Yazıda, Türkiye’deki mevcut siyasi gelişmeler ve yöneticilerin tutumları sert bir dille eleştirilmektedir. İmralı’da inşa edilen geniş yapı iddiaları, yetkililerin çelişkili açıklamaları ve halkın yaşadığı ekonomik zorluklar başlıca konular arasında yer almaktadır. Özellikle hazine ve enflasyon politikaları, yetersiz asgari ücret oranları ve Avrupa ile yapılan kıyaslamalar üzerinden eleştirilmektedir. Yeni kurulan partilerin isim benzerlikleri ve bunun iktisadi ve siyasi sonuçları üzerinde durulurken, bu durumun dolaylı olarak iktidara yarayacağı savunulmaktadır. Ayrıca, geçmişteki bazı yapılanmalarla bugünkü uluslararası gayrimenkul yatırımları arasında paralellikler kurulmaktadır. Son olarak, muhalefet liderlerinin tutumları ve Cumhurbaşkanlığı seçim süreçlerine dair stratejik hatalar ironik bir dille sorgulanmaktadır.
Az arkadaş, öz dost, sade kahve, değer bilmeyene mesafe… Uzun seneler elde ettiğim tecrübelerin neticesi, şu an bulunduğum nokta burası… İnanın manzara çok güzel, herkese tavsiye ederim… Hepinizize merhabalar olsun. Türkiye birden büyüktür…
Bir it kulübesi, sizce ne kadar olur? Bilemediniz bir metrekare. Peki 250 metrekare kapalı alanı, bir dönüm de bahçesi olanına rastladınız mı? Rastlayamazsınız; çünkü göreceğiniz yerlerde değil, İmralı’da yapıldı… Şu meşhur Adalet Bakanı’mızı tanırsınız. Önce yaptıklarını örtmek için, şimdilerde fevkalade işler çıkarıp imajını düzeltmekle meşgul… İşte o zat-ı muhterem, it kulübesi için “böyle bir şey yok” demişti… İhtiyar bunak Ca-Ce’yi de tanırsınız… Peki, o ne diyor? Bir emlakçı titizliğinde villayı anlatıverdi… Hepsini dinlediniz. Kimsenin söylediklerini inkâr edecek durumu yok, haber milyonlara ulaştı… Bize ise tek bir soru bıraktılar: Bunlardan hangisi yalancı? Bilen varsa bana da söylesin…
Ev-villa derken, beş ayda ev-araba verenler için ilgilileri uyarmıştı… “Demiştik” hazineme bir materyal daha eklendi… Eklendi de mağdurlara bir faydası var mı? Maalesef yok. Yine her yer reklam dolu. Ekranlar, “Beş ayda hem evimi hem arabamı aldım” diyenlerden geçilmiyor. Şimdilik biri bütün umutları aldı götürdü, yarın ne olacağı meçhul…

CHP’den ayrılıyorlar, ayrılacaklar, ayrılmak üzereler derken ayrıldılar. Yeni Parti adıyla siyaset tarihine dâhil oldular. Bu kadar beyinsizliği merkepler bile yapmaz düşüncesiyle kimse de incelemedi… Ama siyaset içinde olan ve siyaset kurallarını bilenler için affedilmez bir durum. En azından internete girip “Türkiye’deki partiler” sorulsa idi bu benzerlik görülecekti. Ha bu durum, normal sistemler için geçerli. Küçük Kripto Özgür’ün, irili ufaklı diğer kriptolardan kurulu partisi için bulunmaz fırsat. İktidarı zorlarken isim karmaşasına düşecek halkın durumu en çok mevcut iktidara yarar. Zaten istenen de bu… İstenenin bu olduğuna dair bir ispat da hemen harekete geçilmek yerine AYM kararının bekleniyor olması. Diyelim ki AYM, seçimlerden bir ay önce menfi karar verirse ne olacak? Bu süre içinde Yeni Parti’nin adı halkın beynine nasıl nakşedilecek? Tabi ki nakşedilemeyecek. Durum, hiç oyu olmayan “Yenilik Partisi’nin” işine yarayacak. Oy patlaması yapacaklar, yani bir bakıma AKP’ye dolaylı oy akışı olacak… İnce oyunu, kripto düzeninin yeni atraksiyonlarını anladınız mı? Bu arada Yenilik Partisi’nin karanlık geçmişli konsolos ve eski CHP milletvekili olan Genel Başkanı, Genç Kripto’ya çağrı yapıyor: “Gel konuşalım, anlaşalım” diyor. Maksat bulanık suda balık avlamak mı, yoksa köşeye sıkışandan bir şeyler mi koparmaktır; siz karar verin… Bizi ilgilendiren netice ise çok basit: Kıytırık bir isim işini bile yüzüne gözüne bulaştıranlar, iktidara geldiklerinde bu ülkenin devasa sorunlarını nasıl çözecekler?
Utanmazlığın da bir sınırı vardır ama biz sınır tanımayan utanmazlar ülkesi olduk… Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanı, Kürt asıllı İngiliz Memoş, “Savaş olmasa enflasyon %24 olurdu” diyor. Yıllarca bizzat savaştıkları hâlde %6-7 civarında enflasyonu olan Rusya ve Ukrayna’yı unutuyor ve de bizi eşek yerine koyuyor… Hızını alamıyor; yüz liranın üstüne çıkan mazot için de “Avrupa’nın en ucuz mazotu” diyerek durumumuzu tescilliyor. Bizim asgari ücretimizle 270-280 litre mazot alınırken, onların asgari ücretiyle —bizden pahalı olmasına rağmen— bin litre civarında alım yapılabiliyor… Ey Memoş Efendi, sana bir Anadolu lafıyla cevap vereyim: Halamın bıyıkları olsaydı amcam olurdu…
İhtiyar bunak Ca-Ce, Cumhurbaşkanı adayını tekraren açıkladı. “Bizim adayımız üçüncü kerede RT’dir” dedi… Bunu diyerek de partilerin kuruluş felsefesine ters düştü. Sokaktaki simitçi bile bilir; her parti iktidara gelmek, genel başkanını da yürütmenin başına geçirmek ister. Gelgör ki burada tam bir gariplik var. Ben de diyorum ki işi düzeltelim… En kısa zamanda partiyi feshedin. Bütün kurullarınızla AKP’ye ilhak edin. Siz de gelmiş geçmiş en soylu Sülo, sadece kendini kurtarmış Numan gibi bir baltaya sap olursunuz, biz de kurtuluruz…
ABD’de alınan devasa çiftlikler, öğrenci yurdu kandırmacasıyla Manhattan’da dikilen devasa gökdelenler ile içeride pervasızca yapılan kanunsuz işleri yan yana getirdiğinizde aklınıza bir şeyler geliyor mu? Biz bu filmi Fetoş’ta görmüştük… Birilerine “Korkmayın, sırtınız sağlam, her şeyiniz hazır” mı denmek isteniyor?
Her zamanki gibi hepiniz Allah’ıma emanetsiniz. Hoşça kalınız…










