Son Vagon

featured

Mehmet Özkendirci’nin kaleme aldığı bu dizeler, hayatın sonuna doğru çıkılan sembolik bir yolculuğu derin bir hüzünle betimlemektedir. Şair, geçmişin yüklerini bir bavula sığdırarak pişmanlıklar, yarım kalmış hayaller ve yaşanmış acılarla dolu bir iç döküş sergiler. Metin boyunca hissedilen melankolik atmosfer, kaçırılmış fırsatların ve geride bırakılan gençliğin yarattığı duygusal ağırlığı ön plana çıkarır. Tren metaforu aracılığıyla, varış noktası belirsiz olan nihai bir vedanın kaçınılmazlığı etkileyici bir dille anlatılır. Okuyucu, bir ömrün muhasebesini yapan bir ruhun teslimiyetine ve yalnızlığına tanıklık eder. Sonuç olarak eser, insanın kendi geçmişiyle yüzleştiği o son duraktaki sessiz haykırışını temsil eder.

 

Son trenin son vagonuna binen son yolcusuyum
Valizimde nice yaşadığım acılar
Yaşayabileceğim mutluluklar
Hak ettiğim ya da etmediğim günahlar
Bin yığın keşkeler
O’na veremediğim şiirler
Sırrı dökülmüş kalleş aynalar
Dalından koparmadığım, koklamaya kıyamadığım çiçekler
Mutlu çocukluğum
Berbat gençliğim
Dudaklarımda yarım kalmış gülüşlerim
Geride bıraktığım gölgem
Kes bir bilet Kondüktör Bey
Bu son yolculuğum
Sorma nerede, ne zaman ineceğim.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!