Mehmet Özkendirci
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Gündemlerden Derlemeler

Gündemlerden Derlemeler

featured
0
Paylaş

Mehmet Özkendirci tarafından kaleme alınan bu metin, Türkiye’nin güncel sosyo-ekonomik adaletsizliklerini ve hükümet politikalarını sert bir dille eleştirmektedir. Yazar, halkın yoksulluk sınırında hayata tutunmaya çalışırken milletvekillerine tanınan ayrıcalıklı emeklilik haklarını ve trafik cezası muafiyetlerini ahlaki bir tezat olarak sunmaktadır. Stratejik öneme sahip kamu varlıklarının satışı ve altyapı projelerindeki mali belirsizlikler, devlet yönetimine duyulan güvensizliğin bir göstergesi olarak vurgulanmaktadır. Ayrıca, ülkenin tarım ve hayvancılıktaki gerileyişine değinilerek, gıda güvenliği ve ithal et tartışmaları üzerinden toplumsal bir yozlaşmaya dikkat çekilmektedir. Metin genel hatlarıyla, yöneten sınıf ile halk arasındaki derin ekonomik uçurumu ve değişen siyasi öncelikleri sorgulayan bir eleştiri niteliği taşımaktadır.

 

Başka ülkelerde gündemler bizdeki gibi günde birkaç kez değişmediği için malda, malzemede…

Milletin aslının çok büyük bir kısmı açlık sınırı altında yaşamaya mahkûm edilirken, onları seçip maaşlarını ödediği vekillerin hayatları tam bir utanç vesilesi… Vekillikleri ölümden sonra bile devam edecek geride bıraktıkları eş ve çocuklarıyla… Yahu dünyanın hangi ülkesinde görülmüş iki yıl vekillik yapanlara emeklilik hakkı vermek? Torunu yaşındakilerin emekli olduğu milletin aslı; Ramazan’da şöyle susamlı yumurtalı pide alırken bin düşünüyor… Ucuz ekmek kuyruğundan dört ekmek aldığı için kendini şanslı ve mutlu hisseden bir emekli fotoğraf karesi hangi kalkınmış müreffeh ülkede görülebilir?

Vekillere son kıyak; artırılan trafik cezalarından muaf tutulmaları. Tabii trafikte itfaiye, cankurtaran gibi geçiş hakkı olanlardan saygıdeğer vekillerimizin neyi eksik? Tabakhaneye dışkı göndermek gibi işleri yoksa…

……

Yetkililerin yalanlamayıp yarım ağızla söyledikleri otoyol ve köprülerin satışları vardı. Konuya Ulaştırma Bakanı Uraloğlu bir açıklama getirdi; özrü kabahatinden büyük sayılabilecek cinsten… “Bizden önce bardak, okullarda tuvalet yoktu” diyenlerin sata sata finale getirdikleri hangi ülkedeydi?

Olmayan bir şeyi satmak Sülün Osman’a bile nasip olmadı günümüzde.

Bakan otoyol ve köprülerin bakım giderlerinin fazlalığından bahsederken buraların %80-90 kâr getirdiğini bilmiyor galiba… Devr-i AKP zamanında “Yap-İşlet-Çökert” modelli dolara endeksli borçlandırılan yapılar Mars’ta mı sanıyor?

Geçen hafta CHP’li bir belediyenin vatandaşa yedirdiği at eti iktidar kanadınca fena halde kınandı, CHP yerden yere vuruldu et içinde çip çıkınca… Oysa domuz etinin haram olduğu İslam dinini kimselere bırakmayan iktidar, domuzu kasaplık hayvan listesine ekledi. Domuz çiftlikleri çığ gibi büyüdü. Lahmacun ve köfte gibi ürünlerde kullanılan etler sorgulanmayacakmış. Sudan’dan at, eşek eti ithal ediliyor. Yakında Çin gibi böcekler, köpekler yersek şaşırmayalım. Yapay et için yirmi kadar firma başvuru yapmış bir zamanın tarım ve hayvancılık ülkesinde. Evet, meşhur bir siyasetçimizin dediği gibi: Nereden nereye…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!