DOLAR 17,9251 -0.08%
EURO 18,4244 -0.77%
ALTIN 1.037,480,48
BITCOIN 432523-0,43%
Ankara
29°

AÇIK

Lütfullah Kaleli

Lütfullah Kaleli

08 Ağustos 2022 Pazartesi

DİĞER YAZARLARIMIZ

KAFKASLAR VE BALKANLAR 

KAFKASLAR VE BALKANLAR 
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

            Kafkaslarda Ermenistan ve Balkanlar’da Yunanistan Ta kuruluşundan itibaren tetikçilik yapmak-mayın görevi üstlenmek- Türk düşmanlığı yapmak üzere kodlanmış iki zavallı ulus,  iki yapay devlet! İki intihar etmek üzere İsevi dünya tarafından beslene gelen iki baş ağrısı! 

            İsevi dünya; bir türlü, eş zamanlı saldırıyı başlatacak fırsatları oluşturamadı. Doğu cephesinde Rusya; olmazsa ikame edilmek üzere İran yedek tutuluyor. Üzerinde yüzyılı geçen bire emek çekiliyor. 

            Humeyni; sürgün hayatını Fransa’da geçirdi. (MİSAFİR EDİLDİ.) Tıpkı PKK gibi. Sonrası malum. İran, tarihi boyunca; kendine tek rakip-tek düşman olarak Türkleri seçmiştir. Milli destanlarında buna sıkça rastlanır. 

            İslam öncesi ve İslam sonrası dönemlerde; Türk düşmanlığına, Farsların devlet kotlarında rastlamak kaçınılmazdır. Pers imparatorluğunun yıkılmasından Arapları sorumlu tutarlar. Ancak Türklere düşmanlık yapmazlarsa varlıklarını idame ettiremezler. Aynı Ermeniler- Yunanlar ve Arap idareciler gibi. 

            Balkanlarda ise; Yunanistan ve gerisinde, ikame olarak bekletilen, Avrupa’nın emniyet supabı görevi verilen Sırplarında üzerlerinde sürekli çalışılarak hazırda tutulmaya çalışılıyor. Amerika’ya verilen görev ise Rusya’ya verilen göreve çok benziyor. Her iki devlette Türkiye sınırlarına askeri yığınak yapmaktan asla vaz geçemiyor. 

            Televizyonlarda çeşitli programlara katılan zevat, iki eşleştirmeye bir türlü değinmek dikkat çekmekten çok uzaktalar. Tüm bu faaliyetlerin ardındaki esas güce değinemiyorlar. Fener Rum patrik hanesi- Vatikan-Siyonizm. 

            Bizde ki Siyonist düşmanlığı yalnızca slogandan ve ütopyadan ibaret, içi boş bir hareketlenme. Gönül isterdi ki iş bu hareketlenmenin içi dolu olsun, ayakları yere bassın. Belki bir başka bahara! 

            Türk aydınları bela merkezleri bu üçlemeye karşı dikkatli olmalı. Tanımadığın düşmana karşı savaşamazsın! Bilmediğin düşmana karşı kendini savunamazsın arkadaş. 

            Türk savunma planlarını hazırlayan kişilerin umarım ki dikkatinden kaçmamıştır, ; Bize açılacak büyük savaşın planları üzerinde yüz yıldan fazla bir süre çalışılıyor- gerekli düzeltmeler dikkatle yapılıyor. Her bir şeyin tamam olması isteniyor. 

            Büyük savaşta; saldırılar, karadan-denizden- havadan ani bir saldırı ile akın şeklinde olacaktır. Bizlerin uçar birliklerimiz genişletilip güçlendirilmeli, Cephane fabrikalarının sayısı hızla artırılmalı, yoğun saldırılar altında bile üretime devam edebilmelidir. Ukrayna’nın acıklı hali bizlere ders olmalıdır. Avrupa’nın kâğıttan kaplan olduğu belli oldu. Bir Ukrayna’ya bile cephane yetiştirmekten acizler! 

            Deniz kuvvetlerimiz güvenli hava ortamında savaşacak ve tüm Avrupa donanmalarını bir hamlede yenecek güce hızla ulaştırılmalıdır. Ordumuzun silah ve personel sayısı artırılmalı doğuda iki, güneyde iki, Adalar denizine mücavir sahada olmak üzere iki ordu tam teşekküllü hiçbir eksiği olmayan iki orduya daha ihtiyaç var. Muharip uçak sayımız üç katına çıkarılmalıdır. 

            Görklü ÇALAP’IMIZ(Tanrımız-Allah’ımız) DURMADAN ÇALIŞAN-GECEYİ, GÜNDÜZE KATAN-Sabırla önlerindeki engelleri aşmaya çalışan bilinmezlerimize-geleceği net gören ona göre hazırlanan, kocamışlarımıza, onlara destek verebilen her yiğidin üzerine olsun vesselam.

Devamını Oku

TAHMİN ETMİŞTİM

TAHMİN ETMİŞTİM
0

BEĞENDİM

ABONE OL

   Geçen birkaç gün beni yine haklı çıkardı. Önce İsevi dünyasından başlayalım. İsveç yine kıvırmaya ,kıvranmaya başladı. Çok değerli teröristlerine  kıyamadı, sahiplenmede çıtayı yükseltti. Onların eski kralları da Türk düşmanıydı. Yüz yıllardır değişen bir şey olmadığını aynı yerde otladıklarını bizim saftiriklere çok güzel anlattılar. Sağ olsunlar. Düşmanın böylesine  teşekkür etmek lazım. Kafamıza vura vura anlatıyorlar. 

                İsevi dünyanın diğer devletlerinin de; İsveç’ten pek farkları yok! Dost gözüken  Almanlardan tutun da uyanık geçinen İngilizlere kadar. Yani asırlar boyu değişen bir şey yok. İSEVİ DÜNYA  AYNI YERDE OTLUYTOR. İzmir _ Bayındır’ da bir dostumla sohbet ederken şöyle dediğimi hatırlıyorum. İsevi dünyada, devletleri kiliseler kurar. Türk dünyasında ise ; devletleri askerler (ordu) kurar! Dostum bu görüşü savcı ile sohbet sırasında tekrarlar. Savcı küplere binmiştir. Dostumu tutuklamakla tehdit eder.  SAVCI SONRADAN  FETÖ DAVASINDAN TUTUKLANMIŞTIR.  

                ABD’yi anlatmaya gerek bile duymuyorum. İsevi dünyasında önemli kararlar ve fikri takip iki yerde yapılır ve izlenir. Birincisi Roma  (Vatikan) diğeri ise İstanbul (Fener Rum Patrik Hanesi)  Bu konuda da değişen bir şey yok, adamlar yine aynı yerde otluyor. 

Gelelim İslam dünyasına !  HZ.  Ebu Bekir ‘den bu yana , iç karışıklıklar kesintisiz devam ediyor.  Müslümanın ,Müslümana düşmanlığı artarak devam ediyor. Müttefik olarak hep bir başka dinin mensuplarını seçiyorlar. Bu konuda Arap idarecilerin eline ,ancak Farslar (PERSLER)su dökebilir. 

Son olarak Irakta yaşanan olaylar ; Türkiye’ye kurulmak istenen tuzaklar, Arap ve acem idarecilerin el ,ele verekek  Türkiye’nin üzerine yürümeleri, sergiledikleri acımasız düşmanlığı ; siyasal İslamcı kardeşlerimiz ne ile açıklayacaklar. 

Siyasal İslamcı kardeşlerimiz , çok dikkatli olmalıdırlar.  Kur’ana  ters  iş  yapmamalıdırlar. Milliyetçi din kardeşlerinin,  kuyusunu kazmaktan derhal vaz geçmeliler. Hani bir önceki yazımda bahsettiğim iki yazar vardıya! Şimdilerde onlara bir kişi daha eklendi. Bu konuda da tahminim doğru çıktı. YAPTIĞIM UYARIYI BİR DAHA TEKRARLIYAYIM. 

Rahmetli babam(emekli Bergama müftüsü) şöyle demişti.”oğlum , öyle bir devir göreceksiniz ki;(gelecek) Türk’üm demek cesaret isteyecek. İslami kesimleri ötekileştiren gurupla bunlar aynı yerden idare ediliyor(edilecek”  

Kişilerin siyasal görüşleri ne olursa olsun , şu asla unutulmamalı , “Türk’ün –Türk’ten başka dostu yoktur.” Nasıl ki ; topraklarımıza izinsiz dalan Yunan-Ermeni_Fransız- Başörtüsüne el attıkları kadınlarımızın görüşlerini sorgulamadı  ise, bundan sonrada sorgulamayacaklardır., 

Herkes akıllı olmak, aklını başına almak zorunda. Devlet Tebiyesi almış bir büyüğüm gönderdiği yazıda; ılımlı İslam-  Vahhabilik vs. Diyanete –devlete tehdit oluşturduğunu beyan ediyor. Günaydın. ben buna benzer yazılar yazdığım için epey bedel ödedim.  

Görklü Çalap’ımızın görkemli selamları , Müslümana benzer şeylerin şerrinden emin olmak için çırpınan, devletimizin her yanına sızan FETÖ örneğinde  olduğu gibi , şeylerle mücadele etmeye devam eden Diyaneti ve devleti bunlardan temizlemeye hazırlanan  büyüklerimizin ve onlara destek veren yurttaşlarımızın üzerine olsun vesselam.

Devamını Oku

BASKI!

BASKI!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Son zamanlar da Türk milliyetçiliğine karşı girişilen karşı girişilen, baskılama aşağılama girişimlerine elbet bizlerinde diyecekleri var. HER İKİ YAZAR DA NEZAKETİ ELDEN BIRAKMAMIŞLAR. Bizlerde nezaketi bırakmayacağız.

Yazılanlar kendi içlerinde çelişkilerle dolu. Belli ki ,Türkiye’de yükselen Türk milliyetçiliğinden rahatsız olmuşlar. Sevgili yazarlar; Türk milliyetçiliğini, Avrupa’nın ırkçılığı ile karıştırmayın. Türk milliyetçiliği ile IRKÇILIĞIN HİÇBİR İLİNTİSİ YOKTUR.

Yazarlara; Rabbena dualarını hatırlatırım. İslam’daki zekât kurumunu ve veriliş usullerini hatırlatmakta yarar var. Verilen örnekte yanlış. Siyahi Afrikalılara karşı girişildiği iddia edilen davranışa sığınmış!

Türk milliyetçiliğindeki esas, ben yaşayayım- sende yaşa! Veya Herkes yerinde sağ olsun! Türkiye’de tarih boyunca ve şimdilerde hiç kimse; deri renginden veya farklı ulusa mensup olduğundan ötürü yakılmadı, evi ateşe verilmedi, hiçbir ibadethane saldırıya uğramadı.

Rahmetli babam derdi ki;” Türkiye’de öyle bir devir gelecek ki; Türk’üm demek cesaret gerektirecek. Böylesine baskı yapanlar ile Müslümanım diyenleri ötekileştiren anlayış aynı şeydir. Aynı merkezden yönetilirler.” Umarım sevgili yazarlarımız, böylesine bir hataya düşmemişlerdir.

Bir atın iki kulağı gibi dimdik ve yan yana olması gereken iki kavram, TÜRKLÜK VE MÜSLÜMANLIK! SEFTAHI BEN YAPAYIM. elhamdüliah ben TÜRK’ÜM. Yüce Çalap’ımıza sonuz teşekkürler, ben Müslümanım. Var mı ötesi!

Çalap’ımıza kullukta diğer kavimlerle, İslam dünyasında liderliğimi pekiştirmek için yarıştayım. Diğer Müslüman ulusların ve soydaşlarımın koruyucusu olmaya ant içmişim. YAPAY AYRILIKLARI KAŞIMAYA ÇALIŞMANIN ANLAMI YOK.

XXXX XXXX XXXXX XXXX

İran’da yapılan Astana görüşmelerine gelince; Türkler tarih boyunca yalnızları oynamışlar, güçlerini yalnızlıktan derlemişlerdir. Dost bellediklerinin ihanetine uğramışlardır. Arap dostlarımız(din kardeşlerimiz)sağ olsunlar hiçbir fırsatı kaçırmıyorlar. Iraktaki sivillerin öldürülmesinden Türkiye’yi sorumlu tutarak kınama yarışına girdiler.

Arap dindaşlarımızda biraz onur, Şeref olsaydı Filistinliler öldürüldüğünde, Mescidi aksa saldırıya uğradığında kınama yaparlardı. İşte bu nedenle Arap dindaşlarımızdan soğudum. Arap dostlarımızı kınıyorum. Arap sevicilerini de kınıyorum.

İran veya Rusya bizi desteklese veya desteklemese ne yazar. Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkânıdır. Çalap’tan başkası, istediğini bizlerle(Türklerle.)Birleşmeden gerçekleştiremez.

İran ve Rusya çok zordalar. Mecburen bizimle anlaşacaklardır. İran (Farisiler- Persler) İslam önce si çağlarda -İslam’ın geldiğinden beri Türk’ün düşmanıdır. Haçlıların dostu- Müslüman Türklerin düşmanı. Onların bu özelliği kıyamete kadar değişmez. Zaten Tür illerini işgale devam ediyorlar.

Soydaşlarımıza baskıyı artırdıklarını duyuyorum. Eceli gelen Acem, Türk’le uğraşır. Ermenilere dost olandan başka ne beklenir ki!

Sabır zaferin habercisidir. Biraz mücadele ve bedel ödemek gerek. Sonra nasılsa bedel ödeyecekler.

Yüce Çalap’ımızın görkemli selamları; direnen -sabreden- birlik olan- Gazilerine saygılı ve sahip çıkanların üzerine olsun vesselam.

NOT: Azerbaycan devletimiz gazilerine daha çok sahip çıkmalı saygı göstermelidir.

Devamını Oku

BAKIŞ  AÇISI 

BAKIŞ  AÇISI 
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

                Geçen gün İsveç- Finlandiya mutabakatının imza töreni sırasında  C. Başkanının gözleri dikkatimi çekti. Biraz okumam var, anladığıma göre ; gözlerindeki endişe li idi , dikkatimi çekti. 

                Bir önceki yazımda konu ile ilgili  bir çok yazımda isevist dünyanın yaptığı hiçbir anlaşmaya sadık kalmadığı konusunda  çok dikkat çekmiş itim. Bunun en seçkin örneklerini; İngiltere- ABD-Yunanistan verdi. 

                Ruslar ve ABD’liler, nasıl ki, yaptıkları Suriye mutabakatlarına uymadı iseler, İsveç ve Finlandiya da, işbu mutabakata uymayacaklardır. Devletimizin karar alıcıları en kısa zamanda karşı önlemleri almaya başlamalıdır. 

                Yunanistan, en kritik anımızda bize savaş açacaktır. Tüm İsevi dünya, tüm gücüyle  Yunanistan’ın yanında yer alacaktır. Yunanistan’da Bulgaristan’da ve dahi yakın çevremizdeki tüm ABD üsleri o vakit, bizim aleyhimize işe yarayacaktır. 

                Saldırıya uğradığımız andan itibaren, kimin haklı olduğu- uluslararası hukuk- Savaş suçları- insan hakları ve benzeri şeyler anlamını ve geçerliliğini yitirecektir. İşte o zaman tırnağın varsa başını kaşı kuralı işleyecektir. 

                Tüm yasalar yürürlükten kaldırılacak, orman yasaları geçerli olacaktır. Uzun zamandan beri ,daima her fırsatta güç biriktirmeye siyasal- askeri ve ekonomik gücün önemine dikkat çekmeye devam ediyorum. 

                NATO  Toplantılarında İsevilerin tiyatrosuna tanık olduk .Toplantı sırasında ve sonrasında kulağa hoş gelen şeyler duyduk , duymaya devam edeceğiz: Düşmanlarımızın tatlı sözlerini gereğinden fazla dikkate almamalıyız. 

                İşbu tatlı sözler, başımıza gelecek felaketlerin göstergesidir. Ne kadar oyalanır isek o kadar belayı başımıza sarmış olacağız. Ne kadar uyur isek o kadar başımıza gelecek olan belalar çeşitlenecek o kadar şiddetli olacaktır. 

                Türk devletleri çok hızlı bir şekilde kendine yeter hale getirilmeli, Askeri- ekonomi- siyasal işbirliği antlaşmaları yapılmalıdır. NATO denilen hilkat garibesi(yaratılışı tuhaf) Şey Türkleri orta Asya’ya sürmek için peydahlanmıştır. Batımız ve kuzeyimizdeki hazırlıklar tamamlanmaya yüz tutmuştur. Güneyimizdeki Hazırlıklar tamamlanamamıştır. 

                İçimizdeki düşmanlar;(dışı bize benzeyen, içi katıksız düşman olanlar) dünden teşne! Saydığım düşmanların ortak  özellikleri kahpe oluşları -nankör oluşları- arkadan vurmak için fırsat kollamalarıdır. 

                Tüm devlet dairelerimiz ve devletin oluşumları,  bu haşerelerden derhal temizlenmelidir. Osmanlıyı yıkan işte bu saldırılardır. AÇIKTAN SALDIRAN DÜŞMANLAR BİZE HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR. 

                Görklü Çalap’ımızın Görkemli selamları ; iç ve dış düşmanlarımıza fırsat vermemek için çırpınan  kocamışlarımızın üzerine olsun vesselam.

Devamını Oku

KARŞILIKLILIK 

KARŞILIKLILIK 
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Öteden beri , haddi aşan, hoş görümüz nedeniyle  içimizdeki ve dışımızdaki düşmanlarımızı, sevindirmekten  bir türlü vazgeçemedik. Kimya-mobilya- hammadde  sanayimize yönelik yangınlarla sıkça karşılaşıyoruz.

Orman yangınlarına gelince ;rastlantı olmadığı açık. Yakalanan kundakçının ifadeleri bana öğrencilik yıllarımı hatırlattı. O zamanlar, eylemlerde yakalanan kişiler, hemen “kız yüzünden kavga ettik.” Derlerdi.

Kundakçının beyanlarına, karnımız tok. Kendilerine “ateşin çocukları “diyenler; Suriye şartlarının uygun olmaması nedeniyle, sanırım eski sabıkalı veya geçmişi şaibeli kişileri devreye sokmuşlar.

Her fırsatta; devletime ve yüce Türk ulusuna düşmanlık eden Yunanistan ve Rum kesimi ; Türkiye’de  olanlarla ilintili olmalı. Bir zamanlar seri orman yangınları yaşamıştık. Görklü Çalap’ımız, benzerini onlara yaşatınca ,  bizde ki yangınlar bıçak gibi kesilivermişti.

Kim ne sebeple olursa olsun, ulusal varlıklarımıza dil veya el uzatırsa; gereken katlanarak hemen uygulanmalıdır. Hatta “Hamburambi yasaları yeniden çıkarılıp uygulamaya sokulmalıdır. Birazcık aklı ve olanağı olan, hemen Türkiye’ye yönelip durdurmaya veya oyalamaya çalışıyor.

Suriye’de gerçekleşmesi beklenen operasyonda çok geç kalınıyor. Bize düşman olanların tavırları, bizleri etkilememelidir. Endişelenme sırası onlarda. Bizim endişelendiğimiz yeter. Aklımızın- olanaklarımızın elverdiği her fırsattan yararlanmalıyız.

Şunu asla unutmamalıyız, başımıza gelenlerden-gelecek olanlardan. Düşmanlarımızla işbirliği yapan- onlara yol gösteren-İstihbarat sağlayan- onları örgütleyen, Fener Rum Patrik Hanesidir.

İçimizdeki düşmanlarımızı, etkileyen- yönlendiren ; yine Fener Rum Patrikhanesidir. Ülkemizin çevresinde-uzağında -yakınında konuşlanan yığınak yapanlara karşı daha dikkatli olunmalı, Karşı önlemler derhal alınmalı, önlemeler yapılmalıdır.

Siyaset sahnesinde ; Ülkemize ve ortak değerlerimize yabancılaşmış , düşmanlarımıza rahmet okutacak cinsten olanlar, temizlenmelidir. Böylelerinin millet vekilliğinin ardına sığınmalarını önleyecek yasalar derhal çıkartılmalıdır.

Demokrasinin bu kadar  fazlası; cilde zarar veriyor. Savunma sanayiine ve özel girişimcilere tehdit oluşturanlar devre dışı bırakılmalıdır.

Anlayana bu kadar laf yeter. Görklü Çalap’ımızın görkemli selamları; düşmanlarımıza misillemede bulunan, düşmanlarımızın belini kırmak için uğraş veren tüm yiğitlerimizin üzerine olsun vesselam.

Devamını Oku