Mehmet Özkendirci
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Şiiristan / 1

Şiiristan / 1

featured
0
Paylaş

Mehmet Özkendirci’ye ait olan bu şiirler, okuyucuyu siyasetin karmaşasından uzaklaştırarak duygusal bir şiir yolculuğuna davet etmektedir. Metin boyunca aşk, hasret ve yalnızlık gibi evrensel temalar, kısa ve özlü dizeler aracılığıyla derinlemesine işlenmektedir. Yazar, zamanın geçiciliği ve insanın kendi iç dünyasındaki değişimleri vurgularken, doğa betimlemelerini kişisel hislerin bir aynası olarak kullanmaktadır. Özellikle ayrılık acısı ve anne özlemi gibi kavramlar, şiirlerin temel yapı taşlarını oluşturarak hüzünlü bir atmosfer yaratmaktadır. Son olarak, hayata dair pişmanlıklar ve son bir yolculuk temasıyla bütünleşen bu seçki, insan ruhunun en hassas noktalarına dokunmayı hedeflemektedir.

 

Bugün sizleri siyasetin karanlık labirentlerinden çıkartıp Şiirleristan’ımda bir gezi yapmaya ne dersiniz…

 

SÜREYYA’NIN GÖZLERİ

Durgun bir deniz gibiydi Süreyya’nın gözleri

Bazen hafif bir rüzgâr çıksa kıyıları okşardı

Bilmezdi içinde ne fırtınalar kopardı

O anlarda Süreyya’nın gözlerine sığınmak istedim

Sonra Süreyya’nın gözlerinde ölmek varken

Yaşamaktan utanırdım.

 

KUM

Okyanusta bir kum tanesiydin Kalbime girdin İnci oldun.

 

KİM BİLİR

Kim bilir kimin neler çektiğini

Kül bahçelerine güller ektiğini

 

ZAMAN/1

Dün sanki bugün

Yarın hatırlanmaz öldüğün.

 

ZAMAN/2

Kim demiş akıp gidiyor zaman

Akıp giden biziz toprağa doğru her an.

 

ZAMAN/3

Akrepler yelkovanları soksun

Zaman dursun

Bende kal öylece.

 

ZIT

Uzaklarda ne kadarda büyüktün

Yaklaştıkça küçüldükçe küçüldün.

DENİZ GÖZLÜM

Sağ yanımda deniz

Sol yanımda sen

Ne güzeldi hayat

Gözlerinde Denizi seyrederken.

 

GİTMEK/1

Öyle gittin ki benden

Bende gittim kendimden.

 

GİTMEK/2

Bu nasıl gitmek

Denizleri kurutarak

Dağları devirerek.

 

YALNIZLIK/1

Yalnızlığım dört duvar

Dördünde de insanlar var

 

YALNIZLIK/2

Birgün alıp gideceğim başımı

Dünya görsün

Ben mi yalnızım dağ başları mı?

 

ŞAİR VURULMASI

Dün bir şair vuruldu cadde ortasında tek bakışla

Satır aralarında sevmişti

Kayıtlara faili meçhul diye geçti

Kimseler görmedi kimseler bilmedi

Bir o bildi

O’da görmezden geldi.

 

GÜN

He sabah pencereme gün vursun

Bir de yatağım sen koksun

Başka ne olsun.

 

KUTUP

Sen kuzey kutbunda

Ben güney kutbunda

Yalnızlıktan yanıyoruz.

 

PALET

Kim çaldıysa geri versin

Paketindeki tüm renkleri

Bir siyah kaldı elinde

O da renk değil ki.

 

EKSİK

Sen benim ne güneşim

Ne ay’ımsın

Sen benim eksik yanımsın

 

KÜL

Kim bilir

Kaç yangının külü var kirpiklerinde.

HARAM LOKMA

Sen benim haram lokmaydın boğazımda

Ne atabildim

Ne tutabildim

GİDENLER

Herkes geliyor

Herkes gidiyor

En çok da insan kendinden gidiyor

Geri gelmiyor.

 

DÜNYANIN YEDİ HARİKASI

Diyorlar dünyanın yedi harikası var

Doğrudur

Sensin birden yediye kadar.

ŞARKI

Benim şarkılarım vardı

Kimselerce bili nmeyen

Listelere girmeyen

Dağbaşlarınca çığlık çığlığa söylenen

Sessizce ağlanan.

SEVMEM

Havadan sudan sevdim dedim bozuldu

Oysa havam da suyum da o’ydu

ANNE

Ben hiç büyümedim senden sonra anne

Yine ürkek bakışlı bir serçe gibiyim cam kenarlarında

Geceden sana sığınmaya çalışan bu ayazda

Ben hiç sevmedim senden sonra anne

 

SON VAGON

Son trenin son vagonuna binen yolcusuyum

Valizimde nice yaşadığım acılar

Yaşayabileceğin mutluluklar

Hak ettiğim yada etmediğim günahlar

Bin yığın keşkeler

Ona okuyamadığım şiirler

Sırı dökülmüş kalleş aynalar

Dalından koparmadığım koklamaya doyanadığım çiçekler

Mutlu çocukluğum

Berbat gençliğim

Dudaklarımda yarım kalmış gülüşlerim

Geride bıraktığım gölgem

Kes bir bilet kondüktör bey

Bu son yolculuğum

Sorma nerede ne zaman ineceğim.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!