Mehmet Özkendirci
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. T.C.’yi Nasıl Bilirsiniz?

T.C.’yi Nasıl Bilirsiniz?

featured
0
Paylaş

Bu köşe yazısı, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerinin tarikat ve cemaat yapılanmaları tarafından tehdit edildiğini ileri süren eleştirel bir bakış açısı sunmaktadır. Yazar, devlet kurumlarındaki kadrolaşmanın ve kamu kaynaklarının dini vakıflara aktarılmasının toplumsal adaleti zedelediğini savunmaktadır. Mülakat sistemindeki haksızlıklar, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar ve eğitim sisteminin dinselleşmesi gibi konular üzerinden mevcut siyasi iklim sert bir dille eleştirilmektedir. Ayrıca, hukukun üstünlüğünün gruplara göre farklı işlemesi ve laiklik ilkesinden uzaklaşılması mercek altına alınmaktadır. Sonuç olarak kaynak, Atatürk ilkelerinden kopuşun ve dini yapıların siyasete alet edilmesinin yarattığı toplumsal tahribatı vurgulamaktadır.

 

Sanırım çoğumuz Türkiye Cumhuriyeti’nin kısaltılmış yazılışı diyecektir. Oysa son yıllarda durum biraz farklı.

Ben ve benim gibi düşünenler Türkiye Cumhuriyeti derken bazıları bunu Tarikat ve Cemaat diye okuyor.

İmamoğlu öncesi ondan fazla tarikat ve cemaatlere düzenli para yardımı ediliyordu.

Milli Eğitim Bakanının sivil toplum örgütleri dediği bu kişiler okullarda sınıflara girip söyleşi yapmaya başladılar cübbeli sarıklı çember sarıklı olarak.

Tarikat ve cemaatler o kadar etkili ki bakanlıklar aralarında bölünmüş durumda.

FETÖ’nün boşluğunu Menzil gibi tarikatlar doldurdu. Kazançları Koçları, Sabancıları ikiye üçe katlayan Menzil Tarikat lideri ölünce oğulları arasında miras ve liderlik kavgası başladı.

İşin ilginç ve ibretlik yanı İslam hukukunu dillerinden düşürmeyenler İngiliz mahkemelerinde adalet aradılar.

Geçen gün İzmir sokakları toplu bir gösteriye tanık oldu. Menzil şeyhinin oğullarından birisinin karşılanmasında binlerce mürit için o gün İzmir gösterisine güvenlik güçleri toplu izne mi ayrılmışlardı?

Hiç müdahale etmediler. Oysa on on beş genç ya da işçi, memur, emekli Anayasal hakları gereğince yürüseler coplara, biber gazlarına ters kelepçelere maruz kalırlar.

Evet T.C artık cumhuriyet ile hesaplaşması olanların göz yumdukları tarikat ve cemaatlere altın tepside sunuluyor.

THY’nde hosteslerin Atatürk ve Türk bayrağı rozetleri ve okul karnelerinden Atatürk resmi ve Gençliğe Hitabesini kaldırılırken Suruç ilçesinde okullarda Apo takvimleri dağıtıldı.

Osmanlıda askerlik ve vergi veren ama değersiz hor görülen Türkler bugün de aynı durumdalar öz vatanlarında.

Yıllarca çalış ücretinden size sormadan paralar kesilsin emekli olunca huzurlu bir yaşam süreceğiniz beklentisiyle. Fakat kazın ayağı hiç öyle değil.

Akapeli vekil bizim sayemizde insan ömrü uzadı. Böylece insanlar ölmeyi unuttukları için yıllarca emekli maaşı alıyorlarmış.

Kendileri iki yıl vekillik yapsalar emekli olabiliyor yüzbin liradan fazla maaş alarak.

Bu nedenle emekliyi insanlık suçlusu gördükleri için AZgari ücretten bile az parayla layık görüyorlar.

Bunu bile başarı sayıyorlar her ay düzenli olarak para verebildikleri için.

Evet tarikat cemaat ve Bilal Erdoğan’ın TÜRGEV gibi vakıflarına üye ve mürit olmazsanız ağzınızla kuş tutsanız devlette işe göremezsiniz, ballı ihaleler alamazsınız.

Sözde mülakat denen hak gaspıyla dereceye girseniz bile yıllarca emek verdiğiniz işe giremez Kasiyer, kargocu, hatta inşaatlarda çalışırken düşüp ölürsünüz.

Kaç kişi atanamadığı için intihar etti iktidarın umurunda değil. Onlar yakınlarına yaptıkları torpil için niye utanacağız diyebiliyorlar, utanmanın da bir erdem olduğunu unutarak.

İslam’da kul hakkı yemenin ne kadar günah olduğunu görmezden gelen sözde dini bütün Müslümanlar.

Selçuklu ve Osmanlı zamanlarında defalarca kapatılan tarikatlar bugün el üstünde tutuluyor. Çoğu vergisiz, teşvikli ticaretlerle zenginleştiriliyorlar.

Diyaneti kuran Atatürk milleti bunlardan kurtarmak için kurmuştu. Bugün Diyanetin en büyük düşmanı Atatürk olması sebebinden siyasete alet edilmesi değil mi?

Okullar hızla imam hatipleşirken sormak istiyorum: Dünyada hangi devlet dinî eğitimle kalkınmış?

Dindarlığı kimselere bırakmayanların dinle ne kadar alakası var görüyoruz. Kimsenin dini inancına karşı değiliz.

Karşı olduğumuz dinin siyasete alet edilmesi… Bugün Diyanet vakfının soruşturulması yok. Nereye ne kadar para harcadı sır.

İyi Partili Turan Çömez, 900.000 hayvan kesilmiş, 10 milyar harcanmış, iç ve dışardaki fakirlere dağıtılmak için diyor.

Sorunun araştırılması için Cumhurbaşkanı yardımcısı Cevdet beyi arıyor, yanıt alamıyor.

Her cuma camilerde toplanan paraların nerelere gittiği gibi devlet sırrı olabilir mi?

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!