Fan Fin Fon

featured

Mehmet Özkendirci’nin kaleme aldığı bu yazıda, Türkiye’nin son dönemdeki sosyal ve siyasi problemleri eleştirel bir dille masaya yatırılmaktadır. Metinde, okul önünde gerçekleşen ve öğrencilerin yaralandığı şiddet olayına yetkililerin kayıtsız kalması sert bir şekilde eleştirilmektedir. Ayrıca, geçmişteki yeşil sermaye skandallarına benzer şekilde ortaya çıkan ve milyarlarca liralık vurgunla sonuçlanan fon dolandırıcılığı meselesine dikkat çekilmektedir. Uluslararası ilişkilerdeki çelişkili durumlar ile devlet kadrolarındaki liyakatsizlik iddiaları da yazarın değindiği diğer önemli konular arasında yer almaktadır. Sonuç olarak bu metin, ülkedeki adaletsizlikleri, ekonomik mağduriyetleri ve yönetim zaaflarını toplumsal bir perspektifle gözler önüne sermektedir.

 

Deveye sormuşlar boynun neden eğri, nerem doğru ki diye yanıt verirken Yeni Türkiye Yüzyılı’nda yaşadığımızı hatırlattı… Okul önünde bir öğrenci tüfekle ateş edip üçü ağır olmak üzere on kadar öğrenciyi yaralıyor. Millî Eğitim Bakanı futbol yorumcusu gibi ceza sahası dışındaysa penaltı olmaz dercesine “Okul önündeki saldırı bizi ilgilendirmez.” diyor. Okul önlerine polisler koyduk diyen İçişleri Bakanına topu mu atıyor söyledikleriyle? Ya da öğrenciliğin fıtratında okumak kadar vurulmak da mı var? Bunu dünya turundan bir türlü makam koltuğuna oturmayı unutan yeni Diyanet İşleri Başkanına mı sormak gerek? Yoksa dış güçler ve muhalefet mi suçlu?

Aslında Millî Eğitim Bakanı sürpriz sözler etmedi. Zatları daha önce Ankara’ya kadar yaklaşan Yunan askerlerinin İzmir’de denize döküldüğü süreç için “Kurtuluş Savaşı değil.” demişti…

Amerika’da Erdoğan, Trump’tan yine övgüler aldı. Nedense parasını peşin ödediğimiz savaş uçakları yerine 100 tane Boeing uçağına razı olduk. BM’de yine haklı olarak “Dünya beşten büyüktür.” dedi, Netanyahu’ya kafa tuttu.

İçeride 9 ay önce muhalefetin dile getirdiği FON soygunu nihayet kanalizasyon borusu gibi patladı. Tesadüf bu ya, FON’dan dönülmedik köşe bırakmayanlar içinde muhalif tek kişi bile yok. AK Parti Gençlik Kollarından bir delikanlı milyar dolarlık yatlar önünde başparmağını kapatıp dört parmağıyla meşhur Rabia işareti veriyor. Geriye bunlara kanıp dişinden tırnağından arttırıp FON tuzağına düşen binlerce kişi kalıyor. Daha önceleri de yeşil sermayeli holdingler vardı, “Faizsiz, kârdan para veriyoruz.” deyip inançlı kesimleri çarpan. Birçokları battı; İhlas Holding gibi batmayıp aldıkları paralarla Amerika’da sefa süren Mücahit Ören gibi dolar milyonerleri var. İhlas Holding hâlen inşaat sektöründe faaliyetlerini sürdürüyor. “Bizim onlarla bir ilgimiz yok.” deniliyor. İhlas Holding adı altında bir firma faaliyet gösterirken nasıl “Bizimle ilgisi yok.” diyebiliyorlar, anlayan bir muhterem cevap versin…

Bir de üniversite diploması olduğunu söyleyen fakat lise diploması bile olmadığı söylenen Cumhurbaşkanı Danışmanı millî pehlivan Hamza Yerlikaya, Gençlik ve Spor Bakanlığı Yardımcısı olarak Bulgaristan’da boks şampiyonasını izliyordu. Aklıma Atatürk’ün sporcular için söylediği şu sözler geldi: “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.” Çok doğru değil mi, hele bugünlerde…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!