1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Mehmet Özkendirci
  4. Ele Verir Talkını Kendi Yutar Salkımı

Ele Verir Talkını Kendi Yutar Salkımı

featured

Mehmet Özkendirci’nin kaleme aldığı metin, iktidar ile muhalefet arasındaki adaletsizlikleri ve çifte standartları sert bir dille eleştirmektedir. Yazar, Ekrem İmamoğlu’na yöneltilen asılsız iddiaların aksine geçmişteki bazı AKP’li isimlerin yolsuzluk iddialarından nasıl kolayca sıyrıldığını çarpıcı örneklerle gözler önüne sermektedir. Metinde ayrıca kamu kaynaklarının zarara uğratılması, bazı bakanların istifa süreçleri ve toplumdaki gelir adaletsizliği gibi konular eleştirel bir perspektifle işlenmektedir. İktidar kanadından gelen suçlamaların gerçekleri örtbas etme çabası olduğu savunulurken, ülkedeki ekonomik eşitsizlikler ve hukuki çifte standartlar vurgulanmaktadır. Sonuç olarak bu yazı, siyasi ikiyüzlülüğü sorgulayan ve halkın yaşadığı yoksulluğu gözler önüne seren eleştirel bir siyasi değerlendirme niteliği taşımaktadır.

 

Bir bayan vekil, İmamoğlu için “Halkın paralarıyla özel jet kiralayıp hatunlarla âlem yaptı” demiş. Aklıma, Atatürk’ün sünnetsiz olduğunu söyleyen bir genç kıza verilen yanıt geldi: “Ne zaman, nerede sünnetsiz olduğunu gördünüz?” İmamoğlu için de uçakta sizden kimler vardı ki bu kadar net konuşuyorsunuz? İmamoğlu, İBB’ye Başkan olduğundan beri İBB’den müfettişler eksik olmadı; Cumhurbaşkanlığına aday olunca önce 30 yıllık diploması yok sayıldı, hapse atıldı. Yapılmadık ne kadar suç varsa suçlusu sayıldı, bin yıldan fazla hapsi istendi. Eski İBB Başkanı Kadir Topbaş, damadına sattığı arsayı birkaç ay sonra birkaç katıyla satın alırken hakkında neden bir yolsuzluk soruşturması açılmadı? Yine Ankara’yı parsel parsel satan İ. Melih Gökçek adliyeye ifadeye giderken, muhalifleri gibi sabaha karşı evi basılıp naklen yayınla adliyeye götürülmedi de sakızını çiğneyip kahraman edasıyla gidiyor. Oğulları süper zenginken kendisi “Çekirge gibiyim, her seferinde sıçrayıp kurtuldum” derken suçlamalardan kaçtığını itiraf etmiş midir?

Fondan fonlanan Fatma Betül Sayan, CHP’lileri ahlaksızlıkla, soygunculukla suçlarken şimdilerde reisleri Sayın Erdoğan’dan affını isteyip istifa etti. Duyduk ki fonzedelerin kayıplarının 1 milyon kadarı devlet bütçesinden ödenecekmiş. Daha önceleri de korona zamanında Ticaret Bakanı olan bayan bakan, devletin çıkarlarına değil kendi ceplerine bakmış; fahiş fiyatla dezenfektan satarken o da reisleri Sayın Erdoğan’dan affını isteyip istifa etti. Ya yürütülen paraların akıbetini bilen var mı? Irak petrollerini usulsüz yoldan taşıyanlara verilen milyar dolarlık cezaları yapanlar değil yapmayanlar mı ödüyor? Yine Beşli Çete diye bilinenlerin vergi borçları siliniyormuş. Yatlar, katlar, malikâneler içinde yaşamlarına devam ederlerken fakir Memet kuru ekmeğe talim ediyor. AK Parti’nin sözcüsü Ömer Çelik, yapılan soygun ve rezaletlere yanıt vermek yerine CHP’yi ve İYİ Parti’yi sözde yaptıklarıyla suçluyor. Benden bir büyük nasihati: Bok bokla temizlenmez.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!