Erol Sunat
  • 588 Yazı
  • 0 Yorum

Erol Sunat - Tüm Yazıları

Milletin adı Türk’tür

"Milletin adı Türk'tür" başlıklı metinde, son zamanlarda bazı reklam panolarında "Milletin adı Türkiye" şeklinde yazıların dikkat çekmeye başladığı belirtiliyor. Ancak metin, milletin adının TÜRK olduğunu, Türkiye'nin ise bin yıldır bu coğrafyaya hâkim olan ve üç devlet kuran Türk Milletinin bu...

Devamını Oku

Gökteki yıldızın üçü terazi”

Temmuz ayının ortalarına gelmişken, Erol Sunat'ın "Gökteki yıldızın üçü terazi" başlıklı yazısı, enflasyonun hayat pahalılığı üzerindeki derin etkilerini ve özellikle emeklilerin yaşadığı zorlukları ele alıyor. Yazıda, memur emeklilerine vaat edilen zam ve refah payı beklentileri sorulurken , bir Orta Anadolu...

Devamını Oku

Nişan Atanın Hikayesi

Bir şehirde şer bir kadının zorla nişan attırmasıyla, iki genç mağdur olur ve bir araya gelir. Gence, aslında Payitaht'tan gelen bir Bey'in oğlu olduğu söylenirken, nişanlısı da kendi nişanını kendi attığı için "Nişan Atan" lakabını alır. Yeni Bey olarak şehre...

Devamını Oku

Elbet bir gün barışacağız

Erol Sunat'ın "Elbet Bir Gün Barışacağız" başlıklı yazısı, ayrılıkların geçici olduğuna ve Türklerin, kardeşlerin er ya da geç bir araya geleceğine dair güçlü bir inancı dile getiriyor. Yazar, aradaki olumsuzlukların (ayrık otları, zehirli sarmaşıklar) zamanla temizleneceğini ve kardeşlerin yeniden kucaklaşacağını...

Devamını Oku

Dinmiyor gözyaşları güzel Türkçemin

Türkçe, yabancı dillerin, argo ve küfürlerin artan kullanımı nedeniyle bir krizle karşı karşıya.Yazar, insanların diğer dilleri benimsemesi ve ana dillerinden daha fazla önemsemesi nedeniyle Türkçenin yalnızlaştığı ve çaresizleştiği yönündeki endişesini dile getiriyor. Metin, argo ve küfrün günlük dile, hatta aileler...

Devamını Oku

“Herkesin aşkı değer verdiği şeye göre ölçülür”

Gerçek aşk gösterişten uzak, sessiz ve derin bir duygudur; değere göre ölçülür. Feyzi Halıcı gibi isimlerin öncülük ettiği "Aşıklar Bayramı" gibi etkinlikler, aşkın yüceliğini ve birleştirici gücünü gözler önüne sermiştir. Mevlânâ'nın da belirttiği gibi, aşk sözden ziyade bir hal işidir...

Devamını Oku

Serzeniş

Kaynak metinler, "serzeniş" kavramını merkezi bir tema olarak ele almaktadır. Bu kavram, şikayet ve yakınma hali olarak tanımlanmakta, özellikle emekliler, asgari ücretliler ve işsizler gibi toplumun zor durumdaki kesimlerinin yaşadığı hayal kırıklıklarını ifade etmektedir. Metinler, ekonomik sıkıntıların, özellikle de enflasyonun...

Devamını Oku

Kaçma taştan

Kaçma taştan bulur seni…Kaçma taştan vurur seni…Kaçma taştan koy elini, Başına diktikleri ne, o kaçtığın taş değil mi? Koymazsan taşın altına elini, bu dünya boş değil ya…Çıkar, gelir bir gani gönüllü, koyar elini taşın altına, yüreğiyle beraber… Bu coğrafya o gani gönüllülerle...

Devamını Oku

Duyduk ki düşüyormuş enflasyon

Başımızı kaldırıp bakamadık ki enflasyondan, geçim derdinden borçtan harçtan, herkes kendi derdine düştü. Enflasyon kim ki bizi ezsin dediğimiz yıllar bir hayli gerilerde kaldı… Enflasyon düşer gibi yapar, tansiyonu düşmüş, dengesini kaybetmiş, bir yerlere çarpmış gibi yapar, bir de bakmışsınız fırlamış...

Devamını Oku

Uyuşuğun Hikayesi

Uzun uzun zaman önce memleketin birinin bir şehrinde tembel, miskin, uyuşuk mu uyuşuk bir adam yaşarmış. Ahali buna en uygun olan isim uyuşuk demişler. Adı uyuşuk kalmış. Yakınları, ailesi komşuları ne yaptılarsa adamı herhangi bir işte üç günden fazla çalıştıramamışlar....

Devamını Oku
Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!