Erol Sunat
  • 611 Yazı
  • 0 Yorum

Erol Sunat - Tüm Yazıları

Hıdırellez rüzgârı

Hıdırellez’de kadınlar sac böreği yaparlardı. Ocaklar yakılır, gelenlere sac böreği ikram edilirdi. Hızır gelecek, bize bir şeyler verecek diye gül ağaçlarının altına para bırakırlardı. Hızır'ı bulduk, Hızır'ı bulacağız diye konuşurlardı. Gül olan yerlere Hızır oraya uğrar, elini değer, ayağını basar, oralar bereketlenir derlerdi....

Devamını Oku

Çulsuzun Hikayesi

Uzun uzun zaman önce memleketin birinin bir şehrinde parasız, pulsuz, çulsuz mu çulsuz bir adam varmış. Kendi gibi çulsuz babası, çulsuz anası ve kardeşleriyle karın tokluğuna çalışırlarmış. Çulsuz evlenecek çağa geldiğinde, akrabasından birine varmış. Emmi dediği adamın karısı daha yakın...

Devamını Oku

Sevgi ve barışa yürümek

Bizim coğrafyamız, sevgi ve barıştan nasiplenen bir coğrafya. Bu coğrafyaya gönderilen gönül dostlarının her biri, gönülleri imar etmek için koşup gelmişler. Bu topraklar sevgisiz de kalmaz, barışsızda…Ne olur ne biter bilemeyiz lakin, eninde sonunda sevgi hâkim olur, barış galebe çalar gönüllere…...

Devamını Oku

Bitti Nisan geldi Mayıs

Nisan-Mayıs ayları bu yıl, bir bayramdan bir diğerine geçiş ayları oldu. Yine bir burukluk, yine bir hüzün çöktü kaldı üzerimize…Yine doldu gözlerimiz…Yine önümüz bayram üstelik kurban…Teselli babından türkülere vurduk kendimizi… Bizi en iyi anlayanlardan birine bırakalım o zaman sözü… Rahmetli Ozan Arif,...

Devamını Oku

“Adım 23 Nisan”

Hani nerde barış türküleri? Hani nerde savaşların bittiği müjdesi? Dünya yalancı, insanlar yalancı. Ölmesin çocuklar, Doğu Türkistan’da, Orta Doğu’da, Gazze’de, Ukrayna’da Afrika’da, zulümden, savaştan, vahşetten, açlıktan, hastalıklardan… O minicik yüzlerde gülücükler donmasın…Gülen yüzler solmasın… Bayram olsun her gününüz… Sizin olsun neşe, sizin olsun sevinç, sizin...

Devamını Oku

Dağarcığımızda hiç mi iyi laf bulunmaz?

Doğru düzgün kişinin başı derde girse, yapmayacaktı, etmeyecekti, gitmeyecekti, konuşmayacaktı, yazmayacaktı, ulu orta fikrini söylemeyecekti. Yapma dedik, etme dedik, çok söyledik, ne yapalım çeksin cezasını diyenlerden olduk. Edepsizin, terbiyesizin, küfürbazın imdadına iki elimiz kanda olsa koşuyoruz. Yapmamıştır, iyi insandır. Ağzından kaçmıştır....

Devamını Oku

Saltanat Hikayesi

Uzun uzun zaman önce memleketin birinin bir şehrinde hırslı gözü mevki ve makamda olan bir Bey hatunu varmış. Uzun yıllar çocukları olmamış. Sonunda bir erkek evlatları olmuş. Bey kurbanlar kesmiş, fakir fukarayı doyurmuş. Aradan birkaç sene geçmiş. O iyi niyetli,...

Devamını Oku

Ertaş baba

Mustafa Ertaş, benim tabirimle Ertaş Baba, Taşeli’nin kahramanlarından biri. O yörenin gözbebeği olan ve Karamanoğlu Beyliğinin ilk Payitahtı olarak tarihte yerini alan Ermenek adı Ermenâk’tan geliyor. Ermenâk, güzel Türkçemizde “yiğit yetiştiren yamaç” anlamında. Ertaş baba işte bu yiğit yetiştiren yamaçtan…...

Devamını Oku

Erimeyecek mi aramızdaki buzlar?

Ne oldu bize? Ne o eski hısım akraba kaldı? Ne o dost ve arkadaşlarımız… Ne de kardeşlerimiz… El gibiler… Nisan ayı gibi soğuk her biri…Gül bahçesine girseler, çiçek tarlasından geçseler yüzleri gülmez hiçbirinin. Bu soğukluk neden mi? Kimi gururdan…Kimi kibirden…Kimi mağrurluktan… Bahardan soğuduk…Soğuktan soğuduk…Kendimizden soğuduk…Hayattan soğuduk… Yetmedi...

Devamını Oku

Daha Harmandalı oynayacağız

Harman olmasın hayatımız, duman oldu der gibi…Savrulmak yok, ayrılmak yok, dağılmak yok öteye beriye…Daha harmandalı oynayacağız, harman yerinde… “Harmandalı efem geliyor…” diye…Dostumuzun arkadaşımızın, hısım-akrabanın düğününde derneğinde… Harman oldu hayatımız, dünya döner, felek döner, başımız döner, denge kayıp, ayaklarımız dolaşır, dilimiz...

Devamını Oku
Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!