Müyesser Yıldız’ın bu yazısı, düşük rütbeli gazilerin ve şehit ailelerinin sosyal haklar ile protez yardımları gibi temel taleplerini duyurmak amacıyla Ankara’da gerçekleştirdikleri 35 günlük protestoyu ele almaktadır. Eylemciler, hükümetin sunduğu yeni yasal düzenlemeyi yetersiz bularak sosyal tesislerden yararlanma ve hakkaniyetli maaş artışı gibi iyileştirmeler talep etmektedir. Platform Sözcüsü Erdem Çerçioğlu, siyasi otoritenin kendilerini ihmal ettiğini ve asker kökenli yetkililerin dertlerine karşı duyarsız kaldığını sert bir dille ifade etmektedir. Özellikle PKK ile ilgili yasalarla eş zamanlı çıkan düzenlemeler, gaziler arasında kendilerine yönelik bir haksızlık ve itibarsızlaştırma algısı yaratmıştır. Mağdurlar, yaşadıkları zorluklara dikkat çekmek için Cumhurbaşkanı’na seslenerek devletin kendilerine sahip çıkmasını beklemektedir. Sonuç olarak kaynak, vatan hizmeti sonrası kendi kaderine terk edilen askerlerin onur mücadelesini ve siyasi karar alıcılara yönelik sitemlerini yansıtmaktadır.
Sadece şunları istiyorlar:
– Subay ve astsubay gaziler gibi orduevleri ve TSK’nın diğer sosyal tesisleri ile OYAK yardımlarından yararlanmayı…
– Ömrü dolan protezlerini değiştirmek için Ankara’ya gelmek zorunda bırakılmamayı…
– Kaliteli göz, ayak ve kol protezi alabilmeyi…
– Yurt dışında tedavi olabilmeyi…
– Emsal derecede rütbe ilerlemesi imkânına kavuşmayı…
Kimlerden mi söz ediyoruz?
Yaklaşık 5 bin er şehit ailesi ve er gaziden.
İşte bunları istedikleri için tam 35 gündür Ankara Güvenpark’ta yatıp kalkarak seslerini iktidara ve Meclis’e duyurmaya çalışıyorlar.
MSB, Aile Bakanlığı ve TBMM Millî Savunma Komisyonu, tam 3 yıldır tüm şehit aileleri ve gazilerin özlük haklarının iyileştirilmesi için çalışıyordu.
Ama başta Erdoğan, tüm yetkililerin de yetersiz olduğunu kabul edip çalışmaların süreceğini açıkladığı yasa, tam bir hafta önce bugün alelacele Meclis’te onaylandı.
Er şehit aileleri ve er gaziler, “Derdimiz para değil” diye feryat ettiği halde topu topu 8-12 bin lira maaş artışı verildi.
Gerek TBMM Millî Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar gerekse AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, bu yasa ile PKK yasası arasında “herhangi bir illiyet bağının” bulunmadığını, şehit yakınları ve gazilerimizin haklarının “hiçbir siyasi sürecin pazarlık konusu olmayacağını” söylese de yasanın PKK yasasından bir gün önce kabul edilmesi dikkat çekti.

“KAÇIMIZIN ÖLMESİ GEREKİYOR?”
İşte tüm bunları, Güvenpark’taki eylemin 35’inci gününe gelinirken Er Şehit Aileleri ve Er Gazilerin Platform Sözcüsü Erdem Çerçioğlu ile konuştuk.
Geçen 34 günü “Anamız ağladı” diye özetleyen Çerçioğlu, gözlerini kaybeden bir gazinin 2.5 yaşındaki çocuğunun yüzünü görmediğini, dahası artık kendi yüzünü bile hatırlayamadığını söylemesinden çok etkilendiğini vurguladı.
Çerçioğlu, bu süreçte en çok neye kızdığını ise şöyle anlattı:
“Protezlerimizi bırakmak üzere Meclis’e yapmak istediğimiz yürüyüşün engellenmesi milletimizi hem üzdü hem kızdırdı. Bir komiser, ‘Sizin eyleminiz yüzünden bize küfrettiriyorlar’ dedi. İşte ben de en çok buna üzüldüm ve kızdım.”
Çerçioğlu, iktidar ve ortakları dışında tüm siyasi parti temsilcilerinin kendilerini ziyaret ettiğini ve halk desteğinin giderek arttığını belirtirken de şunları kaydetti:
“Bizi yıllar boyunca insan yerine koymadılar. Bizim yasa umurlarında değildi, PKK yasası çıkacağı için biz burada eylem yapınca bir parmak bal çaldılar. Yıllarca ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez.’ dediler, yalan söylediler. Gelsinler bakalım, analar ağlıyor mu ağlamıyor mu? Biz şu anda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne askerlik yaptığımız için cezalandırılıyoruz. Hulusi Akar düşmanca bir tavır sergiliyor. Sebebini bilmiyorum, anlatmasını isterim. Yetkililer tepki göstereceğimizden korkuyorlarsa söz veriyoruz, hiçbir tepki göstermeyeceğiz. Bu kanunun muhatabı kim gelmiş de terbiyesizlik yapmışız? Ayı bile ininde boğmaz.”
Bütün şehit ve gazi dernekleri ile vakıflarının yasayı desteklediği söyleminin doğru olmadığını vurgulayan Çerçioğlu, şöyle devam etti:
“TBMM Millî Savunma Komisyonu’nda bir tane damdan düşen yoktu. Ama bizim geleceğimizi belirlediler. Sonra Mercedes’lerine binip gittiler. O komisyonda vicdanın kırıntısı varsa namerdim. En azından bizi teröristlere güldürecek, 1 ay sokaklarda yatıracak kadar vicdansız olacaklarını düşünmedim. Bu yasanın düzelmesi için kaçımızın ölmesi gerekecek? Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir rezillik yok. Dünyada şehit aileleri ve gazilere en çok hakkı veren ülkeysek biz burada ne arıyoruz? Allah’tan gazi olmuşuz. Şehit olsak ailelerimizi rezil kepaze edeceklermiş. ‘Çoluk çocuklarından bulsunlar’ diyeceğim ama beddua etmek bana yakışmadığından hem bir gazi hem vatandaş olarak, bazılarını hariç tutarak, aldıkları maaşların zehir zıkkım olmasını diliyorum.”
PKK YASASINDAN SONRAKİ ZİYARETÇİ
Sorumuz üzerine, PKK yasasının kabul edilmesinden sonra sadece CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan’ın Güvenpark’a gelip yasaya “Hayır” oyu verdiğini söylediğini belirten Çerçioğlu, bu yasaya ilişkin de şunları anlattı:
“Bizimle ilgili yasa görüşülürken utanmadılar, Meclis’i Pervin Buldan’a yönettirdiler. Çerçeve yasaya oy verenlerin şehitlerin ve gazilerin yanında olduğunu düşünmüyorum. Şimdi Karadeniz’e, İç Anadolu’ya gidip nasıl anlatacaklar? Allah bile kul hakkını affetmezken sen kimsin de PKK’lıları affediyorsun? Madem bu yasa çok güzel, niye kendilerine dokunulmazlık aldılar? Bundan sonra utanmadan şehit cenazesine nasıl gidecekler?”
Bu sözleri üzerine herkesin, “Açılımla birlikte artık şehit cenazesi gelmiyor.” dediğini hatırlatınca da Çerçioğlu, “Garantisi var mı?” karşılığını verdi.
Çerçioğlu, son olarak Erdoğan’a şöyle seslendi:
“Başkomutan, askerlerin parkta yatıyor. Söyleyeceğin bir şey yok mu?”











