1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Mehmet Edip Ören
  4. Benden Sonra Tufan Mantığı ve Acı Gerçekler

Benden Sonra Tufan Mantığı ve Acı Gerçekler

featured

Mehmet Edip Ören’in yazısında, Türkiye’nin ekonomik zorluklar ve enflasyon gibi gündelik sıkıntılarıyla birlikte ülkenin geleceğini tehdit eden politik ve toplumsal meseleler ele alınmaktadır. Özellikle terör örgütü PKK’ya ve onun siyasi uzantılarına yönelik yürütülen tartışmalı süreçler, devletin uygulamalarındaki çelişkiler ve adalet sisteminin durumu sert bir dille eleştirilmektedir. Yazının devamında, dini değerlerin ve kavramların çıkarlar uğruna kötüye kullanıldığı, tarikat yapılarının toplumu nasıl istismar ettiği vurgulanarak körü körüne itaatin tehlikelerine dikkat çekilmektedir. Yazar, bu tür sapkın inançların ve adaletsizliklerin önüne geçilebilmesi için Kur’an-ı Kerim’in Türkçesinin okullarda okutulması gerektiğini savunmaktadır. Sonuç olarak metin, hem ekonomik ve siyasi hem de dini alanlarda yaşanan adaletsizliklere ve çürümelere karşı halkın uyanık olması gerektiğini belirten eleştirel bir manifesto niteliği taşımaktadır.

Asgari ücretli çalışan ve emekli için günlerin asır gibi uzayacağı, ay başının bir türlü gelmeyeceği, rahmetli Süleyman Demirel’in söylediği gibi “Kara kışı geçirsinler de görelim” dediği günler kapımızda. Hane halkının titrediği, ellerin kombi düğmesine giderken ayrıyeten titrediği günleri, gene enflasyonun tek haneye ineceği masallarını dinleyerek geçireceğiz. Ama delip de geçecek gibi görünüyor… Hepinize merhabalar olsun. Türkiye birden büyüktür…

PKK’yı Devletle eşitleyen, hatta daha ileri gidip elebaşı iti denetçi atayan sistemler ABD Derin Devleti’nin talimatlarını, bilerek veya bilmeyerek uygulamaya devam ediyorlar. Üç kuruşluk dünya menfaati ve de kesin Yüce Yargı’yı ötelemek için yapılanlar, bir Millet’in geleceğini mahvetmektedir. “Benden sonra tufan” mantığı hepimizi istikbal acılarına hazırlamaktadır… PKK’nın siyasi kanadı DEM her zaman olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti’ne kem bakmaktadır. Barış süreci (!!!) zarar görmesin diye en önemli kitle örgütleri, birinci ağızla toplantılara çağırılmış, tembihatlarda bulunulmuştur. Peki buna karşılık muhataplar ne yapmaktadır? Birkaç örnek, konunun vahametini bütün çıplaklığıyla ortaya koyacaktır…

Leş başkanlardan Tenekehan bakın ne diyor: “Süreç başarısız olursa, Şeyh Sait vs. ne yaptıysa aynısını yaparız.” Leş kargası bak, keşke öyle bir şeyler yapsanız… O zaman bize de, onlara ne yaptıysak aynısını sizlere yapmak düşer… İçişleri Bakan Yrd.’sının ikazını dikkate almayan, sabrımızı sınayan uyarısına kulak tıkayan leş karı ise taziye çadırlarını daha da artıracaklarını söyledi. Apo İti’nin resimlerinin asıldığı çadırlar tam ibretlik. Devlet buna izin verirken, henüz hüküm giymemiş İBB Bld. Başkanı İmam’ın afişlerinin yasaklanması tam bir çelişki, hatta ötesi…

Başka bir hain, “Biz pişman falan değiliz, öyle mi görünüyoruz?” diyor. Bak burada haklısınız. Birinci süreçte de sınırda kurulan mahkemelere aynı şeyleri söylemiştiniz ama Hâkim Amcalar “Yok yok pişmansınız” deyip hepinizi serbest bırakmıştı. Bunun üzerine otobüs üstünde zafer turları atmıştınız. Değişen bir şey yok, şimdi de pişman değilsiniz; tamamen doğru, zaten biz de bunu savunuyoruz…

Başka bir leş başkan karı müsveddesi ise “Ülkeyi Gazze’ye çeviririz” diyor. Hiç durmayın, hemen deneyin. Bu Millet sakin sakin durur ama bir harekete geçerse önüne geleni azgın sel gibi yutar geçer. Bunu, Kurtuluş Savaşı’nda ittifak yaptığınız Yunanlara birlikte çok iyi bilirsiniz…

Kadim Türk şehri olan Diyar-ı Bakır’ın adını Amed yaparak bunu da bir futbol takımının adına çeviren sistemlerin ne yapmak istedikleri ortada. Dostluk ve kardeşliğin vesilesi olması gereken spor ve futbol, ayrışmanın aracı haline getirilmek isteniyor. Halkın tepkisi, Ülkesine sahip çıkanların hassasiyetleri tehdit ve sindirmelerle önlenmeye çalışılıyor… Siz, idareyi yıllarca elinde tutanlar, Allah’ın emri olan örtünmeyi nasıl Cumhuriyete başkaldırmanın üniforması haline getirdiyseniz, Amedspor üzerinden de kalkışma provalarına zemin oluşturdunuz. Kulüp yöneticilerine baskı yaparak halkın doğal tepkisine mani olamazsınız…

Gelelim bugün değinmek istediğim başka bir konuya… Din tabanlı gibi görünüp “Şirke” mesnet olan, temel oluşturan sistemlere. Tamamen zenginlik ve sömürü aracı olarak faaliyet gösteren, dindar olan ama dini bilgisi olmayan kişilerden oluşmuş kalabalıkları istismar edenlere… Düşünebiliyor musunuz? Bir medya maymunu çıkıp “Öldüğünüz zaman sorgu meleklerine, ‘Ben Nakşibendi’nin Halidi kolundanım’ derseniz direkt cennettesiniz” diyebiliyor. Peki Cenab-ı Allah ne diyor? “En ufak sevap da suç da karşılıksız kalmayacaktır.” Şimdi bu soytarı; birilerinin elinde ayıp kasetleri olan, yanmaz kefenin mucidi madrabaz, Allah’ın kurallarını iptal edip yeni kurallar mı koymuş oluyor? Hadi rotadan çıktı, yolunu şaştı; peki size ne oluyor? Bu ve bu gibilerin peşinden giderek aynı suça niye ortak oluyorsunuz? Ebediyen cehennem yakıtı mı olmak istiyorsunuz?

Yakın zamanda, adına Menzil denilen ama menzili cehennem olan sistemin sözde şeyhi ölünce olanları hep birlikte yaşadık. Miras kavgası yüzünden birbirlerini nelerle suçladılar, ne kavgalar oldu, ne toplantılar basıldı; yaşamadınız mı? “Bir lokma bir hırka” sisteminin nerelere evrildiğini görmedik mi? Hiçbiriniz Alemlerin Sultanı Peygamber Efendimizin mal varlığını, ölünce nelerin miras kaldığını incelemedi mi? Körü körüne itaat ettiniz, araştırmadınız. “Cahilliğime verin” demek sizi kurtarır mı? Aklı baliğ olan kimsenin Allah katında ayrıcalığı yoktur ve de mazereti olamaz…

Çifte standartlar bu meselede de geçerli. Bahsettiğimiz olaylar, para kavgaları herkesin gözü önünde cereyan etse de iş iktidara yakın olunca kaale alınmıyor… Ama iktidarla probleminiz varsa yargı hemen devreye giriyor; tıpkı Süleymancılar’da olduğu gibi… Bu durumda daha önceki bir yazımda söylediklerimi tekrar etmek zorundayım: Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’in Türkçesi okullarda ders olarak okutulsun. Yoksa dinsizliği din gibi satanların elinden kurtulamayız…

Hepinizi bunların değil, Hz. Muhammed’in Allah’ına emanet ediyorum. Hoşça kalınız…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!