Bu köşe yazısı, Türkiye’deki çözüm süreci ve PKK militanlarının tahliyesi gibi siyasi gelişmelere yönelik sert bir eleştiri sunmaktadır. Yazar, ordudaki nitelikli personelin tasfiye edilmesini ve bedelli askerlik gibi uygulamaları, muhtemel bir savaş durumunda ülkenin savunma gücünü zayıflatan unsurlar olarak değerlendirmektedir. Meclis’teki oylamalar ve Habur’da kurulan çadır mahkemeleri üzerinden, devletin terörle mücadeledeki kararlılığının sarsıldığı ve vatanseverlerin ihmal edildiği savunulmaktadır. Şehit ailelerine ve gazilere yönelik tutumlar ile teröristlerin serbest kalması, Türk milletinin vicdanını yaralayan ihanet benzeri bir hamle olarak nitelendirilmektedir. Sonuç olarak yazar, yapılan yasal düzenlemelerin terör örgütüne meşruiyet kazandırdığını ve bu durumun ülkenin birliğine stratejik bir darbe vurduğunu ileri sürmektedir.
Olması muhtemel bir düşman saldırısında cephede hangi Mehmetçiklerle savaşacaksınız? Mustafa Kemal’in askerlerini ordudan atarken, PKK’lıları tahliye ederken TÜRGEV, TÜGVA ve üç gün eğitim gören bedelli askerlerle mi? TBMM’de İYİ Partili vekil, şehit edilen 7.500’den fazla Türk askerinin isimlerini tek tek okumaya başlarken ceylan derisi koltuklarında muhalefetin her teklifine koro halinde “hayır” deyip şimdi “evet” diye parmak kaldıranlar başları eğik kaçıyorlardı.
Bu evetçiler, gazi ve şehit ailelerine barikat kuran genç Türk polisinin gözyaşlarından hiç mi utanmadılar…

Daha önce de Habur’da görmüştük bu eli kanlı PKK’lıları; davul, zurna ve halaylar eşliğinde zılgıtlar çekilerek zafer kazanmış ordu misali sınırdan geçerlerken. Sonrası koca Türkiye Cumhuriyeti, onları yargılamak için ayaklarına kadar gidip kurduğu çadır mahkemelerinde onları yargıladı. Kaç kişi ceza aldı bilmiyoruz. Herhâlde “Biz dağlarda kamp kurup tatil yapıyorduk, elimize su tabancası bile almadık” demişlerdir. Şimdi de “Silahlı eylemlere katılıp asker, polis, öğretmen, çocuk, kadın ayırt etmeden kalleşçe, gözümüzü kırpmadan öldürmedik” demişlerdir. 5-10 sene ceza alanların cezaları yeni bir suç işleyinceye kadar ertelenip devlette görev verilip maaş bağlanacak, onca iş bekleyen vatansever vatandaşımız varken.
Artık dağdaki PKK, faaliyetlerini yurt içinde ve TBMM’de sürdürecek kazandıkları yüksek moralle.
Türk’ün bağrına saplanan bu hançer başta İmralı krallığı olmak üzere yurt içi, Suriye, Irak ve İran’da bayram olarak kutlanacaktır.
Bu çerçeve yasası, evet diyen vekillerin aksine büyük bir çoğunlukla halk arasında hiç olumlu karşılanmadı. Unutulmasın; zehir bakır kaplarda değil, altın tepsilerde sunulur.











