Müyesser Yıldız bu haber metninde, gazeteci Yavuz Selim Demirağ’ın 2019 yılında uğradığı fiziksel saldırıya ilişkin devam eden hukuki süreci detaylandırmaktadır. İlk yargılamada verilen cezaların üst mahkeme tarafından yetersiz bulunarak bozulması üzerine, davanın yeniden görülme aşamasına geçildiği belirtilmektedir. Duruşmada sanıkların savunmaları dinlenirken, mağdur gazeteci yaşadığı travmanın etkilerini ve adaletin bir an önce tecelli etmesi talebini dile getirmiştir. Müşteki avukatı, eylemin basit bir yaralamadan ziyade kasten öldürmeye teşebbüs olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Mahkeme, savcılığın esas hakkındaki görüşünü hazırlaması için davayı 30 Eylül tarihine ertelemiştir. Toplamda altı sanığın yargılandığı bu süreç, basın mensuplarına yönelik şiddetin yargısal karşılığını belirlemesi açısından kritik bir önem taşımaktadır.
Gazeteci-Yazar Yavuz Selim Demirağ’ın 10 Mayıs 2019’da bir televizyon programından çıktıktan sonra evinin önünde kalabalık bir grubun saldırısına uğraması ve sopalarla öldüresiye dövülmesi davasında ikinci kez savcılık tarafından mütalaa verilmesi aşamasına gelindi.
Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, yaklaşık 2 yıllık yargılamanın ardından 6 sanık “kasten yaralama ve tehdit” suçlarından 9’ar yıl hapis cezasına çarptırılmış; ancak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi geçtiğimiz aralıkta verilen hükmü oy birliğiyle bozup daha fazla ceza verilmesine hükmetmişti.

Bozma kararının ardından yeniden görülmesine başlanan davanın 1 Mayıs’taki celsesine sanıklardan sadece üçü katılınca, mahkeme diğer üç sanık hakkında zorla getirme kararı alarak duruşmayı bugüne ertelemişti.
Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kapatılması nedeniyle 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın bugünkü celsesinde altı sanık Orhan Çoban, Necmettin İnan, Ali Adanur, Adem Yavuz, Emrah Yavuz ve Furkan Çelik ile avukatları hazır bulundu.
Bu arada 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kapatılmadan önce sanıkların her birisine hakaret suçlamasından 2 bin 100’er lira ön ödeme ihtaratı gönderdiği, sanıkların da bu ödemeyi yaptığı ortaya çıktı.
Duruşmada sanıklar, daha önceki ifadelerine ekleyecek bir şey olmadığını bildirirken Gazeteci-Yazar Yavuz Selim Demirağ: “7 yıl geçti. Geç gelen adalet, adalet değildir ama 7 yıldır beni niye öldüresiye dövdüklerini ve öldüğümü zannederek bıraktıklarını merak ediyor, bunu soruyorum. 7 yıldır her gece rüyamda bu saldırıyı görüyorum. En ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyorum.” dedi.

Demirağ’ın avukatı Erhan Tokatlı da işlenen suçun “öldürmeye teşebbüs” olduğunu vurgulayarak bu suçtan hüküm kurulmasını; aksi hâlde İstinaf’ın bozma kararına uyularak sanıkların ağırlaştırılmış yaralamadan cezalandırılmalarını istedi.
Beyanların tamamlanmasının ardından Savcı, esas hakkındaki mütalaasını sunmak üzere dosyanın kendisine tevdi edilmesini ve bir sonraki duruşma için kısa gün verilmesini talep etti.
Mahkeme de dosyanın savcılığa tevdi kararıyla birlikte duruşmayı 30 Eylül’e bıraktı.









