Yazar Mehmet Özkendirci, bu yazısında Türkiye’nin güncel siyasi atmosferini ve DEM Parti üzerinden yürütülen diyalog süreçlerini sert bir dille eleştirmektedir. Tülay Hatimoğulları’nın olası bir çatışma ortamına dair yaptığı tehditkar açıklamalar, yazar tarafından devletin bekasına yönelik ciddi bir güvenlik riski olarak nitelendirilir. Metin, geçmişteki çözüm süreçlerinden ders çıkarılmadığını savunarak siyasi iktidarın ve Devlet Bahçeli’nin izlediği stratejilerin toplumsal bir kaosa yol açabileceği uyarısında bulunur. Kısa vadeli siyasi kazanımlar uğruna milli birlikten ödün verildiğini iddia eden yazar, mevcut gelişmeleri Türkiye’nin geleceği için karanlık bir senaryo olarak betimler. Sonuç olarak bu kaynak, terörle bağlantılı olduğu iddia edilen yapıların söylemlerine karşı devlet aklının daha uyanık olması gerektiğini savunan milliyetçi bir perspektif sunmaktadır.
Sayın Erdoğan yıllar önce “Durun bakalım, daha neler olacak!” derken sanırım aşağıdaki DEM’lemeli PKK’lıların bu sözlerini düşünmemiştir.
DEM Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları Türk milletini açık açık tehdit etti: “Süreçte negatif yönde kırılmalar gerçekleşirse Türkiye’de her yer Gazze olacak!”
Nasıl, sözde barış özde hıyanet anlaşmasıyla gelinen nokta bu! Daha önce Türk askerleri Diyarbakır caddelerinden geçerken yuhalanıp hakarete uğratılmış ve asker aldıkları emir gereği üç maymunu oynamıştı.

Evet, gelebilecek birkaç oy uğruna son Türk devletini paramparça etmeye değer miydi?
“Bugün elini veren yarın kolunu kurtaramaz” dedikleri tam da bu olmalı. Devlet aklı diye ayakta zor duran seksenlik Devlet Bahçeli’nin önderliğinde açılan Pandoranın kutusu biraz aralanırken, PKK sözcüsü DEM’lemeli kadın militanın söyledikleri sizi kendinize getirmiyorsa çoktan ölmüşüz, haberimiz yok…











