Barzanistan bölgesinde KDP ve KYB’ye bağlı peşmerge güçlerinin birleştirilmesi süreci, ABD ve müttefik ülkelerin öncülüğünde tamamlanarak tek bir ulusal ordu haline gelmiştir. Bu durum, Irak Anayasası’nın merkezi yönetimi ve silahlı kuvvetlerin teşkili ile ilgili maddelerine açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Bölgesel liderler bu adımı kurumsal devletleşme yolunda tarihi bir başarı olarak nitelendirirken, süreç tamamen uluslararası koalisyonun gözetiminde yürütülmüştür. Öte yandan, Irak’ta İran yanlısı milislerin devlet kontrolüne alınması gündeme gelirken, bu grupların silah bırakmak için Türk askerinin Irak’tan çekilmesini şart koştuğu belirtilmektedir. Tüm bu gelişmeler, bölgede hem yeni bir devletin temellerinin atıldığını hem de İran’a yönelik kuşatma sürecinin hızlandığını açıkça göstermektedir.
BOP’un ilk ayağı olan Irak’ın işgalinden bu yana adım adım devletleştirilen Barzanistan’da peşmerge güçlerinin “ulusal ordu” haline getirilmesi süreci de tamamlandı.
Bildğimiz kadarıyla Irak Anayasası değişmedi. Anayasa’nın 9’uncu maddesinde, “Irak Silahlı Kuvvetleri” ifadesi yer alıyor ve “Silahlı Kuvvetler haricinde askerî milis kuvveti oluşturulamayacağı” vurgulanıyor.
Yine Anayasa’nın 13’üncü maddesinde, “Bu anayasa Irak’taki en üst yasa olup, Irak’ın istisnasız her bölgesinde geçerlidir. Anayasayla bağdaşmayan yasa çıkartılamaz. Bölgesel anayasalarda veya diğer hukuki belgelerde Irak anayasasıyla çelişen hükümler geçersiz sayılır.” deniyor.
110’uncu maddesinde, “Silahlı Kuvvetlerin teşkili, Irak’ın sınır güvenliğinin sağlanması ve ülkenin savunulması dâhil olmak üzere millî güvenlik politikasını belirlenme ve uygulamanın” merkezî yönetimin yetkisinde olduğu belirtiliyor.
121’inci maddede de, “Bölgesel hükümetin” sadece “başta polis, güvenlik güçleri ve bölgesel muhafızları içeren bölgesel güvenlik birimlerinin kurulması ve örgütlenmesi ihtiyacını karşılayacağı” hükmü yer alıyor.
Tüm bunlar, peşmergenin “silahlı kuvvet” olmadığını ve “sınır ötesi” operasyon yetkisinin bulunmadığını gösteriyor.
Ama durum buyken; daha 2014’te peşmergenin Kobani’yi IŞİD’den kurtarmak için “sınır ötesi” operasyona çıktığını gördük. Hem de bir 29 Ekim günü, Türkiye topraklarını çiğneyerek!..

ABD PROJESİ TAMAMLANDI
Malum; Barzanistan’da biri KDP’ye, diğeri KYB’ye bağlı iki peşmerge gücü vardı.
ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon 2018’den itibaren “peşmerge reformu” adı altında bu iki gücü birleştirmek için 35 maddelik bir proje hazırladı. Buna ilişkin mutabakat ise 2022’de Pentagon ile Peşmerge Bakanlığı arasında imzalandı.
İşte bu proje geçtiğimiz günlerde tamamlandı ve iki güç birleştirildi.
Barzanistan’ın Peşmerge Bakanı Şores İsmail birleşme kararını açıklarken, bunu “Kürdistan bölgesi için tarihî bir başarı” olarak nitelendirip, “bölgenin doğrudan Peşmerge Bakanlığının komutası altında modern ve birleşik bir orduya kavuştuğunu” söyledi.
Birleşme münasebetiyle düzenlenen törende Neçirvan Barzani de bu adımın sadece “idari bir yer değiştirme değil, kurumsal devletleşme yolunda devasa bir ulusal hamle olduğunu” vurgulayarak şunları kaydetti:
“Yıllardır hep söyledik: Kürdistan’ın tek bir orduya, tek bir bakanlığa ve tek bir komutanlığa ihtiyacı vardır. Savaş meydanlarında peşmergeleri birleştiren o ortak ruh bugün kurumlarda, kararlarda ve emir-komuta zincirinde de tekleşmelidir. Bu birleşmeyle birlikte peşmerge artık herhangi bir partinin gücü değildir; tüm Kürdistan’ın, Kürtlerin, Türkmenlerin, Hristiyanların, Ezidilerin ve Arapların ortak güvencesidir.”
Peşmerge Bakanı Şores İsmail ise 1976’da bir peşmerge olarak dağlara çıktığı günleri hatırlatıp şunları anlattı:
“O günden bu yana yüce bir hayalimiz vardı; tüm halkımızın sarsılmaz kalesi olacak birleşik bir ordu kurmak. Halkımız bu uğurda nehirler dolusu kan akıttı, yüz binlerce evladımız canını feda etti. Bugün o kutsal emanetin ve şehitlerimizin vasiyetinin sarsılmaz bir gerçeğe dönüştüğü gündür. Önümüze çıkarılan siyasi, idari ve bölgesel tüm engelleri çelikten bir millî iradeyle aştık.”
İsmail, birleşme sürecinin ABD, İngiltere, Almanya ve diğer müttefik ülkelerin üst düzey askerî danışmanlarının doğrudan katılımı ve gözetimiyle adım adım yürütüldüğünü, şu anki yapının kendi önerileri olmadığını, aksine müttefiklerin tüm peşmerge güçlerinin tek bir askerî birim altında toplanmasında ısrar ettiğini de açıkladı.
ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon’un askerî danışmanlarının katıldığı söz konusu törende Neçirvan Barzani ile Peşmerge Bakanı İsmail, “ABD, Uluslararası Koalisyon, İngiltere, Almanya, Hollanda, İtalya ve Fransa’ya şükranlarını sunmayı” da ihmal etmedi.

TÜRKİYE’Yİ IRAK’TAN ÇIKARMA HAZIRLIĞI MI?
Barzanistan’da peşmerge ordulaştırılırken, Irak’ta da bambaşka gelişmeler oluyor.
ABD, Başbakanlık koltuğuna Ali Zeydi’yi oturttuktan sonra özellikle İran yanlısı milis grupların devlet kontrolüne alınmasına yönelik baskılarını artırdı. Bu gruplar ise silahlarını teslim etmeden Haşdi Şabi bünyesine entegre olmayı ve kendileri hakkında hukuki soruşturma açılmamasını istiyor.
Ayrıca “İran’a karşı yeni bir savaş başlaması” hâlinde anlaşmayı tek taraflı olarak geçersiz sayabilme talebinde bulunuyor.
Meselenin Türkiye’yi ilgilendiren kısmına gelirsek; malum, Ankara “terörsüz Türkiye” projesi için Irak’la da görüşmeler yapıyor.
Buna ilişkin Irak cenahından ilk açıklama Silahlı Kuvvetler Genel Komutanlığı Sözcüsü Sabah Numan’dan geldi. Numan, Türkiye’yle PKK’lıların Türkiye’ye dönmeleri veya kendi seçecekleri bir yere gitmek üzere Irak’tan çıkmaları konusunda görüşmeler yapıldığını bildirdi.
Önceki gün New York Times’a konuşan Irak Başbakanı Ali Zeydi ise İran destekli Şii milislerin, silah bırakmak için ABD güçlerinin yanı sıra Türk askerinin de Irak’tan çekilmesini şart koştuğunu duyurup Ankara’nın, çekilmenin ancak PKK kamp ve silahlı varlığının tamamen tasfiye edilmesine bağlı olduğunu ilettiğini, Ankara ile müzakerelerin sürdüğünü söyledi.
Bu parçalar birleştirildiğinde ortaya çıkan tablo ne mi? Galiba hem İran’ın karadan kuşatılması tamamlanıyor hem Barzanistan’ın bağımsızlığının temelleri atılıyor!..











