İnsanlar genellikle doğayı ve evreni kusursuz bir uyum içinde işleyen devasa bir saat gibi düşünme eğilimindedir. Ancak bu yüzeysel bakış açısı, canlılar arasındaki acımasız rekabeti, ölüm oranlarını ve rastlantıları göz ardı etmektedir. Tarih boyunca Laplace’ın matematiksel modelleri ve Newton fiziği evrendeki hareketleri açıklamaya çalışsa da, Merkür’ün yörüngesindeki sapmalar gibi durumlar Einstein’ın genel görelilik kuramıyla çözülebilmiştir. Günümüzde kaos kuramı, kurallara bağlı sistemlerin bile uzun vadede öngörülemez bir karmaşıklık barındırabileceğini açıkça göstermektedir. Dolayısıyla evren bizim düzen anlayışımıza göre şekillenmemiştir; aksine, insan zihni bu kaotik ve değişen yapıyı olduğu gibi kavramaya çalışmalıdır.
İnsan doğaya baktığında büyük bir düzen gördüğünü düşünür. Gezegenler döner, mevsimler değişir, canlılar doğar ve yaşam sürer. Fakat biraz yakından bakınca bu görüntü o kadar kusursuz değildir.
Canlılar dünyası bunun en açık örneğidir. Bir balık milyonlarca yumurta bırakabilir; bunların ancak çok küçük bir bölümü yetişkinliğe ulaşır. Doğada canlıların önemli bir bölümü başka canlıların besinidir. Yaşam; yalnızca uyumdan değil, ölümden, rekabetten, rastlantılardan ve doğal seçilimden de oluşur.
Bertrand Russell da 1953 tarihli What Is an Agnostic? yazısında doğadaki kusursuz “ahenk” düşüncesini sorgularken buna dikkat çekiyordu: Hayvanlar birbirlerini yer, canlıların büyük bölümü üreyemeden ölür, yıldızlar doğar ve sonunda yok olur.

Gökyüzünde de durum sanıldığı kadar basit değildir. Laplace, 19. yüzyılın başında Güneş Sistemi’ni büyük bir matematiksel düzen içinde açıklamaya çalıştı. Fakat daha sonra Merkür’ün yörüngesinde Newton fiziğinin tam açıklayamadığı küçük bir sapma bulundu. Bu sorun ancak Einstein’ın genel görelilik kuramıyla açıklanabildi.
Bugün kaos kuramı bize daha önemli bir şey söylüyor: Bir sistem fizik yasalarına bağlı olduğu hâlde uzun vadede son derece karmaşık ve öngörülmesi güç davranabilir.
Bu nedenle evreni kusursuz çalışan dev bir saat gibi düşünmek yanıltıcıdır.
Doğada düzen vardır; ama düzensizlik, değişim, rastlantısallık ve kaos da vardır. Belki asıl yanılgımız, evrenin bizim “düzen” anlayışımıza göre kurulmuş olması gerektiğini düşünmektir.
Evren bize uymaz.
Biz evreni olduğu gibi anlamaya çalışırız.
Atsız Burucu (Mehmet Hoca), Kuzguncuk, İstanbul – 23.09.20









