Övmek ve Sövmek

featured

Yazar Mehmet Özkendirci, bu metinde toplumsal ve siyasi eleştirilerini kendine has, sert ve tavizsiz bir üslupla dile getirmektedir. Hak eden kişileri yüceltmekten çekinmediği kadar, vatan haini olarak gördüğü figürlere karşı küfürlü bir dil kullanmayı da bir ahlaki duruş olarak savunmaktadır. Özellikle iktidara yakın iş adamlarının ve bölücü siyasetçilerin halka yönelik hakaret dolu ifadelerini sert bir dille eleştirerek, bu isimlere karşı aynı tonda karşılık vermektedir. Yazar, kullandığı ağır ifadelerin temelinde yatan vatanseverlik kaygısını vurgularken, kelime tercihlerini Türk milletine duyduğu saygı üzerinden temellendirmektedir. Metin boyunca, toplumsal yozlaşmaya karşı duyulan öfke, edebiyat ve argo arasındaki ince çizgide şekillenen sitemkâr bir anlatımla sunulmaktadır. Sonuç olarak bu yazı, yazarın hem şahsi değerlerini hem de ulusal hassasiyetlerini yansıtan bir tepki metni niteliği taşımaktadır.

 

Beni biraz tanıyanlar, övmem kadar sövmemin de aynı ayarda olduğunu bilirler… Yeri gelir hak edenleri yere göğe sığdıramam, yeri gelir bilhassa vatan hainlerini itin dibine sokmaktan geri kalmam. Şimdiye kadar sövmelerimde bile bir nezaket olduğunu şu dizelerimde yazıya dökmüştüm:

“Küfrün bile bir edep, ahlakı olmalı; edilen çok beğenip duvarına asmalı.”

Artık edep ve adabın erdemsizlik sayıldığı günümüzde, kameralar önünde Erdoğan’ın kullarından, “Beşli Çete” lideri Mehmet Cengiz şu lafları rahatlıkla söyleyebilmişti:

– “Ben bu milletin anasını s…rim.” Sanırım patronu bu sözleri duymadı…

Son örnek, hükümetin vazgeçilmez ortaklarından “Babamız Ermeni” diyen DEM’li, sözde Kürt milletvekili Sırrı Sakık. O da cani başı Öcalan’ın askerlerinden olduğu için “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diyenlere şu edepsiz lafları ağzından salyalar akıtarak söylerken hiçbir yetkili ve siyasiden tık çıkmadı:

– “Mustafa Kemal’in askerleriyiz diyen itler, Mustafa Kemal’in generalleri olsanız ne olur…” diyen DEM’li Sırrı Sakık; bu sözlerin arkasında sadece teğmenler değil, bütün Türk milleti var. Sözlerini aynen sana iade ederiz.

Eskiden kızdıklarıma “orospu çocukları” derdim. Şimdi bu günahsız kader kurbanlarından özür dilerken vatan ve millet düşmanları için “Kerhane Artıkları” diyorum. Lafın patenti bana ait olsa da hak eden piçlere bu sıfatı çekinmeden söyleyebilirsiniz. Ben de Can Yücel gibi “Bizim oralarda göte göt denir Sayın Hakim Bey…” diyenlerdenim.

 

NOT: Buradaki “Kerhane” sözcüğü, Arapça “eşek” demek olan “kêr” sözcüğünden gelmektedir…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!