Hatırlatma

featured

Köşe yazısı, Türkiye’ye karşı oluşturulan bölgesel ve küresel ittifakları ele alarak, bu düşmanca planların tarihsel kökenlerine dikkat çekmektedir. Yunanistan ve İsrail ortaklığının asıl amacının Türkiye’yi yıpratmak olduğunu belirten yazar, Yunan yönetiminin bu süreçte manipüle edildiğini savunmaktadır. Türk devlet aklının tüm bu tehditlere karşı yıllar öncesinden kapsamlı stratejik önlemler aldığı vurgulanmaktadır. Ülkenin askeri ve stratejik hamleleriyle her türlü senaryoya hazırlıklı olduğu ifade edilmektedir. Son olarak, vatandaşların birlik ve beraberlik içinde çalışmasının önemine dikkat çekilerek devletin gücüne olan inanç pekiştirilmektedir.

 

Gün geçmiyor ki sınırlarımızda düşmanca hareketliliğin yaşanmadığı bir gün olsun! Bu düşmanlığın nedeni; Türklerin İslam dinini kabul etmeleri, anayurtlarına tekrar geri dönmeleri ve kadim yurtlarına sahip çıkmalarıdır (1071 Malazgirt Savaşı).

Son Haçlı Seferi’nin üzerinden yüz küsur yıl geçti! Kiliselerin dehlizlerinde hazırlanan planlar bir türlü tozlu raflara kalkmıyor. Bir de tarihlerini Türklere borçlu olan Farisiler (Perslerin torunları), Haçlıların değişmez ortakları olmuşlardır. Günümüzde de değişen bir şey yok!

Haçlı zihniyetinin ve küresel Siyonistlerin çomağı ve oyuncağı olan Yunanların hali hepimizin bilgisi dâhilindedir. Son halleri, sonlarının yakın olduğudur. İsrail ile ortaklıkları ciddi alametifarikalardandır. Bu iki soykırım yapan ulusun müttefik olmaları hiç de şaşırtıcı değil!

Dinsel anlamda düşman olan ve kuyruk acıları bulunan bu çakma ittifakın üyeleri ilk fırsatta birbirlerine girecektir. Her iki ulus da kincidir; biri 2500 yıl önce tarihe karışan devletlerini hayata geçirmek istiyor (o günkü İsrail devletinin adı ve bayrağı bugünkünün aynısıdır). Diğeri ise Roma İmparatorluğu’nun ihyası vaadi ile yarlardan (uçurumlardan) atlatılıyor.

Devletimiz ise düşmanlarımızın beyinlerinde adeta cirit atıyor. Ne haltlar yiyeceklerini çok iyi biliyor. Çok öncelerden planlamalarını yapıyor, vakti geldiğinde ise hayata geçiriyor. Örnek: 51. Komando Tugayı‘nın bir anda Aydın Söke’ye getirilmesi. Ev taşırken bile çeşitli güçlüklerle karşılaşıyoruz. Koskoca Tugayın Söke’ye naklini bazı yorumcuların Miçotakis’in Meis Adası ziyaretine bağlamaları saflığın ötesinde bir anlam taşımıyor.

Türk devlet aklı, böylesine salakça girişimleri çok öncelerden bilir, vakti geldiğinde cevabını verir. Türk devlet aklı, yetkili makamlar aracılığı ile Yunanistan’a uyarılarını net bir şekilde yapıyor. Hatırlatmalarını ısrarla sürdürüyor! Ancak adamlar oldukça kalın kafalı; Miçotakis’in Netanyahu önünde el pençe divan durması ibretlikti!

İsrail, Yunanistan’ı Yehova’ya kurban edecek! Görünen o! Niyetleri bir taş ile birkaç kuş vurmak! Tarihî intikamlarını Türkler eliyle almak, Suriye üzerindeki emellerini gerçekleştirmek için Türkiye’yi oyalamak, yıpratma savaşı çıkarmak, üzerlerindeki Türk baskısını azaltmak ve gücünü yitirmiş bir Türkiye ile muhatap olmak istiyor olmalılar.

Anlaşılan sersem Yunanlar, ısrarla Yehova’ya kurban olmak istiyorlar. Türk devlet aklı yıllar öncesinden tüm önlemlerini almış, güncellemeler yapılıyor. Tüm olasılıklar hesaplanmış, maliyet çalışmaları yapılmış, olay sonrası durum çalışmaları yapılmıştır. Ben bunların vaktinde yapıldığına kanaat getirenlerdenim.

Şu şöyle demiş, bu böyle demiş; pek önemli değil. Önemli olan kararlılık ve ne yapacağını bilmektir (bilinçli olmak). Zaten lazım olan her şey Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde fazlasıyla var!

ABD ve İsrail yığınakları bir işe yaramayacaktır. Fransa ve diğerlerinin destekleri de sonuç vermeyecektir. Onlar kendi canlarının derdine düşeceklerdir.

Haberlerde gördüm. Yunanların biz Türklere gözdağı vermek için Girit sularında yaptıkları tatbikatta ayakta zor duran, suya düşen Yunan askerleri vardı. Türkiye kendine düşmanlık besleyen Yunan askerlerine can simidi göndermeli, zavallılar boşuna ölmesinler! Bizim askerlerimize tatbikat malzemesi olsunlar! Bir de ayakta zor duran Yunan askerlerine sevabına yürüteç yardımı yapılsa güzel olur. Yunanlar askerlikten anlamıyorlar, askerlerine ders verilse…

Yunanlara önerim; bizim Denizkurdu-1 tatbikatını izlesinler. Lafla peynir gemisi yürümüyor. Bizim de tahkimat çalışmalarımıza hız vermemiz, yeni alternatifler geliştirmemiz, Kızılelma‘ya giden yolda gücümüze güç katacaktır.

Benim devletimden dileğim olmuştu; tesislerimizin yer altına çekilmesi o günkü şartlarda belki abartılı olmuştu. İran’ın durumundan sonuç çıkaran bazı ciddi yorumcuların TV ekranlarında benim dileklerim doğrultusunda görüş bildirmeleri (“gömülmeyen gömülür” anlayışı) ve TOKİ’nin açıklayıp yer altı sığınakları inşaatına başlaması benim garip gönlümün sevinme nedeni oldu.

“Düşmanın karınca bile olsa merdane bil.” atasözümüz gereği; çoban asası (çobanların çok amaçlı taşıdıkları uzun değnek, sopa) ile çiftçi mesesi (pulluk temizlemeye yarayan alet) soykırım yapanlardan atalarımızın intikamını almak için her alanda güçlenme gereği duyarak çok çalışmalı, çalışmalarımızı artırarak sürdürmeliyiz.

Devletimiz bizlerden en iyi şekilde yurdumuza, ulusumuza yararlı işler yapmamızı, her şartta birlik ve beraberliğimizi korumamızı, düşmanlarımızın fitnelerine ve oyunlarına düşmememizi istiyor.

Görklü Çalap’ımızın (Tanrı, Rab, Allah, Hüda) görkemli selamları; geleceğe en iyi hazırlanan, yılmadan çalışan, birlik ve beraberliğini her şartta koruyan, varlığını yüce Türk ulusunun hizmetine adayan tüm yurttaşlarımızın üzerine olsun vesselam.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!