Hulusi Akar’ı “Ürküten” Albay Kimler İçin “FETÖ’cü ve Sahtekâr” Dedi?
Eski Kurmay Albay Fırat Alakuş, 15 Temmuz darbe girişimi davasında yaptığı savunmada dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı hakkındaki ağır suçlamalarını dile getirmiştir. Kendisinin ve birliğinin üst düzey komutanlar tarafından kurulan bir kumpasın kurbanı olduğunu iddia eden Alakuş, asıl sorumluların kendisini günah keçisi ilan ederek suçtan sıyrıldığını öne sürmektedir. 15 Temmuz olaylarının 17/25 Aralık yolsuzluk soruşturmalarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu savunan sanık, bu kapsamda önemli siyasi isimlerin ve banka yöneticilerinin mahkemede dinlenmesini talep etmiştir. Savunması sırasında kullandığı hakaret içerikli benzetmeler ve görseller mahkeme heyeti tarafından engellenirken, Alakuş suçlamaları reddederek meselenin siyasi bir operasyon olduğunu vurgulamıştır. Bu kaynak, darbe yargılamalarındaki emir-komuta tartışmalarına ve sanıkların olayların perde arkasına dair sunduğu alternatif iddialara ışık tutmaktadır.
https://dai.ly/xa8lsrw
Eski kurmay albay Fırat Alakuş, Yargıtay’ın bozma kararı sonrası Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülen Genelkurmay Çatı Davası‘nda iki gün süren savunması boyunca dikkat çekici iddialarda bulunmuştur. Alakuş, 15 Temmuz darbe girişimi ile 17/25 Aralık yolsuzluk operasyonları arasında doğrudan bir illiyet bağı olduğunu öne sürerek, bu davanın 17/25 Aralık’ın savuşturulması amacıyla “tezgâhlandığını” iddia etmiştir.
Alakuş’un savunmasında öne çıkan ana başlıklar şunlardır:
1. Akar ve Aksakallı Hakkındaki İddialar
Alakuş, dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve Özel Kuvvetler Komutanı (ÖKK) Zekai Aksakallı‘yı hem “FETÖ’cü” hem de “sahtekâr” olmakla suçlamıştır.
Kendisine Genelkurmay karargâhını koruma görevinin bizzat Zekai Aksakallı tarafından verildiğini, Aksakallı’nın kendisini kurtarmak için personeline iftira attığını ve onları feda ettiğini ileri sürmüştür.
Hulusi Akar’ın kendisi için kullandığı “ürkütücü asker şahıs” ifadesini eleştirerek, Akar’ın ifadeleri arasındaki çelişkilerin evrakta sahtecilik ve suç ortaklığı olduğunu savunmuştur.
2. 17/25 Aralık Bağlantısı ve Yeni Delil Talepleri
Alakuş, 15 Temmuz’un “8.5 milyar doların akıbetinin ortaya çıkmaması için” planlandığını ve iktidarın rüşvet soruşturmalarını bir beka meselesi olarak gördüğünü iddia etmiştir.
Yeni delil niteliği taşıdığı gerekçesiyle mahkemeden şu taleplerde bulunmuştur:
ABD’den Halkbank, İran’dan ise Babek Zencani dosyalarının istenmesi.
Eski bakanlar, Süleyman Arslan, Hakan Atilla, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan‘ın tanık olarak dinlenmesi.
3. Mahkeme Başkanı ile Yaşanan Tartışmalar
Alakuş’un savunması sırasında kullandığı üslup ve görseller Mahkeme Başkanı tarafından sert bir şekilde eleştirilmiş ve kısıtlanmıştır:
Hakaret ve Tahkir: Mahkeme Başkanı, Alakuş’un “yağmacılar, hırsızlar, geri zekalılar” gibi ifadeler kullanmasını ve savunmasında karga, eşek, maymun gibi hayvan benzetmelerine yer vermesini “hakaret ve aşağılayıcı söylem” olarak değerlendirmiştir.
Görsel ve Yansı Yasağı: Bu benzetmelerin devam edeceği gerekçesiyle Alakuş’un görsel/yansı kullanması yasaklanmış ve savunmasının siyasi bir niteliğe bürünmesine müsaade edilmeyeceği belirtilmiştir.
Alakuş’un avukatı Ayşe Nesibe Yazar ise müvekkilinin aldığı 138 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını, terörist başı Abdullah Öcalan’a verilen tek müebbet cezasıyla kıyaslayarak kararın hukuksuzluğunu savunmuştur.