1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Rıza Tahir Yel
  4. Hasat Bol, Fiyat İnmiyor: Gıdada Gerçek Suçlu Kim?

Hasat Bol, Fiyat İnmiyor: Gıdada Gerçek Suçlu Kim?

featured

Türkiye 2026’da rekor bir hasat yılı yaşıyor; ama market rafında domates, soğan ve biber fiyatları düşmek yerine yükseliyor. TÜİK verileri, genel enflasyon yavaşlarken gıda enflasyonunun neden ayrı bir çizgide ilerlediğini soruyor. Tarladan sofraya uzanan zincirde asıl kırılmanın nerede olduğunu, 35 yıllık saha deneyimiyle mercek altına alıyoruz.

 

Konya Ovası’nda bu yaz, yıllardır görmediğim bir bereket var. Sulama kanalları dolu, başaklar ağır, tarlada emek boşa gitmemiş görünüyor. Ama aynı hafta içinde açıklanan TÜİK verileri bana başka bir hikâye anlatıyor: temmuz ayında genel enflasyon yıllık bazda 31,75’e gerilerken, gıda enflasyonu 37,53’e tırmandı. Yani tarlada bolluk varken sofrada pahalılık büyüyor. Bu tablo bana kırk yıldır sorduğum bir soruyu yeniden sordurtuyor: mesele gerçekten hava mı, yoksa aramızdaki mesafe mi?

Hükümet kanadının cevabı hazır: kuraklık, don, iklim şokları. Geçen yıl bu gerekçe belki haklıydı; 2025’te yaşanan don ve dolu olayları hafızalarda taze. Ama bu yıl tam tersi bir tablo var. Yağışlar bol geldi, üretim tahminleri neredeyse tüm ürün gruplarında artış gösteriyor. Buğdaydan fındığa, mercimekten patatese kadar rekoltenin geçen yılın üzerinde seyretmesi bekleniyor. O hâlde bu yıl aynı gerekçeyi tekrar etmek, çiftçinin alın terini görmezden gelmek olur. İklim, elbette hâlâ bir risk faktörü; ama bu yaz için tek başına yeterli bir açıklama değil.

Asıl mesele, benim gibi sahada yıllarını geçirmiş herkesin bildiği ama masa başında çoğu zaman atlanan bir gerçek: tarladan çıkan ürün ile market rafına giren ürün arasında kaç el değiştiriyor, her elde ne kadar kâr kalıyor. Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Cengiz Çakır’ın geçtiğimiz hafta dile getirdiği tespit tam da bunu doğruluyor: fiyat artışlarının temel nedeni üretim maliyetleri değil, tarım piyasalarındaki yapısal bozukluk, piyasa düzeni eksikliği ve plansızlık. Hasadın en yoğun olduğu dönemde bile soğanın, domatesin, biberin fiyatının inmemesi, bu tespiti sokakta yaşayan herkesin gözlemlediği bir gerçekliğe dönüştürüyor.

Bu çarpıklığın somut yüzünü, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin bu sezon açıkladığı fındık alım fiyatında görüyoruz. Kilogram başına 255 lira olarak belirlenen fiyat, üretim maliyetinin 240 ile 280 lira arasında seyrettiği bir ortamda, Karadeniz’deki fındık üreticisinin emeğini adeta sıfırlıyor. Aynı tablo mısır ve ayçiçeğinde de tekrarlanıyor; üreticiler mısırda en az 17 lira, ayçiçeğinde 40 lira taban fiyat isterken, Çukobirlik’in açıkladığı 35,5 lira bu talebin gerisinde kalıyor. Çiftçi zarar ederek üretmeye devam edemez sözü bir slogan değil, önümüzdeki yılın ekim alanlarına dair bir uyarıdır. Bugün tarlada boş kalan her dönüm, yarının ithalat faturasıdır.

Öte yandan hükümetin bu tabloya tamamen kayıtsız kaldığını söylemek de haksızlık olur. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açıkladığı gibi, gıda fiyatlarının ağustos ayından itibaren haftalık bazda takip edilecek olması, sorunun en azından görüldüğünün bir işareti. Ancak burada sormamız gereken soru şu: takip etmek mi yetecek, yoksa üretici ile tüketici arasındaki o kalabalık aracı zincirini kısaltacak yapısal bir reform mu gerekiyor? Benim kırk yıllık tarlacı sezgim ikincisinden yana. Çünkü veriyi haftalık izlemek, hastalığın teşhisini hızlandırır ama tedavi etmez.

Sonuç olarak, bu yılki gıda enflasyonu bize iklimin değil, sistemin sınandığı bir tablo sunuyor. Tarlada bereket varken sofrada pahalılığın sürmesi, meselenin üretimden çok dağıtımda, dağıtımdan çok da adil fiyatlandırmada düğümlendiğini gösteriyor. Çiftçi emeğinin karşılığını alamadığı, tüketicinin de bu emeğin meyvesine ulaşamadığı bir düzende kaybeden herkes. Toprakla haşır neşir olmuş biri olarak söylüyorum: bu ülkenin bereketi bol, sorun hiçbir zaman toprakta olmadı. Sorun, o bereketi adil biçimde sofraya taşıyacak iradede. Bu iradeyi ne zaman göstereceğiz, asıl mesele bu.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!