Erol Sunat
  • 588 Yazı
  • 0 Yorum

Erol Sunat - Tüm Yazıları

Emekli ne desin?

“Ne demiştin niçin caydın sözünden…” diye serzenişte bulunan kim? Refah payı diye, ara zam diye, seyyanen diye yollara düşen kim? Emekli…  Emekli ne desin? Ay tutuldu, güneş tutuldu, verilen sözler tutulmadı gitti. Rahmetli İlkan San’ın dediği gibi; “Sene geçti, mevsim geçti, ay geçti…Yağmur geçti, dolu...

Devamını Oku

Vaktiniz müsait mi?

Dinleme özürlü, vakit ayırma özürlü, gönül alma özürlü olduk çıktık…Bazıları da vakit dedin ya diyor, iki dakikan var, de ne diyeceksen…Kendilerine ait olmayan bir vakitten vakit lütfediyorlar… Beyefendinin ve hanımefendinin vakitleri ne kadar kıymetliyse artık… Vakit, vakit değil…Altın, safir, yakut, elmas mübarek… Hani...

Devamını Oku

Lafa kalsa

Kim ne derse desin, kim ne sanırsa sansın, kim laflarıyla kendini bağlasın, kendini aldatsın, laf ne bir yere gider, ne bir yere kaçar, ne bir yere saklanır. Öyle bir ihtimal bize göre olsa da lafa göre yoktur. Hem nereye kaçacak ki? Kaçacak,...

Devamını Oku

İstenmeyenin hikayesi

Uzun uzun zaman önce memleketin birinin bir şehrinde herkesin korktuğu, çekindiği, kendi haline bıraktığı, sataşmadığı dalaşmadığı biri varmış. Çocuklar dahi onu gördüklerinde, kaçışırlarmış. Evinin olduğu sokakta oturanlar, her ne pişirseler, birer tabak, kapısının önüne bırakırlarmış. Ne teşekkür edermiş ne de...

Devamını Oku

Şehir kalbini kime açar?

Her şehrin ruhu vardır. O ruhu herkes okuyamaz, şehrin dilini, şifresini de çözemez. Kim gönül verdi ise, kim o sevginin sırrına erdi ise, şehir onlara açar kalbini. Bakmakla görmek arasındaki o ince çizgi kadar, o şehri ruhunun derinliklerinde hissetmek de...

Devamını Oku

Bahtsız şehzadeler

Gelin bugün tarihte bir zaman yolculuğu yapalım. Tahta çıkmak için yetiştirilen Şehzadelerin, taht oyunları sayfasını şöyle bir aralayalım; Şehzadelerin tahta ulaşabilmek için verdikleri mücadeleler, onları destekleyenler, kışkırtanlar, ortada bırakanlar, taraf değiştirenler tarihin hâlâ araştırılan karanlık sayfalarına gömülü. Şehzadeler, vefayı da...

Devamını Oku

Türk olmak

Rahmetli Gazi Mustafa Kemal Paşa, “Ne mutlu Türk’üm Diyene” derken, ufuk zenginliğinin ne demek olduğunu ortaya koymuştu. Türk Milleti hayali olanın, ufku olanın peşine düşüp, Anadolu coğrafyasında Türkiye Cumhuriyeti’ne Gazi Mustafa Kemal Paşa’yla hayat verirken, Türk olmanın gururunu hem dolu-dolu...

Devamını Oku

BAĞRIYANIĞIN HİKAYESİ

Uzun uzun zaman önce memleketin birinin bir şehrinde saçı sakalı birbirine karışmış, üstü başı dökük, perişan sürekli bulduğu izbelerde yaşayan insan içine girmeyen, gördüğünü gördüm, bildiğini bildim demeyen tuhaf biri yaşarmış. İhtiyar bir adam, bu yanmış demiş, bağrı yanık bu....

Devamını Oku

Kime kalmış ki bu âlem?

Kime kalmış ki bu alem? Çin’e, İsrail’e kalacak… Mazlumların feryatları, gözyaşları arşı tutmuşken, dünya vahşeti ve kan gölüne dönen coğrafyaları görmezden gelmeye devam ederken, bu iş ilanihaye böyle gitmez. Çünkü hiç gitmedi… Alemin gerçek sahibinden korkmayanların vay haline… Rahmetli Yusuf Nalkesen’in Kürdilihicazkar bestesi,...

Devamını Oku

Kaç kalp kırdık haddi hesabı yok

Mesele aslında çok derin… Kaç gönül aldık, cevabımız yok… Kaç kalp kırdık, haddi hesabı yok… Oysa sevgi vardı…Hoşgörü vardı…Vicdan ve merhamet vardı…Tevazu ve alçak gönüllülük vardı… Lakin biz orada yoktuk… La Fontaine masallarından, Karga ile Tilki masalını bilirsiniz. “Günlerden bir gün karga konmuş bir dala....

Devamını Oku
Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!