Mehmet Özkendirci’ye ait bu hiciv dolu dizeler, toplumsal aksaklıkları ve insan doğasındaki ahlaki zafiyetleri iğneleyici bir dille ele almaktadır. Şair, liyakatsiz kişilerin mevki sahibi olmasını ve yozlaşmış güç ilişkilerini hayvan metaforları ile sert bir şekilde eleştirir. Şiirlerdeki temel vurgu, dış görünüş ve makamın insanın özündeki karakteri değiştiremeyeceği gerçeği üzerine kuruludur. Ayrıca, sosyal adaletsizlik ve siyasi figürlerin halk üzerindeki tahakkümü mizahi bir üslupla yerilmektedir. Bu metinler, modern toplumun ikiyüzlülüğünü ve maddi hırslarını kısa ama etkili taşlamalar aracılığıyla okuyucuya sunan bir yergi derlemesidir.
BALON
Vermeyin dedim size
Kaç kere şu adamın eline balonu
Bakın adam uçtu
GÜL
Bir gül verdim sana kokla derken
Görmüşler seni iştahla yerken.
AYI
Bir muhtereme ayı dedim çok kızdığım bir an
Özür dilerim tüm ayılardan.
KOLTUK
Koltuk adam etmez insanı
Etseydi ederdi bunca hayvanı.
SUSUZ SABUNSUZ
Suya sabuna dokunmadan yaşadı
Sabuna bastı, suda boğuldu.
KUYRUKLU ŞİİR
At kuyruğu
İt kuyruğu
Maç kuyruğu
Ucuz et kuyruğu
Hepsi de bir şeyin dibinde
Ama sen başkasın
Kuyruk senin içinde.

EŞEK
Versen de en yüce makamı
Anırırken tepinirken elbet düşecektir
Ünvanı ne olursa olsun
Eşek yine eşektir.
HÜNKÂR
Hünkarın ayakları abdestsiz yere değmezdi
Çünkü Hünkâr halkın sırtından inmezdi.
BAŞ EFENDİ
Fakirdi, kıçını taşa silerdi
Bir gün devir dönerken o daha hızlı döndü köşeyi
Şimdi tahterevalliyle gidiyor hacet görmeye
Ardında ibrikçibaşı, silicibaşı, peşkircibaşı
Boru mu
Zat-ı âlileri şimdi başlarında başı.
MUHİTTİN EFENDİ
Yakıştı mı sana böyle ölmek Muhittin Efendi
Ölmenin de bir raconu var
Ne öyle yırtık çoraplar, yamalı pantolon, delik ayakkabılar
Allah bilir zil çalıyordu miden
Onca Mercedes’ler, BMW’ler varken
Gittin Murat 124’e çarpıldın
Olmadı be Muhittin Bey, hiç olmadı
Bir daha gelirsen dünyaya
Bunların hiçbirini yapma
Çarp ama çarpılma.
ALİ İHSAN
Hiç olur mu adi insan
Adı olsa da Ali İhsan.











