Mehmet Edip Ören, kaleme aldığı bu metinde Türkiye’nin siyasi labirentlerini, yaklaşan seçim atmosferini ve ekonomik istismarları eleştirel bir dille analiz etmektedir. Yazıda, akaryakıt zamları üzerinden yapılan fırsatçılıklar ve küresel güçlerin yerel siyaset üzerindeki stratejik yönlendirmeleri sert bir üslupla sorgulanmaktadır. Özellikle Devlet Bahçeli’nin ani siyasi manevraları ve Cumhuriyet Halk Partisi içerisindeki “kripto” olarak nitelendirilen aktörlerin gizli ajandaları üzerinde durulmaktadır. Yazar, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş gibi isimlerin siyasi tasfiye süreçlerini, muhalefetin iktidarla olan örtülü iş birliğine dayandırarak açıklamaktadır. Türk milliyetçilerinin birleşememesini bir talihsizlik olarak gören metin, ülkenin kaderini belirleyen derin operasyonlara karşı okuyucuyu uyarmaktadır. Sonuç olarak eser, güncel politikanın görünen yüzünün ardındaki karmaşık çıkar ilişkilerini ve samimiyetsiz dönüşleri deşifre etmeyi amaçlamaktadır.
Üçüncü Cemre de takvimin derinliklerine doğru yoluna çıktı. Baharın başlaması için ufak tefek çakıl taşlarından başka bir engel kalmadı.
Gene Mart’ın dokuzu, ondördü; Avril’in beşi, kuğu, filizkıran, çaylak fırtınası derken, bir de bakacağız yaz gelmiş.
Geride kalan tek şey, saçlarımıza düşen Cemre’ler olacak… Hepinize merhabalar olsun. Türkiye birden büyüktür…
Kimse beklemesin. Tarzımı biliyorsunuz. İran işine girmeyeceğim. Zaten öğürmek üzere olduğunuzu biliyorum. Bir iki ufak şeyle geçip gideceğim.
Savaşın uzun sürmesi mümkün değil. Bu arada başta Hükümet ve fırsatçılar olmak üzere, herkese gün doğdu.
Teferruat, Bayramdan sonra; şimdilik iki örnek: Sanki petrolü sabah 80 $’dan alıp öğlen o fiyata satıyormuş gibiyiz.
Elimizde aylar yetecek stok var. Bunları Rusya’dan 30-40 $’a, serbest piyasadan 59-60 $’a aldık ama 80-100 $ üzerinden fiyatlayıp satacağız… Zam yapmasak değişen bir şey olmayacak, iki ay sonra tekrar ucuz petrol alacağız ama aradaki birkaç ay zamlı fiyatlarla vole vurulacak… Önümüz Bayram.
Otobüs firmalarını takip edin. 500 TL’lik yolcu %10 zamla 550 TL maliyete çıkar ama zam gerekçesiyle sizlerden neler talep edilecek göreceğiz… Akaryakıt zamlandı, domatese kilo başı 10 kuruşluk fark çıktı ama sizlere bu gerekçeyle ne zamlar yapılacak… İran kaynaklı olaya herkes saldırsın, ben daha sonra toparlayacağım…
Son yüzyıl Türk siyaset tarihinin en esrarengiz tipi Devlet Bahçeli, cürmüne bakmadan Ülke’ye ayar vermeye devam ediyor.
%5-9 aralığındaki oy oranıyla siyasete hükmetmesi; derin güçlerden, tetikleme, katalizörlük görevi almasından kaynaklanıyor.
Milletin talihsizliği bir yana, şahsi utancım peşimi bırakmıyor… Apo İt’i, İ.
Melih derken bir de bu canlı cenazenin kökeni Siverek-Urfa çıkmasın mı.
Peygamberler Şehri’ne reva mı… Ben inanmıyorum ama güvenilir kimse ve yazarlar, kökenindeki Ermenilikten (affedersiniz) bahsediyor… Apo itinin (Artin) de Ermeni olması ile bir bağ kuranlar bile var.
Yok artık diyeceğimiz ve de iltifat etmeyeceğimiz bu lafları bir kenara bırakarak yazımıza devam edelim… Geçtiğimiz günlerde hayat gayesini özetledi… Apo İt’i dışarı çıkacak, Ahmet’ler göreve iade edilecek, Selo’lar evine dönecek gibi çoğu kimseye hümanist gelecek bir sürü laf geveledi.
Müstakil bakıldığında belki taraftar bulabilir ama Zat’ın seçimden önce HADEP önünden geçenleri bile hain ilan etmesi, kapatmıyor diye Anayasa Mahkemesi’nin kapatılmasını istemesi düşünüldüğünde; bu kadar değişim, bu kadar kısa zamanda nasıl oluyor diye hayretlere düşüyoruz.
Kabul edilemez olayların tek izahı olabilir: Küresel politika değişiklikleri dizayn eden derin güçlerin talimat vermesi… Önümüzde yaklaşan bir seçim var.

Çok hassas şekilde takip edilen anketler istenilen sonuçları doğuramayacak durumda kalırsa, hiç kimse tereddüt etmesin, yüz seksen derece dönüşler olabilir.
Mesela Canlı Cenaze, elinde ip, “Apo’yu asın” diye ortaya çıkabilir… Her halükarda, alkışlayacak zerzavatın oluşu bu keskin dönüşlerin teminatıdır.
Bir etli kemik çorbasının hayali bazı kimselerde farklı sonuçlara sebebiyet verebilir. Bir şeyi daha merak ediyorum.
Feti Efendi, İmralı ziyaretinde ne yaptı? Apo İt’ine sarıldı mı, sırtını sıvazladı mı? Yoksa elini mi öptü?
Bunların videosunu seyretmesek bile olanları bilmemiz gerekiyor. Hani her şey halkın gözü önünde olacaktı?
Hani halka rağmen bir şey olmayacaktı… Komisyon görevini tamamladı. Şimdi sıra TBMM’de. Esas ak koyun kara koyun burada belli olacak.
En önemlisi Kriptolar deryası CHP ne yapacak? Hiç düşünüp kafanızı eskitmeyin, ben söyleyeyim.
Olay direkt değil, etrafından dolaşılarak halledilecek… Hani Kızılay’ın efsanevi Başkanı vardı ya… Hani hatalı olmasına ve de bir genci öldürmesine rağmen tek gün bile tutuklanmayan kızımızın babası var ya… Ne demişti? “Vergi kaçırmadık, vergiyi dolandık” hatırladınız mı… İşte bu şekil dolanılacak.
AYM, AİHM üzerinden iş çözülecek. “Ne yapalım, bu kararlara uymamız gerekiyor” denecek ama şu ana kadar uyulmadığından hiç bahsedilmeyecek…
Bakın, muhalif herkes, Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olmasından sonra davaların siyasi olduğu ispat olmuştur diye feveran etmeye başladı… Kimse boş çabalara girip herkesçe malumu tekrara teşebbüs etmesin.
Sistem bütün bunları biliyor ve kabul ediyor. “Bana muhalefet eden herkesi yargı sopasına emanet ederim” diyor, bunu da saklamıyor, alenen yapıyor.
Esasında kaybetmemek için yapacağı başka bir şeyi de yok. Bu sistem gereğini yapıyor da, sözüm ona ana muhalefet ne yapıyor… Çok net ve kesin olarak çanak tutuyor.
ABD derin sisteminin şu anki desteğini ve de olmaz ise ikinci tercihini biliyor.
Nereden mi… Hamburgerci resmen iletti… Bu yüzden gaz alıcı kayıkçı kavgalarıyla durum idare ediliyor.
Yapılan mitingler ise Küçük Kripto’nun, Ekrem İmam üzerinden kendi propagandasıdır… O da bilmiyor mu?
Bütün davalar beraat ile sonuçlansa bile İmam seçime katılacak şartlara haiz değil; şu an o da alınmaz ise sadece lise mezunu… Kart Kripto (Kemal Kılıç), mutlak butlan kararını bekliyor.
Lazım olursa kendisine verilecek göreve ininde hazırlanıyor. Küçük Kripto Özgür, defalarca söylediğim gibi, acele ile hiç gereği yokken CB adayı olarak Ekrem İmam’ı kurtların önüne atıp parçalattı.
Bu işin erken olması, Ekrem’den daha pırıl pırıl olan Mansur Başkan’ın yok edilmesine muazzam bir zaman sağladı.
Bu çerçevede altyapı oluşturulmaya başlanıldı bile. Küçük Kripto, bir gün önce makbul olan Keçiörenliyi yolsuzluklarla suçlayınca, arkasından MHP Genel Başkan Yardımcısı direkt olarak Mansur’u işaret edince, bu işle kimlerin görevlendirildiği açığa çıkmış oldu.
Mansur Başkan’ın elimine edilmesindeki birinci görevli Küçük Kripto Özgür’dür.
Kimse kafasını kuma gömüp fanatizmin esiri olmasın… “Her şey Türk için, Türk’e göre, Türk tarafından” fikri etrafında bir araya gelemeyen Türk Milliyetçileri de bu işin tali sorumluları arasındadır, biline…
Yarına inşallah. Şimdilik hepiniz Yaradan’a emanet olun. Hoşça kalınız…