1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Mehmet Edip Ören
  4. Ağlatılan Millet ve Kripto Senaryolar

Ağlatılan Millet ve Kripto Senaryolar

featured

Mehmet Edip Ören’in kaleme aldığı metin, Türkiye’nin mevcut ekonomik ve siyasi durumunu eleştirel bir dille masaya yatırmaktadır. Yazar, halkın ekonomik sıkıntılar nedeniyle yaşadığı çaresizliğe dikkat çekerek geçmişten günümüze iktidarların izlediği yoksullaştırıcı politikaları eleştirmektedir. Özellikle Menderes, Özal ve Erdoğan dönemlerinin halk üzerindeki olumsuz etkilerini vurgulayan yazar, ülkenin büyük bir çoğunluğunun yoksulluğa mahkûm edildiğini belirtmektedir. Metinde ayrıca, medya ve siyaset alanındaki gizli planlara değinilerek Mansur Yavaş üzerinden yürütülen bazı komplolara ve senaryolara dikkat çekilmektedir. Son olarak yazar, kamuoyunu manipüle etmeye çalışan kripto figürlere karşı uyanık olunması gerektiğini savunarak Murat Ağırel gibi dürüst gazetecilere itibar edilmesini önermektedir.

 

Bir erkeğin en çaresiz kaldığı zaman, karşısındaki kadının ağladığı zamandır… Ülke idarecilerinin en çaresiz zamanı ise vatandaşın ağladığı zamandır. Ey yönetenler; sizler halkı ağlattınız, anasını ağlattınız, hâlâ utanmadan yeniden göreve talip olmaya uğraşıyorsunuz… Çaresiz halimiz herkese aşina iken bu istek cesaretini size kim veriyor? Trump’la yaşadığınız aşkın bizden götürdükleri yetmedi mi… Hepinize merhabalar olsun; Türkiye birden büyüktür.

“Milletin Adamları” diye servis edilen; Menderes, Özal ve RTE‘nin yan yana olan resimlerini hatırlayın. Şimdi o resimdeki hikâyeyi ve istenen sonucu birlikte değerlendirelim… Menderes ne demişti: “Ben zengini severim.” Benim yaşımda veya daha büyük olanlar hatırlar… Resimde, yani sonraki Özal döneminde neler olmuştu? “Orta direk” nutukları atılmış ama “Orta direk bel veriyor” türküsü hit olmuştu. Tıpkı “emekli yılı” ilan edilip emeklinin ölüme terk edilmesi gibi… Geldik RTE’ye… Arada sırada Türkiye’ye uğrayan, içi boşaltılan meşhur Yunus Emre Vakfı’nın başkanının da hanımı olan Aile Bakamayanı Mahinur ne diyor: “12 milyon çok yoksul aileye yardım yapıyoruz.” Yani ortalama 4 ile çarpın, 48-50 milyon ediyor… İşte RTE de beklenen ve istenen olaya el koydu; netice olarak Türkiye, çok yoksulların çoğunlukta olduğu bir ülke oldu… Şimdi o resmi, “Milletin(!!!) Adamları”nı daha iyi değerlendirmeniz gerekir…

Ekranlara parsel parsel el koyup civarına kimseyi yanaştırmayanlardan İsmail Saymaz mı ne, birinin maskesi bana göre düştü… Birkaç gün evvel Sözcü TV’de çıktığı açık oturumda, siyaset kriptolarının yanında medya kriptosu olduğunu anlayanlara alenen gösterdi… Seyredenler hatırlar; olay, ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den istifasıyla gündeme geldi. Hazret inatla “Yavaş niye Yeni Parti’ye geçmedi?” diye yırtındı ve oturumun içine etti. O bölgedeki tek aklı başında ve makul kimse Murat Ağırel idi. Her şeyin alenen anlatılamayacağı konuları dili döndüğü kadar izah etmeye çalıştı ama anlamak isteyen kimdi… Gelelim İsmail Efendi’nin karın ağrısına. Onun beklediklerini isterseniz madde madde anlatayım:

  1. Yavaş, CHP’den istifa edip hemen Yeni Parti’ye geçecek…
  2. Potansiyel CB Adayı olduğu için gözünü karartmış, kanun nizam tanımayan güruhun önüne atılacak. Kısaca söylemek gerekirse İmamoğlu’na yapılanlar aynısıyla cereyan ettirilecek…
  3. Muhtemelen balkonda burnunu karıştırdı diye ağırlaştırılmış müebbet hapis ve siyasi yasak talebiyle tutuklanıp yargılanacak…
  4. Bu arada erken veya erkene alınmış seçim kararı alınacak…
  5. Kimse kalmadığı için de muhtemelen Genç Kripto Özgür kendini naza çekecek, sonunda ikramına aday olacak…
  6. Kazanırsa ne ala, kaybederse “Ne yapalım, ben aday değildim, mecburen oldum”..
  7. Netice olarak siyaset ve basın kriptolarının istediği olacak; birileri beş sene daha, belki daha fazla tepemizde dikilecek…
  8. Yavaş’a operasyon için CHP’den ayrılıp Yeni Parti’ye geçmesini bekleyen RTE ve çevresi, olay vuku bulmayınca baskı yapılmasını istedi. Teslimiyetçi butlancılar da Parti Sözcüsü aracılığıyla Mansur’a kapıyı gösterince Mübareğin yapacağı tek şey kalmıştı, o da onu yaptı. Ama arzu edilen olmadı, bağımsız kaldı…
  9. CHP’nin altı okundan biri olan “Milliyetçiliği” iptal edenler, Milliyetçi tabandan gelen Mansur’u katiyen istemiyor. İsmail de onlardan biri…
  10. İsmail Efendi, “Yavaş Yeni Parti’ye geçse muhalefet partilerinden hangisi itiraz ederdi?”.. Evet, etmez ama maksat sadece muhalefet oyları değil. Bu davranış, göreceksiniz AKP ve MHP tabanından da oylar alacak… Özgür menşeli bu durumlarla seçim yaklaştıkça çok karşılaşacağız. İsmail gibi kriptoların değil; Murat Ağırel gibi efendi, Atatürkçü, yerinde değerlendirmelerde bulunanlara itibar edin. Yukarıdaki 10 maddeden oluşan kısaltılmış tespitlerimi mutlaka değerlendirin. Bana “Demiştik” dedirtmeyin…

Yazdığım gelişmeler olurken olayın kahramanının adı sürekli geçecektir. Bundan daha doğal bir şey olamaz ama bir ihtiyar bunak gene o bet sesiyle ortada… Basına ayar vermeye uğraşıyor. “Bunun adını niye çok kullanıyorsunuz?” diye kızıyor. Bana kalırsa kanun teklifi versin; tıpkı İmam gibi resimleri, afişleri kaldırılsın, kitapları yasaklansın vs. vs. Tövbe, tövbe…

Hepinize Allah’a emanet olun. Hoşça kalınız…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!