DOLAR 17,9331 -0.03%
EURO 18,4099 -0.71%
ALTIN 1.038,510,60
BITCOIN 435474-1,00%
Ankara
28°

PARÇALI AZ BULUTLU

Mehmet Edip Ören

Mehmet Edip Ören

14 Ağustos 2022 Pazar

DİĞER YAZARLARIMIZ

Hatalar Tekerrür Etmese Tarih Tekerrür Eder Miydi?

Hatalar Tekerrür Etmese Tarih Tekerrür Eder Miydi?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Eyvah ki ne eyvah… Gene geldik ayın 14 ü ne… Ya , tikim tutarsa , yazının olur olmaz bir yerinde , ” Bugün ayın ondördü , Kız saçını kim ördü ” dersem ne olacak… Yaşamadan bilemezsiniz ki. Hem de korkunun ecele bir faydası varmı ki… Hepinize Merhabalar…

Bu bitkisel bir harika çıktı. Yahu adam ( lafın gelişi ) sanki halkı güldürmek için kurgulanmış. Ciddi olarak çelişki yaşıyorum… Acaba RTE buna ” Kemal Abi ” muamelesi çekmiyor mu. Yoksa bu mu arsız oldu. Adamın ( lafın gelişi ) her lafı skandal. Resmi ve gerçek enflasyonu %5-8 arasında olan Almanya ile resmi %80 , gerçek %170 enflasyonu olan bizi kıyaslıyor. %1-2 si 1600 € asgari ücretli Almanya nerde , %60 ı 250-300 € asgari ücretli Türkiye nire… Neymiş , efendim… Onlar sokağa çıkamıyormuş , bu efendi rahatlıkla dolaşıyormuş… Bu işe Anadolu’ da , köpeksiz köy bulmak denir… Biraz değerlendirme yapalım mı.1- Alman halkı hakkını arayabilen kültürlü bir halk , bizimkiler ferasetli ( cahil ) zavallı bir halk… 2- Öyle bir baskı uyguluyoruz ki , kimse ağzını açamıyor mu denmek istiyor… 3- Ne yaparsak yapalım halk hayatına razı , çünkü herşeyi Allah’ tan biliyor , bizi suçlamıyor… Bitkisel hemşehrim en usta şovmenleri bile geçmiş durumda. Televizyona çıktığı an herkes gibi işi gücü bırakıp , gene neler saçmalayacak diye ekranlara kitleniyoruz. Bir Kanal’da Cem Yılmaz, diğer kanalda bitkisel olsa tereddütsüz , hemşehrimi tercih ederim… Çok ahkâm adam çok…

Biraz da , neler demiştik hatırlayalım ve de konularla ilgili yeni gelişmeleri değerlendirelim. Hatırlarsanız , bir ambulans şöförüyle ilgili yazdıklarımı… Elimiz de imkân olsa adamı Sağlık Bakan’ ı ilan edecektik… Dediklerimi biliyorsunuz. Her salata yapana , tuzumuzu kaşığımızı alıp koşmayalım… Etraf , malesef madrabaz ve sahtekâr kaynıyor. CHP bir zamanlar bir bayan üzerinden yapacağı yalnışı son anda farkedip geri dönmüştü. Detaya girmeyeyim ama , aynı hatayı teğmen üzerinden de yapmış demek ki… Kripto Kemal’ in Baba’ sının çiftliği ya orası. Yatalak Deniz’ i bile MV yapmıştı. Hoş kabûl etmek yapılanın en az iki katı daha suçta , kimin umurunda. Bir tane bile CHP linin itiraz ettiğini hatırlamıyorum. Tek adam karşıtı , tek adam inatla RTE yi tekrar seçtirecek ataklara devam ediyor… AKP liler , yalakalık çıtasını her gün daha yükseğe çıkarırken , kripto sistemler boş mu duracak. Tabi ki değil… Edirne Belediye Başkan’ ımız , Dersim’ liyi ne diye anons etti. Cumhurbaşkan’ ım diye… Bunu sokaktaki simitçi bile yapsa ayıplardık ama arkasından da , adam devletin işleyişini nerden bilsin ki , derdik… Medeni bir serhat şehrimizin Belediye Başkan’ ı , Devletin bütün işleyiş ve bilgilerine vâkıf bir üst bürokrat , olmayan bir payeyi nasıl kullanır… Mesela biz kendisini herhangi bir toplantıda , bilmem kaçıncı İçişleri Bakan’ ı olarak anons etsek , ne der… Beyler , Devlet işi ciddiyet ister. Siz gayrı ciddi olabilirsiniz ama bu özelliğinizi yakın çevrenizle sınırlı tutun , genele şamil etmeyin… Peki bu arada Dersim’ liye ne demeli. Çok memnun bir şekilde hiç te itiraz etmeden kürsüye geldi… Beyler yanarız ki ne yanarız , eğer bütün bu olanlar gerçek adayı saklamak için değilse , marmara çırası gibi yanarız. Bir daha da bizi kimse kurtaramaz ve de böyle bir fırsat yakalayamayız… Bu taklit yalakalık girişimini bir tarafa bırakıp esas cepheye gelelim. Caculi yaş baklasının Kâbe şovu ardından DİB’ in başındaki muhteremin (!!!) pahalılığı Cenab-ı Allah’ a yıkışı ve de Kalın Efendi’nin çıtayı uçurması… Rum Hastanesine büyük geçmişler olsun… Ya Reyis’ in haberi olmasaydı , cayır cayır yanacaklardı. Yahu bu Belediye , bu itfaiye ne için var. Niye illa ki , RTE’ den talimat beklerler… Adam (lafın gelişi ) hangi birine yetişsin. Gene de MaşAllah , eli her tarafa uzanıyor ya bu kadar uzun olmasaydı eli… En önemlisi Kalın Efendi , olayı açık etmeseydi nerden bilecektik. Kimbilir ne yangınlar söndürülüyor , ne depremler önleniyor , ne seller , geceyarısı kararnameleriyle zarar veremeden denize ulaşıyor… Bu Kalın Arkadaşı takip edersek peyderpey hepsinden haberimiz olur. Epey zamandır da düşünüyordum. Bu bey soyadını neye istinaden almış , acaba neyi kalın diye çok düşündüm , sonunda buldum…

Sürekli takip ettiğim ve ikazlarda bulunduğum bir konu gene karşımıza dikildi. Fener Bahçe’ li arkadaşlar biraz kızacak ama sonunda mutlaka hak vereceklerdir… Hani derler ya , hatalar tekerrür etmese tarih tekerrür eder miydi. Tabi ki etmezdi ama malesef , hatalar sürekli tekrar ediyor… Türkiye’ nin umutlarından biri olarak gördüğüm , Ali Koç , herhalde çok tatlı geldi ki , ayağına sıkmaktan vazgeçip kafasına sıkmaya başladı… Buna bilim dünyasında çeşitli isimler veriyorlarda , bana göre durum mazoşistliğe çok yakın. Ali Efendi , toplumda ki bütün artılarını silmeye ve kendisine oluşacak tepkilere altyapı oluşturmaya devâm ediyor , sanki bundan da büyük bir zevk alıyor. Her seferinde aynı şeyleri söylememe rağmen yalnış inatla devam ettiriliyor… Bu sefer ki kahramanımız da Jesus… Bu tip adamlara menejerlerinin ne dediklerini , onları nasıl razı ettiklerini , bulunduğum ortamlardan dolayı çok iyi bilirim… ” Biraz istirahat edersiniz , güzel tatil yaparsınız , 2-3 ay sonra da yüklü bir tazminatla , Ülke’ nize dönersiniz… ” İnanın ki bu şekil de telkinler oluyor. Beşiktaş’ tan kovulan , astronomik tazminatını söke söke aldıktan sonra , İspanya’ ya dönerek , Şampiyonluk yaşayan Boske gibi… Ben inatla inanamıyorum. Emre Belözoğlu’ nda hata yapıldı. Takım rayına girmiş , tatilcinin enkazı temizlenmiş , şampiyonluk hesapları yapılırken , harcandı… Aynı durum İsmail Kartal’ ında başına geldi… Gene tatilci enkazı temizlendi , gene şampiyonluk konuşulmaya başlandı çok iyi bir performans serisiyle Lig ikincisi olarak sezon tamamlandı. Taraftar , Sn. Kartal’ ı istemeye devam etti. Buna rağmen başka bir tatilci bulunup çuvalla parlar ve takım teslim edildi… Ali Efendi , yuhalanıyor… Tepkiler ilk hafta bile gelmeden Dinamo Kiev Maçıyla başladı , düzelir İnşAllah diyeceğim ama hiç umudum yok… Çoğunuz Sana ne diyebilirsiniz , evet bana ne. Tek sıkıntım , Teyzeoğlu Cevher Cevheri ve Dayıoğlu Kerem Ezer’ in bitmeyen üzüntü ve hüsranları , yoksa tabi ki , bana ne…

HepinizYaradan’ ıma emanetsiniz. Hoşça kalınız…

Devamını Oku

Kültürümüzün Koruyucu Kalkanı

Kültürümüzün Koruyucu Kalkanı
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Ağustos’ un 13 ü benim için diğer günler kadar uğurlu bir gün… Bana ne ; 13 . kişi olarak sofraya katılan ve , İskandivanların en sevdigi tanrı olan Balder’ i öldüren Loki’ den… Bana ne , Hz. İsa’ nın son akşam yemeğinde ona ihanet eden 13. kişi olan yahudi İşkariyot’ tan… Her neyse , ihtisasımız arkeoloji değil. Yarım yamalak bilgilerle , değerli okurum Ömer Faruk Kutlu Kardeş’ ime de saç baş yoldurmayalım… Hepinize kucak dolusu Merhabalar olsun…

Siyasi yanılgılardan aldatmalardan medet uman sistemlerin faaliyetleri ; fevkalade siyasi mühendisliklerle doruk noktasına gelir. İşte, seçim öncelerinin böyle bir geleneği vardır… Örnek mi istersiniz : Mesela , Çingenelerin toplandığı ve eğlendiği yerde 2-3 ses bombası patlatırsınız , sonra da dumanı tükenmeden bütün kurullarınızla , yetkililerinizle yapanları (!) lanetlersiniz… Tutuklamak istediğiniz birini de , kaçarken yakaladık diye kodese tıkarsınız… Bir taşla çok kuş vurursunuz… Kendi kitleniz , sevmiyoruz ama haksızlığa uğramalarını da istemeyiz diye öğünürler , mağdurlar : sağolsunlar , bize sahip çıktılar , failleri hemen yakaladılar , adamları yalnış tanımışız der ve bir grup akılsızları kendi safınıza bile çekebilirsiniz , objektif kitle : Adamlar hakikaten tarafsız , demek iyi anlayamamışız der vs vs sonsuz , ucu açık fayda ve yeni oy sağlarsınız… Bu tip olaylar her an , sınırsız biçimde tekrar edilerek hayata geçirilebilir. Dikkatli olmak , sazan gibi atlamamak gerekir…

Her neyse , bu bilgilerden sonra başka bir konuya geçelim… Türk Dünyasının teminatı , kültürümüzün koruyucu kalkanı olan Alevi Kardeşlerimize geçtiğimiz haftalar da üç saldırı düzenlendi. Şükürler olsun ki , Hükümetimiz sessiz kalmadı , bütün organlarıyla tepki verdi… Çok beli provakasyon kokan bu konu ciddi şekilde incelenmeli. Kimler kutuplaşmadan fayda sağlama peşinde değerlendirilmeli ve zor olmayan neticeye varılarak cevap sandıkta çok net şekildel verilmelidir…

Türk olmayanlar… Doğru olmayanlar… Çalışkan olmayıp , eli eğriye yatkın olanlar , tabii ki ” Türk’ üm , Doğruyum , Çalışkanım ” lafı sizi rahatsız eder. Her sabah yükselen avaz , beyninize çakılan çivi gibi gelebilir… Milliyeti belli olmayanlar , şaibeli olanlar , cibilliyeti şüpheli kimseler… Milliyetçilik üzerinde tepinmeniz kadar doğal bir durum olamaz… Damarlarında, muhtaç oldukları kuvveti , bulamayanlar. Dağdaki taşta ki ” Ne mutlu Türk’ üm ” diyen yazıları silmek en doğal hakkınızdır… Bunları anladık…Biliyoruz ki , Kurtuluş Savaş’ından beri ve daha sonra yapmanız gereken ne ise , eksiksiz fazlasıyla yapıyorsunuz…Size diyecek hiç bir lafımız yok , gene biliyoruz ki sizler laftan da anlamazsınız. Onun için yapacak farklı şeylerimiz var…Esas diyeceğim başkalarına. Daha doğrusu başkalaşanlara…Bozkurt niye milli totemimiz…Çünkü evcilleştirilemeyen tek canlıdır. Hiç herhangi bir sirkte kurda rastladınız mı…Aslan , kaplan , Ayı vs. her şey görebilirsiniz ama kurt göremezsiniz… Çünkü Özgürlüğünü hiç bir şeye değişmez , geçici bile olsa ama köpek öylemi… Bir kemiğe sana kul olur ( halk tabiriyle, köpeklik yapar ) şeklen nerdeyse tıpatıp benzeyen iki şey arasında ki farkı böyle özetleyebiliriz… Bir zaman kurt olanlar veya öyle olduğunu söyleyenler , aslınıza dönün… Bunun için ne kadar titremeniz gerekiyorsa da erinmeyin… Nedamet her zaman geçerlidir. Tanrı, tövbelerimizi kabûl edeceğini söylüyor. Sizlerde , evela bu Millet’ e tövbe edin. 3-5 kuruş menfaat sadece boyun bölgesi tüylerinin dökülmesini sağlar , başkaca da hiç bir işe yaramaz…

İstismar aracı yapılan , üzerinden siyasal rantlar hedeflenen bir konuya cesaretle ve objektif kriterlerle girmek istiyorum… Epey , yeni düşman grubu edinecek olma ihtimalim düşündüklerimi yazmama hiç bir zaman mani değildir. Kalemim hiç bir zaman rüzgara göre değil , gördüklerime ve yaşadıklarıma göre , harflere ve cümlelere dönüşmüştür…

Geçtiğimiz haftalarda CHP nin TBMM yi yeniden toplama çabalarına şahit olduk. Konu ne ekonomi , ne savaş ne dış ilişkiler ne de muhtemel harekatlardı… Konu Doktorların uğradığı şiddetle alakalıydı… 1- Bu Ülke’ de şiddete bir tek doktorlar mı maruz kalıyor… 2- Meselâ , Urfa’ da , kaçak elektrik kullananların üstüne gittiği için öldürülen , görevlinin canı can değil mi… 3- Böyle , ayrı bir uygulama yapılarak ortaya çıkacak sistemler ; işini istismar eden , gereği gibi yapmayanların da , sığınacağı bir yer haline gelebilir mi… 4- Her hastane ve saglık kuruluşuna X-Ray cıhazı kurulması , bunların yanına binlerce güvenlikçinin istihdamı bu Ülke’ nin ekonomik imkânarına uygun mudur… 5- Bu çığır açılırsa bütün işyerleri , zamanla ve de haklı olarak aynı talepler de bulunmazlar mı… 6- Nasıl olsa bize dokunan yanar görüşü hakim olduğun da artniyetlilerin ekmeğine yağ sürülmez mi. Mesela: Bizzat şahit olduğum olaydır… İçerde hastamın başında iken ,başka bir hasta sedyede bekliyordu… İşin en acısı , hemşire odasında çaylar içiliyor ve kahkaha sesleri koridora ulaşıyordu… 7- Kimsenin taktığı yok ama , Anayasa ; renk , dil , ırk , makam , mevki vs sebeplerden kimseye ayrıcalık yapılamayacağını söyler… Şimdilik burada bırakalım. Hangi meslek grubu olursa olsun ,işini layıkıyla yapanların yeri başımızın üstüdür. Bu halkı hor görenler ise ayırt edilmeksizin , hedefimizdedirler. Hiç bir zaman kafamı kuma gömmedim , bundan sonra da öyle olacak… Yarın bir gün eline düşeriz , bize bakmaz , tedavi etmez diye korkmayacağız. Böyle bir şey yok. Doktorluk mesleği , savaşta düşman askerine bile bakacak şekilde dizayn edilmiştir… Aman hakimler , savcılara bir şey demiyelim , yoksa bizi içeri tıkarlar , aman hocalara da demiyelim , çocuğumuzu sınıfta bırakırlar… Bu tür fikirlerin çokluğu , demokrasinin azlığı ile bağlantılıdır… Hiç bir meslek grubu , işini silah olarak kullanamaz. Hakimler , Savcılar ,Polisler , Öğretmenler , Doktorlar , Fırıncılar vs… Biraz sıkıyı görünce ” Gideriz ” lafını da ” Giderlerse gitsinler ” ile aynı kefeye koyarım. Kaçıp gitmek işin en kolayıdır… Mustafa Kemal ATATÜRK’ te bu zihniyette olsaydı şu an TC diye birşey olmayacaktı…. Sen , Dünya’ nın en pahalı öğrenimi olan Tıp Fakültesini kazanacaksın , talebe iken , daha hayata atılmadan , dışarı gitmek için Almanca vs öğreneceksin niye… Başka bir Ülke’ ye sıfır maliyet beyin olmak için… Onu başta yapacaksın. Lise bitiminde çekip gideceksin. Hizmet edeceğin yerde bitireceksin okulunu. Buradaki sıralarıda boş bırakacaksın ki , ufacık bir şeyde pes etmeyecek bir evladımız okusun ve Millet’ ine hizmet etsin diye… Bu fakir zavallı halk , zenginini daha zengin etmek için uğraşıyor (KKM ).. Sadece kendisinin değil , torununun parasını bile borçlanıyor ( YİD ler ).. Bütün bunlar yetmez gibi , senin tahsil masraflarını da karşılıyor , niye , çek git diye… Bu Millet , kolundaki bileziği bozdurur , senin 2500 tl. ücretini öder. Bu Millet , evinde ki iki tavuktan birini ağacında ki meyvanın en iyisini , çocuğunun yoğurdunu peynirini , öğretmenine , jandarmasına , doktoruna götürür verir… Bunlara karşılık sizlerinde yapacakları olmalı… Kimin tarlasında otluyorsan sütünü oraya sağdıracaksın. Ben Ali’ nin otunu yiyeyim , sütü Veli’ ye sağdırayım. Yok öyle bir Dünya…

İnşAllah sizler de Ben gibi yarını sabırsızlıkla bekleyenlerdensinizdir… Hepiniz Ulu Allah’ ıma emanet olun. Hoşça kalınız…

Devamını Oku

Hangi Değerleri Ateşe Attığının Farkında Mısın?

Hangi Değerleri Ateşe Attığının Farkında Mısın?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Yarısı Yaz’ dır , yarısı Kıştır denilen Ağustos’ un ortasına doğru , bir daha asla geri gelmeyecek adımlarımızı atmaya devam ediyoruz… Hepinize Merhabalar olsun Can Dostlarım.

Son ve çok mükemmel bir dine sahip olmamıza rağmen , inançlarımız , dindar geçinen veya görünen kimselerin , menfi tesiri altında… Devlet’ inin ve Teşkilatının kurucusuna , bu Ülke’ de ezanların susmamasını sağlayan , ezeli ve ebedi Lider’ ine ” Lanet ” okuyan atama ile gelmiş bir üst bürokratımız var. Bu kişi , bana göre aldığı vazife gereği , menziline doğru , pervasızca ilerliyor… Anlaşılan O ki , gerekli demokratik tepkiler gelmedikçe veya cılız kaldıkça , sürekli olarak bir sonra ki adıma geçecektir… Dünya’ dan bi haber , aklı kirada ki zevat mutlaka ” Adam ne yaptı ki ” diyecektir… Esasında yapmadıklarını saymak daha kolay ama biz bir ucundan başlayalım…

Size biri dese ki , Diyanet işleri Başkan’ ı , Yurt dışından ev almış. Ne düşünürsünüz… Herhalde Mekke’ de , Kâbe manzaralı bir ev almıştır dersiniz. Hayır denilirse , mutlaka Medine’ de Mescit-i Nebeviye yakının da bir yerdir , gibi tahminlerde bulunursunuz… Haksızda değilsiniz ama durum farklı… Londra’ dan ev almışlar… Haber henüz yalanlanmadığına göre mutlaka doğru olsa gerek… Sizce Londra’ nın neresinden almıştır… Paul’s Cadhedral’ i yakınında olabilir mi… Yoksa , Westmister Cadhedral ‘ i manzaralı mı bir mülk aldılar. Bana kalırsa mutlaka , Old Royal Collage mahallesindedir. Temple Church’ un karşısında olmasın… Düşünün bakalım , kim bilecek. Bilene gene büyük ikramiye , bir sıkımlık diş macunu var… Bu ; demek ki ideoloji farkı olmadan , genel bir davranışın sürekli tezahürü… Dünya’ nın en zengin Ülke’ leri Körfez Ülke’ leri ama kimse oraya gitmek istemiyor. Sığınmacıların bile aklına gelmiyor. Hepsinin ufkunda Türkiye veyaTürkiye üzerinden Avrupa var… Kara ses diye bildigimiz Cemalettin Kaplan bile Almanya’ ya gitti. Hani bunlar kafirdi hani gavurdan dost tutmak dinimize aykırıydı hani , hani , bitmez bu haniler ama gerçek… Bir tanesi bile başka bir islam Ülke’sine gitmeyi , aklından geçirmedi şimdiye kadar. Sedat Teker hariç… Bir ara yoldaşlar da farklı değildi. Kimse ne Rusya’ ya ne de Çin’ e gitti. Almanya , Fransa ,Benelüks Ülkeleri başta olmak üzere Avrupa kaçmak için tek adresti. Bulgaristan’ a uçak kaçıran şaşkın hariç… Her neyse konuyu dağıtmadan merkeze dönelim…

AKP nin kadrolu Hocası son olarak ne dedi , mutlaka hepiniz biliyorsunuzdur. Pahalılık , Allah’ ın işi imiş. Sırf sizlere saygım yüzünden , ne söylesem tartamayacak şeyleri söyleyemiyorum. Hepinizi vekil tayin ediyorum. Bütün hayal gücünüzü devreye sokarak söyleyeceklerinizi diyiverin de ben de devam edeyim… Ekonominin başı benim , Ben ekonomistim bunların kafası basmaz , Ben eknominin kitabını yazdım diyenin ekonomiyi getirdiği noktayı görüyoruz. Hala , Ne var herşey yolunda diyen klinik , hatırı sayılır biat ehlini bir kenara bırakırsak . içinizde memnun olan var mı , zannetmiyorum… En son ve bitirici olarak anamızı ağlatan sistemi , kısaca hatırlatarak , tüm özete ulaşmış sayılabiliriz… Cari açık sıfıra inecekti , hatta lehimize dönecekti… Aksine rekorlar kırıyor. Faizler düşecek yatırımlar artacaktı… Piyasa faizi ocakları söndürecek seviyelere yükseldi. Devlet bile gecikme faizlerini arttırdı. Sadece MB nin bankalara sattığı paranın faizi %14 te. Buda onların tarihlerindeki en yüksek kârlara ulaşmasını sağladı… %14 ten para alıp %35-40 lara satarsanız abat olursunuz ama vatandaşta icralık olur… İcra dosyalarında ki patlamanın sebebi de budur… Enflasyon düşecekti. Düştü mü… %19 lardan , yanıltıcı rakamlarla %80 lere gerçek rakamlara göre de %150 lere dayandı. Sistem , emeklilere ödeyeceği farkın bir aylık getirisinden medet ummaya başladı… Bu kısa hatırlamadan sonra devam edelim. Kare asını geçen yazılarda açıklamış , sebepleri CHP , şükürsüz halk , dış güçler ve Fetoş diyerek turu bağlamıştık. Sonun da ne demiştik. Bir tek RTE nin kabahati ve iş bilmezliği yok… Şu an kendi kendimizi de aştık. Suçlu tespitinde boyut kavramını yok sayarak , sorumluluğu Yaradan’ ın sırtına yıktık. DİB Başkan’ ı şaşkın hoca , Ağa’sına koltuk çıkmak için yalakalık sınırlarını paramparça etti. Ceculi efendinin Kabe’ li şovunu son nokta kabûl etmenin ne kadar yalnış olduğunu böylece anladık. Adana’ da ikâmet eden meslekdaşım ve sınıf arkadaşım, Süleyman kardeşim bir yazı paylaşmış. Bende sizlerle paylaşıp diyeceğime gelmek istiyorum… ” Koskoca Evren’ i yarat , galaksileri , yıldızları , gezegenleri yarat sonra gel Türkiye’de ki yumurtanın fiyatını belirle ” İşte iş bu noktaya geldi. Çektik mi Allah’ ı da siyasetin içine . Üzerine titrediğimiz , sadece ibadet edip kisenin stem etmesine bile razı oladığımız Yaradan , Türkiye siyasetinin ve eknomisinin bir parçası oldu mu… Şimdi kendinibilen veya bilmeyn her türlü zevat veya zerzavat , bu vesiletle Allah’ a bir şeyler demeye uğrasmıyacak mı…

Ey gafil hoca. Sırf Ağa’ na yalakalık için hangi değerleri ateşe attığının farkında mısın. Bana göre bu cesateti ancak din ve diyanetle alakası olmayan biri gösterebilir. Seni ve senin gibileri Allah’ a havale ediyorum. O , sizlere nasıl muamele edileceğini çok iyi bilir.

Başkaca bir konuya da yer kalmamış. En iyisi veda… Hepiniz Yaradan’ a emanetsiniz. Hoşça kalınız

Devamını Oku

Sansür Yasası

Sansür Yasası
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Ağustos’ a girdik demeden bir de baktık ki altısı olmuş. Aklıma ne geldi biliyor musunuz… Hani maskara bücür ne demişti. Gözlerimi kapasam falan filan. Aynı şey benim de aklıma geldi. Gözlerimi bir kapasam on ay sonra açsam ne güzel olur… Hepinize Merhabalar

Soyadıyla müsemma olan bir şehircilik bakamayanımız var ya… Yahu bunlar doğru olmayanı , yanıltmayı , kandırmayı alışkanlık haline getirmiş. Adam ( lafın gelişi ) çıkıyor utanmadan Ankapark için Mansur Yavaş’ ı suçlamaya uğraşıyor. Bre densiz , adam teslim alalı birkaç gün oldu. Bre utanmaz arlanmaz , bütün bu rezaletler partili belediye başkanınız zamanın da oldu… Ama Adam ( lafın gelişi ) haklı gibi de. Henüz iktidar olmadan , muhalefetteyken bile enflasyonu azdıran , pahalılığı kudurtan CHP , kıytırık Ankapark rezaletinin mi altından kalkamayacak… Şehirde dolaşırken , bina bacalarını her görüşte aklıma düşen bakan , esasında boş işler yapmıyor. Onun da güvendikleri var…

Geçenlerde bir yerde , yana yakıla şikayet eden bayana peki oyu kime vereceksin dediğimde , RTE ye dedi. İlkokulu terk bu kişiye niye dediğimde O iyi iyi dedi , nerden anladın , karpuz gibi yokladın mı diyince. Sen anlamazsın , iyi iyi , dedi… Ben bütün hayat tecrübem ve tahsilime rağmen , bu kadın kadar ferasetim olmadığına yanarken kafama , hem aklı hem kendi , güzeller güzeli kızımız Aysun Kayacı geldi… Aysun , dokuz köyden kovulmanı şimdi daha iyi anlıyorum… İşte , hem Kurum hemde onun gibiler durumu çok iyi biliyor. Biliyorlarki yanaş gazete ve kanalları dışındakileri seyretmenin günah olduğuna inanmış bu kimselere , sadece kendi söyledigini servis edip , cevaplara ve karşı fikirlere kapalı kalırsan , bu ve bu gibi kişiler , sen ne dersen ona inanır… Şimdi anladınız mı , bir takım MV leri çıkıp niye , pahalılıktan , enflasyondan CHP sorumlu diyor… Kurum Bakan niye suçu Sn. Yavaş’ a atıyor… Tekrar ediyorum. Bu ve bunun gibi sebeplerden dolayı , kimse rehavete kapılmasın 2023 ü çantada keklik görmesin. İkâz üstüne ikaz ediyorum. Durum kritik… Herkes işi ciddiye alsın… Lütfen… Hele Dersim’ li , bu Millet’ in kaderiyle oynamayı aklından çıkarsın. Bize defalarca seyrettiğimiz filmi , başrolünü değiştiretek tekrar seyrettirmesin aynı hüsranlara uğratmasın…

Biraz da tarıma dönelim. Üretici-tüketici ekseninde , onlarca yıldır sürekli bir hoşnutsuzluk vardır. Bir zamanlar rahmetli Sn. Ecevit , domates tarlada beş kuruş , şehirde bir lira diyerek konuyu gündeme getirmiş ama bir sonuç alamamıştı. Geçenlerde haber seyrederken aynı serzenişlerle karşılaştım… Tarlada iki lira olan patates , raflara 10-18 bandında yansıyor… Aynı yorumlar , aracı şikayetleri , neticesi hal yasasına uzanan sonuçsuz çare arayışları. Bana göre olayın rontgenini çekmek çok basit ama birilerinin işine gelmiyor herhal… Bir muhabiri tarlaya yollarsın. Kamyona yüklenişten başlar , manava veya pazara inene kadar her safhayı ve fiyatı not aldırırsın mesele anlaşılır. Elin gavuru çöpünü ,Adana’ da buluyor da biz , Ülke’ mizde ki bir olayı mı takip edemeyeceğiz… Tarıma başlamışken devam edelim. Yakında kirişi kırar demiştik ya , süreç başladı. Tarım Bakamıyanı taaa 11-12 bin km uzaklarda ki Venezuellaya gitti. Tarım arazileri baktı. Hayvancılıkta bir numara olursunuz diye gerekli yalakalıkları yaptı ama ya dozu fazla kaçırdı ya da kameraları farketmedi , başladı itiraflara. Biz yemi dışardan pizza fiyatına alıyoruz falan diyerek 20 senede Ülke’ yi getirdikleri hali itiraf etti… Bu durum en kısa zaman da affedilme talebini mi gündeme getirir yoksa iş , iyi bir sopayla çözülür mü göreceğiz… Bir aralar Afrika kaynaklı kiralamalar gündemde iken , birdenbire Dünya’ nın öbür ucu nasıl gündem oldu anlayamadık… Yalnız bir uyarımız var. Burası ” Kokain ” merkezi. Yarın bir gün hasat yapılır , gemiler yüklenir yola çıkar , içinden sadece gıda mı çıkar bilemeyiz… Mersin limanında yakalanan geminin akibeti olmaz umarım… Hele sahip olduğu gemilerle taşıma işinin içine Milyarali’ mizin mahdumlarıda girip şaibe altında kalırlarsa , tertemiz sicillerine yazık olur…

Bu iktidarın tarihe karıştırdığı olayların arasına bir yenisi daha ilave oldu… Ekmek peynir yer gene karnımı doyururum… Bir menemen yapar , yer kalkarız… İki simit bir çay idare ederiz… Vs. Vs. gibi olaylardan sonra ” Sudan ucuz ” lafıda tarihe karıştı. İstanbul’ da iken en son aldığımız suyun damacanasına tam 36 lira ödeme yaptık… Bu durumda hiç bir şeye sudan ucuz diyemeyiz… Dar gelirlinin etrafında ki çember hergün biraz daha daralıyor. Pir-i ozan Mahsuni Şerif’ in dediği gibi , yigit hakikaten bir kuru soğana muhtaç hale geldi. En son 10 tl. cıvarındaydı… Patates 20 tl ye dayandı. Al sana bir halka daha… O yüzüne bakılmayanı , salçalı suda pişir , imkanın varsa üstünede 50 gr kıyma koy… Malesef , lüks artık… Kısaca yaşamak çok lüks oldu… Öleceğiz ama mezar da lüks. Hani ” Bedava mezar bulsa girecek ” lafı fiilen gerçek oldu… Şükürler olsun ki yalan haber yayma (Sansür ) yasası henüz çıkmadı , Ekim’ e bırakıldı. Ya Meclis tatile çıkmadan yasalaşsaydı. Düşünmek bile istemiyorum. Gerçi kim dedi bilmiyorum ama , bayram öncesi haberlerde defalarca dinledim. Zamlı maaşlar 8 Temmuz’ da yatacak diye. Buna güvenen bir çok dostum , kurban’ ı bayram sabahı , hemde daha ucuza alırız diye hayaller kurdu… Netice , haber yalan çıktı. Farklar bir ay çalıştırıldıktan sonra yattı. Allah’ tan kanûn henüz çıkmadığından yalan haberi yayan ucuz kurtuldu. Yoksa savcılar anında tepesine binerdi… Ya TUİK e ne demeli. Yalanı kronik hale getirdi. Temmuz enflasyonu mini minnacik çıkıverdi. Yıllıksa her ne hikmetse bir türlü %80 i bulmuyor , %79 larda geziniyor… Peki benim maskara hemşehrime ne demeli. Bir müddettir suskundu. Ağzını açtımı cevher yumurtluyor… Güle güle öldüm. Bir hesap kitap yaptı ve ” Türk lirası değer kazandı ” dedi çıktı işin içinden… Bu rakam oyunlarıyla Ca-Ce ye rakip oldu… İyiki yalan haber yasası Ekim’e kaldı. Ya çıksaydı…

Hepiniz Yaradan’ a emanet olun. Hoşça kalınız…

Devamını Oku

Aklın Yoksa Hiçbir Şeye Mükellef Değilsin

Aklın Yoksa Hiçbir Şeye Mükellef Değilsin
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Hemen yanıbaşınızdan gelen seslere kulak verin. Eğer kalp kulağınız açıksa canhıraş feryatları mutlaka duyuyorsunuzdur… Balta son bir kere havaya kalkıyor pırıl pırıl parlayan çeliğinden , adeta nefret fışkırıyor… Yüzlerce yıldır , özgürce ama diğer bütün ağaçlarla dostça yaşayan , Karaçam’a son darbe inmek üzere… Tanrı’ nın , zaman baltasıda , Temmuz Ayı’na son darbeyi vurmak üzere… Biraz sonra acı sesler kesilecek , bütün uzaya korkutucu bir sessizlk hakim olacak. Ölümün tarifi bu olsa gerek… Hepinize merhabalar olsun…

Her zaman olduğu gibi , sazan gibi atlamayı tercih etmedik. Ve şimdi , bir iki kelam edebiliriz… Cübbeli , pabuçlu , ceketli , pantalonlu , vs. ne kadar madrabaz ve din istismarcısı varsa bir kere daha foyaları ortaya çıktı. Adeta şecaat arzettiler. Kanûnen suç teşkil eden ne varsa, kameralar karşısında alenen ifşa edildi. Şantaj , tehdit , başta olmak üzere her türlü suç gayet açık ve anlaşılır vaziyette , bizzat yapanların ağzından ilân edildi… Bütün bu olup bitenler , her türlü rezillikte olduğu gibi , örtbas mı edilecek yoksa göstermelik bir iki adli faaliyetle sümen altı mı edilecek. Bana göre değişen birşey olmayacak , her şey eskisi gibi devam edecek. Tam da seçimler arefesinde böyle bir oy deposunu küstürmek ne iktidarın ne de talimat bekleyen cubbeleri düğmeli zevatın işine gelir… Kimse işi basit bir olaymış gibi savsaklamasın… Olay tamamen organize. Herşey itiraf ediliyor… Bir din istismarı yapısı , ilerde liderliği (sözde şeyhliği ) ele geçireceğinden şüphe ettikeri kimseye karşı tedbir materyalleri oluşturuyor , topluyor… Benim tahminim , kişi hiç ayıktırılmadan , bizans entrikaları devreye sokulmuş… Muhtemelen ” Efendim , Türkiye’ de olursa ayyuka çıkar , biz sizi , Yurt dışına götürelim oralarda her türlü fanteziniz dahil rahat olursunuz , dönüşte de , Endonezya ,İran vs. Müslımanları irşat edildi deriz olur biter ” diye kumpas kurulmuş. İçerdeki Kuran Kurs’ u madrabazlarının zaman zaman düştükleri durumlar da göz önüne alındığında , bizim ceketli müstakbel şeyhimiz tuzağa düşmüş. Mevcût , dini bütün zerzavatta , bütün olanları pornoğrafik bir yaklaşımla kayda almış. Bunlardan bir tanesi elime geçti. İğrenç görüntüler… Porno siteleri , indirenlere suçlu muamelesini uygun gören sahte dindarlar , bu kasetlerin peyderpey umuma servisine ne diyecekler ve de ne yapacaklar , inanın ki hiç merak etmiyorum , çünkü hiç bir şey olmayacak… Karısına , kazaen bile olsa namahreme göründü diye sopa atan O biçareyi hastaneye bile götürmeyen kimse , yeri geldiğinde , Şeyh’ ine (!!!) taktim edebiliyor hemde araya adam sokarak hemde yalvararak… Bu tip din adına din dışı oluşumlar oldukça daha nelerle karşılaşabileceğimizi en usta senaristler bile tahmin edemez… Ey beyninde en ufak bir kıvrım bile olmayanlar. Çarpıtılmış biat , sizleri , talana vurguna , ırz kaybına ve aklınıza gelecek her türlü rezilliğe muhatap eder. Artık silkinmenin ve uyanıp zincirlerini kırmanın zamanı çoktan gelmiş hatta geçmiştir… Kimse unutmasın ki hiç bir gerçek Şeyh , Gavs , Kutup sağlığındayken , ben şuyum ben buyum diye ortaya çıkmaz. Nasibin varsa Sen bulursun… Hiç bir gerçek tarikatte , herhangi bir ileri geleninin , ne maksatla kullanılacağı belli olmayab seks kasetlerini arşivlemez… Ey akılsız… Aklın yoksa zaten hiçbirseye mükellef değilsin. Eğer az buçuk aklın varsa iyiyi kötüyü ayıredemiyorsan , madrabazlara değil ,Kitap ve Sünnete teslim olacaksın… Eğer akıllıysan da Allah’ ın yardımıyla gerçek yola zaten ulaşırsın…

Bu kadar gerilimden sonra , biraz da magazine ne dersiniz. Peki o zaman… Bir yandaş kanalın ,Saraçhane’ ye milyonlar akıyor anonsundan sonra öğrendik ki 3-5 bin kişi gelmiş. Bu gelenlerin hepsi muhterem ve de her biri bin kişiye bedel olduklarından , muhabir kızımız olaya bu taraftan yaklaşarak , anons yapmış. Bu kısım bir kenara RTE Sahibimizin taktığı gözlük bir kenara. O ne muhteşem bir şeydi… Adeta karizmayı katladı… Gerçi eskiden , şans talih kader kısmetten , beş kuruş vererek açtırdığınız yerden kazandığınız türden bile olsa , efendimize yakışırdı ama bu 54 bin liralık çok farklı bir hava verdi. Yani birilerinin çantasını sildi süpürdü. RTE tepkilerden dolayı 80 bin liralık maaşına zam istemedi ama bana göre çoktan pişman olmuştur. Böyle giderse ayın sonunu zor bulurlar. Gerçi Emita Hanım tasarrufludur , idare eder. Musakka pişireceğine makarna haşlar parayı gene de denkleştirir… Bu gözlüğe ve havaya da bir ay makarna yense yeridir… Daha olmadı , Bilal oğlanın ve Sümükye’ nin harçlıklarından kısılır gene de çözülür…

İçerde ki şer cephesinin , ikinci Roboski ( Ortasu ) dediği olay , geçen hafta Türkiye’ nin Irak sınırına yakın cephesinde cereyan etti. Dokuz cıvarında sivil öldü. Daha olayın sıcağı soğumadan ve de hiç bir inceleme yapılmadan , Irak tarafı zırlamaya başladı. Amerika’ lıların defalarca yaptığı , daha bir hafta önce Rus’ ların İdlip’ te tekrarladığı ve her iki Devlet’ te de sık sık bomba yükü arçlarla katliamlar yapılırken , hepsi unutuldu , şimdiye kadar hiç yapmadıklarını yaparak ” Milli Yas ” ilan ettiler , Bayraklar yarıya indi , notalar , özür ve tazminat talepleri gırla gitti. Bunların hepsi gösteriyor ki planlı bir kumpas devreye sokulmuş durumda… Bu coğrafyanın insanı satılıktır. İhanete yatkındır. Parayı verir satın alabilir ve istediğinizi yaptırabilirsin. Tıpkı Lavrens’ in , Osmanlı askerlerinin bağırsaklarında altın arattığı gibi… Bölge insanı , Arap’ ı ,Kürdü , Süryanisi , Yezidisi , bilmemnesi , ihanet gündeme geldiğinde , düşmanda olsalar Türk’ e karşı birleşirler… Birbirlerinin şerrinden korunmak ve sığınma konusunda da ilk adres Türkiye’ dir… Halepçe kaçkınları ve Süriye’ liler örneğinde olduğu gibi… Bu coğrafyanın bütün devlet ve yöneticileriyle ,Merhaba bile derhâl kesilmelidir. Yoksa burnumuz hiç bir zaman temiz kalmaz… Bilinen bütün büyük ve kitaplı Peygamberlerin bu bölgeye gönderilmesi tesadüf değildir. O Mubareklerin de, büyük çileler çekmelerine rağmen adam edemedikleri toplumlar gene bunlardır… Ortadoğu ile alakalı herşeyi ya askıya almalıyız veya iptal etmeliyiz. Bu çirkeften kurtulamız için yetmez ama başlangıç olarak kafidir…

Haftaya İnşAllah. Yaradan’ a emanetsiniz. Hoşça kalınız…

Devamını Oku