretmeyiz.”
“Türkiye, kimden gelirse gelsin her haydutluğun karşısındadır. Kategorik olarak kimseye düşmanlık beslemiyoruz.”
“Ülkemizin güçlenmesinden rahatsız olanlar bizi yolumuzdan döndüremez.”
“Tarihin akışını değiştirmeye kimsenin gücü yetmez.”
“Türkiye’ye dost olan kazanacak, düşman olan kaybedecektir.” (1)
Ve haber bültenlerinde yayınlanan diğer açıklamalar! Benim acizane anladığım; yağının (düşmanlarımızın) topraklarımız üzerinde emelleri olduğu ve eylemlere hazırlandığı, devletimin ise asla toprakları üzerinde bir eyleme ya da girişime izin vermeyeceğidir. Ülkemin savunma sanayisinde ve diğer alanlarda güçlenmesinden rahatsız olanların bulunduğu; ancak onların gücünün artık işe yaramaz hâle geldiği, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilerleyişini durdurmaya kimsenin gücünün yetmeyeceği vurgulanıyor. Bize dost olanın kazanacağı, düşman olanların kahrolacağı, piyonların akıllarını başlarına alması gerektiği, aksi durumda cezalarına hazır olmaları gerektiği hatırlatılıyor. Yani ben böyle anladım, inşallah doğrudur.
Yunanistan’a uyarı sürüyor: “Yunanistan yanlıştan dönmelidir. Yunanistan aklını başına almalıdır.” Yunanistan ahmaklıkta sınır tanımıyor ve tehditlerine devam ediyor. (2) Miçotakis: “İstediğimiz zaman kara sularımızı 12 mile çıkarırız.” diyor. (3)
İsrail’i yer darlığı nedeniyle örneklemeye katmadım. Adamların yaptıkları ve yapacakları İtalyan mafyasını aratmıyor! O kadar açık davranıyorlar ki açıklamaya gerek kalmıyor. Al birini, vur ötekine. Destekçileri de öyle! Zaten tarihi süreç de aynısını söylüyor.
Tarihin akışı biz Türklere yeni görevler yüklüyor: Ezilenleri, kıyılanları, hakkı yenenleri koruma ve âlemde nizamı sağlama görevi. Onun için Türk beklenendir, Türk özlenendir, Türk yolu gözlenendir.
Devletimizin, yapılanların bedelini yağının (düşmanın) yanına bırakmadığını, belki yarına bıraktığını düşünegelmişimdir. Örnek: Kaşif Kozinoğlu dosyası. Vefat ettiğinde çok üzülmüş, kendime çok sorular sormuş idim. Kendi kendime “Yazık oldu, intikamı alınır mı?” diye bugüne kadar umutlanmış idim. TGRT’de Nedim Şener ve İsmail Hakkı Pekin olayın üzerine gittiler ve dikkat çekici açıklamalarda bulundular. Umutlarım yine yeşerdi. Kendilerine teşekkürler… (4)
Görklü Çalap’ımız; yurdunu ve ulusunu özünden çok seven, eldeki zamanı en iyi değerlendiren, yağılarına (düşmanlarına) karşı en iyi hazırlanan ve hepsinin icabına bakmak üzere hazır bekleyen çerilerimize (askerlerimize), güvenlik güçlerimize ve sivil yöneticilerimize yardım etsin. Vesselam.
NOT:
Haber Global, 08/09/2026
24 TV
07/09/2026
TGRT Haber, 09/09/2026
9 Eylül İzmir’in kurtuluşunu kutlar, tüm İzmirli hemşehrilerimi bu vesileyle tebrik ederim.









