Mehmet Özkendirci
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Adaletin ve İnsanlığın Sınandığı Günler

Adaletin ve İnsanlığın Sınandığı Günler

featured
0
Paylaş

Yazar Mehmet Özkendirci, üç temel başlık altında Türkiye’nin siyasi ve toplumsal durumunu sertçe eleştirmektedir. İlk olarak, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun tutumunu Atatürk düşmanlığı olarak nitelendirerek DEM Parti safına geçmesi gerektiğini savunur. Ardından, Epstein davası ve Türkiye’deki kayıp çocuk vakaları üzerinden derin bir ahlaki çöküşe dikkat çeker. Ensar Vakfı ve Yenidoğan Çetesi gibi olayları hatırlatarak, çocuk istismarlarının ve ölümlerinin cezasız kalmasını, yetkililerin ise bu duruma duyarsızlığını eleştirir. Son olarak, Nagehan Alçı’nın depremzedeleri devlete yük olarak gören yaklaşımına tepki göstererek, konteynerlerde yaşam mücadelesi verenlerin hakkını savunur.

 

SEZGİN KİMİN KULU?

Bugün birbiriyle pek ilişkisi olmayan üç konuyu yazacağım. İlki, CHP’nin Diyarbakır Milletvekili Avukat Sezgin Tanrıkulu yanlış soyadı seçmiş. Atatürk’ün kurucusu olduğu CHP’de Atatürk’e düşmanlık yapıyor. O düşmanlığı gitsin Apo’nun partisi DEM’de yapsın. Yeri orası… Yanına yeni Kürt milliyetçisi Bahçeli’yi de alsın, tarafı netleşsin.

 

EPSTEIN CEHENNEMİ

Dünya, sözde medeniyetin sembolü Batı’nın sapıklıkları ve cinayetleriyle gündemde. Türkiye’de yılda kaç çocuk kayboldu ya da kaçırıldı belli değil. Son yıllarda nedense bu sayı açıklanmıyor… Depremlerde sağ çıkan birçok bebek ve çocuk nerede? İncirlik Hava Üssü’nden, “öldü” denilen bebekler için uçaklar kalktığı söylenirken neden bu konu araştırılmaz? Bir bebek ve çocuğun kaybolması ölümünden beterdir. Allah kimseye bu acıyı yaşatmasın. O acı her gün tazelenir.

Türkiye bu konularda sütten çıkmış ak kaşık değil maalesef. Karaman’da Ensar yurdunda 45 erkek çocuğa tecavüz olayının sözde aklanması TBMM’de AK Partililerce ayakta alkışlandı. İçlerinde ana baba olan vekiller çocuklarının yüzlerine nasıl bakacak? Utanmanın unutulduğu, hatta övüldüğü bazılarının “Yeni Türkiye”sinde, fiyatlar kadar ahlaksızlıklar da yükseliyor. AK Parti’nin türbanlı eski Aile ve Sosyal İşler Bakanı, “bir kereden bir şey olmaz” diyebiliyor. Sormak lazım; kaç kereden tecavüz olur? AK Partili Meclis Başkanvekili ilahiyatçı avukat Bekir Bozdağ, hangi ahlak kuralına dayanarak “küçüğün rızası varsa tecavüz sayılmaz” diyebiliyor? Sigaranın bile 18 yaşından küçüklere satılmadığı yurdumda, tecavüze uğrayanlar çocuk değil mi? “6 yaşında kızların evlenmesine dinen bir engel yok” diyen zat, üniversite üniversite konferansa davet ediliyor.

Hakkında haber yapan gazeteci ikinci kez hâkim önünde. Özel hastanelerde sağlıklı bebek ve insanları bilerek ölümlerine neden olan ya da sakat bırakan Yenidoğan Çetesi suçluları birer ikişer beraat ettirildi. Kur’an kurslarındaki istismarlar artık üçüncü sayfalarda yer alıyor. Şeriatla idare edilen sözde Müslüman Afganistan, Epstein’leri aratmıyor. En büyük gelir kaynağı uyuşturucu olan bu ülkede, erkek çocuklarına abartılı makyajlar yapıp iğrenç tiplere sunuluyor.

Hz. Muhammed’in sünneti diye sakal bırakanlar, hiç mi Hz. Muhammed’i tanımıyorlar ki bu sapıklığı, ahlaksızlığı zevk için yapıyor?

 

DEPREM KONTEYNERLERİNDE BELEŞ SEFA SÜRENLER

Kendini gazeteci sanan iktidar kalemi Nagehan Alçı’dan müthiş deprem sonu tespiti: Meğer yaz kış depremden sonra konteynerleri dolduran depremzedeler devlete yük oluyormuş. Nedeni; oralarda elektrik, su, doğal gaz parası ödememek için TOKİ’nin yaptığı evlere gitmek istemiyorlarmış. Birkaç gün önce, şubat sonuna doğru depremzedelerin konteynerleri terk etmeleri istenince gözlerime, kulaklarıma inanmamıştım. Nagehan Hanım; FETÖBANK’tan krediyle aldığın villayı bırak, burada konteynerde yaşa. Elektrik, su, doğal gaz bedava… Elini çabuk tut, bu olanaklardan yararlanmak isteyen binlerce insan var.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!