Nazım Peker - Eğitimci/Yazar
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Trump’ın Zor Anları, Kimse Yanaşmıyor

Trump’ın Zor Anları, Kimse Yanaşmıyor

featured
0
Paylaş

Yazar Nazım Peker, İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında yaşanan gerilimi ele alarak, Washington’un İsrail’in yönlendirmesiyle girdiği bu süreçte büyük bir stratejik yenilgiye uğradığını savunmaktadır. Metne göre ABD, İran halkının rejim etrafında kenetlenmesi ve bölge ülkelerinin savaşa dahil olmayı reddetmesiyle diplomatik ve askeri bir çıkmaza sürüklenmiştir. Kaynak, Batılı müttefiklerin ve Körfez ülkelerinin desteğini alamayan Trump yönetiminin, tıpkı Vietnam’da olduğu gibi bir bataklığa saplandığını ileri sürmektedir. Ayrıca İspanya gibi ülkelerin dik duruşu ile İslam dünyasının sessizliği kıyaslanarak, mevcut tablonun küresel güç dengelerini sarsacağı vurgulanmaktadır. Son olarak yazar, bu savaşın hem İsrail’in bölgedeki hegemonyasının hem de Trump’ın siyasi kariyerinin sonunu hazırlayacağını iddia etmektedir.

 

Dünyanın ali kıran baş keseni konumunda olan ABD, İsrail’in kışkırtması ile İran’a savaş ilan etti. Gel gör ki Pentagon’daki hesap körfezde uymadı. Sevgili okurlarım! İslam ülkeleri azıcık İran’a destek verseler: İran’a dayattıkları bu savaş. hem İsrail’in hem de ABD’nin dünya üzerindeki hegomanyalarının sonu olacak.  Tanrı’nın sopası her zamanki gibi haklının yanında. İran’ın kolayca teslim olacağını, hatta İran’da iç isyan/kargaşa çıkararak parçalanacağını hesaplamışlardı.

Hesap ters tepti. ABD, tıpkı Vietnam’da olduğu gibi büyük bir çıkmazın içine düştüğünü geçte olsa anladı.

SİYONİST ABD öyle bir bataklığa saplandı ki;

 İran içerisindeki müttefiklerden yardım istedi, olmadı. İranlılar daha bir kenetlendi.

Bölgedeki Kürt terör gruplarından yardım istedi, olmadı. Kürtler biz senin maşanız değiliz dediler.

Körfez Arap krallıklarından fiilen savaşa girmesini istedi, olmadı. Girmediler.

Sahte Bayrak operasyonlarıyla Türkiye ve Azerbaycan’ı savaşa dahil etmek istedi, tutmadı.

Nato’ya Hürmüz meselesinde bir şeyler yapması için talepte bulundu, olmadı.

Çin’e şu Hürmüz’ü açmada ortak olalım dedi, Çin duymadı bile.

Rusya dahil birçok ülkeye ateşkes için arabulucu olmasını istedi, olmadı.

Medyada zafer kazanmış gibi yayınlar yaptırıp savaştan sıyrılmaya çalıştı, olmadı.

İslam ülkeleri ve İslam teşkilatlarının suskunluğuna karşın; İspanya “siktir” çekti. Üslerini kullandırmadı.

Körfez ülkeleri panikte, şimdi bu pislikten nasıl kurtulacağız derdinde. Her gün kafalarına İran füzeleri düştükçe, cehennemi yaşıyorlar, lüks yaşantıları cehenneme dönmekte.

İsrail halkı, fareler gibi sığınaklara koşmaktan bıktı, savaş karşıtı çığlıklar başladı.

ABD, halkı “Biz neden İsrail’in kışkırtması ile bu savaşa katıldık” protestolarında, “Bu bizim savaşımız değil” demekteler.

İran’ın kolay lokma olduğunu sandılar ama “Demir bir leblebi “olduğunu gördüler. İran halkının, bir Suriyeli Arap olmadığını gördüler. Rejime karşı ayaklanır dediler; bırak ayaklanmayı daha bir kenetlendiler. Yurt dışındaki İranlıların akın akın İran’a geldiklerini gördüler.

İran’a dönen bir İranlı’ya uzatılan mikrofona: “Şimdi düşmana karşı kenetlenme zamanı. Sonra kendi sorunumuzu kendimiz çözeriz.” Demesi işin özeti gibiydi.

Savaşın uzaması, İran’ın işine yarayacak: İsrail halkı, fareler gibi sığınaklarda yaşayacak. Savaşın sonlandırılması için katil Netanyahu’ya baskılar artacak. O güne kadar yaşarsa.

ABD halkıda, sapık Trump üzerinde baskı kuracak, savaşın gerekçesini yüksek sesle sorgulayacak. ABD’li askerlerin tabutları geldikçe tepki artacak, güven ve saygı bitecek. Şimdiden akşam dediği, sabah dediğini tutmayan bir Trump tipiyle karşı karşıyayız.

Bu öngörümü, ABD Ulusal Mücadele Merkezi (NCTC) direktörü Joe Kent’in, istifa ederken söyledikleri doğrulamaktadır: “ İran ulusumuz için doğrudan bir tehdit oluşturmuyordu. Bu savaşı, İsrail’in ve onun güçlü Amerikan lobisinin baskısıyla başlattığımız çok açık

Buyur buradan yak. Koskoca ABD, İsrail’in maşası mı olmuş oluyor?

Bu savaş, “Dünyada savaşları bitireceğim” diyerek seçilen: dünyaya kan ve gözyaşı getiren Trump’un da başkanlığını bitirecek gibi görünüyor.

Her şerde bir hayır vardır derler ya! Umarım bu şer, İslam ülkelerinin uyanışına ve kendi ayakları üzerinde bölgelerinde huzurla yaşamalarına vesile olur.

Bu savaş nedeniyle Müslüman liderler ile Müslüman ülkelerin Müslüman olmadığını; ümmetçiliğin ve din kardeşliğinin de laftan ibaret olduğunu öğrenmiş, 57 İslam ülkesinin bir İspanya etmediğini de görmüş olduk.

Israrla Azerbaycan ve Türkiye’yi bu savaşta tetikçi yapmaya çalışan ABD ve Trump’un; aslında küçücük İsrail’in tetikçisi olduğunu gördük.

Şunu iyi bilelim. Tanrı’nın verdiği aklı iyi kullanalım. İmam-Hatip açmakla, itibarlı yaşamakla, Hacılar Kabe’de hu der ilahisiyle, Emevi Camisi’nde Cuma kılmakla ülke yönetilmiyor. Akıl, bilim, ilim ve hür düşünce. Düşmanı silahıyla daha da üstünüyle donatılmalıyız.20.03.2026

Esen kalınız.

 

NOT: İran’ın da bu katı Molla rejiminden, bir şekilde kurtulması şart.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!