Mehmet Özkendirci tarafından kaleme alınan bu metin, Türkiye’nin mevcut siyasi atmosferindeki erken seçim tartışmalarını ve hükümetin muhalif belediyeler üzerindeki baskılarını eleştirel bir dille ele almaktadır. Yazar, iktidarın “milli birlik” söylemlerine rağmen CHP’li belediye başkanlarına yönelik soruşturmaların ve görevden almaların demokratik iradeyi zedelediğini savunmaktadır. Özellikle İstanbul ve Bursa gibi büyükşehirlerdeki hukuki süreçlerin siyasi bir tasfiye operasyonuna dönüştüğü ve seçilmişlerin ancak seçimle gitmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Metinde ayrıca, terörle mücadele ve dış politika üzerinden yürütülen söylemlerin iç siyasetteki baskı araçlarını meşrulaştırmak için kullanıldığına dair ciddi şüpheler dile getirilmektedir. Son olarak, anayasal bir hak olan ara seçim veya erken seçim ihtimalinin, mevcut siyasi tıkanıklığı aşmak için demokratik bir çıkış yolu olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmektedir.
Erdoğan, etrafımızda savaş çığlıkları atılırken CHP erken seçim istiyor dedi. Milli birlik ve beraberliğe en muhtaç olduğumuz günlerde Erdoğan doğru mu söylüyor bilemeyiz; çünkü PKK’lılarla iç barış sağlamanın mantığını çözebilmiş değiliz. O PKK’lılar Türkiye sınırları içinde resmen milli birliğimizi tehdit ediyorken Türkiye, Suriye, Irak ve İran topraklarında büyük Kürdistan hayalleri kuruyorlar. Hem de ABD’ye kara ordusu olarak destek vermenin karşılığı olarak bağımsız devlet olma hayalleriyle…
Bir de bir yıldan fazla süren, Erdoğan’ın “silkeleyin” talimatıyla CHP belediyelerinde yaşananlar var. Gün geçmiyor ki İmamoğlu Cumhurbaşkanı adaylığını ilan ettiği günden beri CHP’li belediyelere soruşturma açılmasın. Cumhurbaşkanlığının en iddialı adayı için 2500 yıldan fazla ceza var; içlerinde casusluk ve suç örgütü kurmak ve liderliğini yapmak bile var.
Öyle ki bu soruşturmalarda dava ile pek ilgisi olmayan sorular soruluyor. Örneğin İmamoğlu’nun Özel Kalem Müdürüne sorulan, “İmamoğlu ile neden bu kadar çok görüşüyorsun?” sorusu. Bu sorunun altında ne olabilir? Ne kadar görüşüp görüşmeyeceğine kim karar verecek, mahkeme heyeti mi?

İstanbul, Adana, Mersin, Bolu gibi büyükşehirlerden sonra yıllardır AKP’nin kalelerinden olan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı da tutuklandı. Artık güne, “hangi belediyeye el konacak” diye gözümüzü açıyoruz.
Evet, milli birlik ve beraberliğe en muhtaç olduğumuz bu günlerde her gün kan kaybeden AKP ve onun iktidar olma amacı hiç olmayan MHP’nin söylemleri ne kadar doğru? İktidar söylemlerinde ciddiyse ivedilikle tartışılan bu “silkelemelerden” vazgeçilmeli; seçimle gelen belediyeler seçimle gitmeli…
Sayın Erdoğan, “gündemimizde ara seçim yok” derken bunun Anayasal bir hak olduğunu hatırlamıyor mu? Bunun için milletvekillerinden yeterli sayıda istifanın olması gerekir.
CHP bu sayıya ulaşırsa, daha önce birçok kez uygulanan erken seçim için bir engel olmamalı.