Örüntü

featured

Lütfullah Kaleli’ye ait metin, Türkiye ve Türk dünyasını hedef alan sistemli bir örüntüyü ve bu tehlikelere karşı alınması gereken tedbirleri ele almaktadır. Yazıda; ülkemize yönelik silah ambargolarından iç savaş girişimlerine, ekonomik saldırılardan komşu devletlerdeki kargaşalara kadar pek çok olumsuzluğun birbiriyle bağlantılı olduğu vurgulanmaktadır. Özellikle Türkiye-Azerbaycan dayanışmasının bozulmak istenmesine dikkat çekilirken, bu tür fitne hareketlerinin Turan coğrafyasındaki işbirliğini engellemeyi amaçladığı belirtilmektedir. Yazar, Cumhur İttifakı’nın stratejik bir devlet projesi olduğunu savunarak, Türk devletlerinin her türlü tehdide karşı hazırlıklı ve güçlü durması gerektiğinin altını çizmektedir. Sonuç olarak metin, Türk milletinin birlik ve beraberlik içinde hareket etmesinin önemini hatırlatarak, devletin bu oyunları boşa çıkaracak kudrete sahip olduğunu ifade etmektedir.

Örüntü: Olayların, seslerin, nesnelerin, sayıların, şekillerin ve (düşüncelerin) belli bir kurala göre düzenli bir şekilde tekrar etmesi veya birbirini takip etmesidir. Örüntüyü veya örüntüleri çözmek için örüntünün kuralını bilmek gerek.

Yeryüzünde öyle sıralı olaylar, söylemler gelişiyor ki birden fazla örüntü ile karşı karşıya olduğumuz anlaşılıyor. Örüntülerden sadece birini ele alacağım ve örüntüdeki birkaç olayı açıklamaya çalışacağım.

Örüntüdeki olaylar: Türkiye’nin ateş çemberine alınması, komşu devletlerin parçalanma girişimleri, iç savaşlar, Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesiminin inatla silahlandırılması, Türkiye’ye silah ambargolarının sürmesi, Türkiye’nin yardım ettiği ülkelerin inatla düşman saflarına yaklaşmaları veya düşmana koz vermeleri, bölünmeye yol açabilecek, kardeşliği zedeleyecek söz ve davranışların piyasaya arz edilmesi, görünür veya görünmez usullerle Türk ekonomisinin sürekli saldırıya uğraması ve Suriye’de (Haseke’de meydana gelen olaylar) ilk akla gelenler. Örnekleri çoğaltmayı takdirlerinize bırakıyorum.

Yunanistanlı yöneticilerin inatla silahlanmaya yönelmeleri (ithalata dayalı), tehdit ve hakaretlerin dozunu giderek artırmaları; ateş çemberinin tamamlanmak üzere olduğunun alameti olmalı.

İsrail’in saldırıları ve Türkiye hakkındaki düşünceleri ile Yunanistan’ın tavrı birbiri ile bağıntılı. ABD, İran’daki azınlıkları kullanmaya çalışıyor; Irak’taki azınlıkları kullandığı gibi. Aynı yöntem Türkiye’de kullanıldı, başarıya ulaşamadı; ancak tamamen terk edilmedi.

Türk dünyasını parçalamak için girişimler ısrarla sürüyor. Son olarak, İlham Aliyev’in bir sözü çarpıtılarak (ekleme ve çıkarmalar yapılarak) sosyal medyada servise sunuldu. Aynı anda Azerbaycan’da tamamlayıcı olacak şekilde Türkiye aleyhtarı söylemler icat edilip piyasaya sürüldü.

Amaç, T.C. devletinin soluk borusunu tıkamak, Turan ellerinden gelebilecek yardımların önünü kesmek, Türk devletleri arasındaki dayanışmayı ve olası ticari gelişmeleri engellemek. Her iki devlet de çok dikkatli olmalı, düşmanın eline koz vermemeliler. Özellikle Azerbaycan devletimiz daha çok dikkatli olmalıdır. Tarih boyunca Kafkaslar vazgeçilmez bir geçittir. Türk topraklarında Ermenistan’ın kurulması ve haritasının çizilmesindeki incelik her an gözden uzak edilmemelidir. Türkiye-Azerbaycan dayanışması, birçok kahredici oyunun önüne geçmektedir.

İsrail’in çıkarlarına az veya çok ters düşen ülkeler hızla karıştırılıyor veya tehdit ediliyor. Örneğin: İngiltere’den ayrılmak isteyen kesimlerin yüksek sesle dillendirilmesi, Suriye’ye yanaşan Fransa’nın karıştırılması, Türkiye’ye yaklaşan ve İsrail’le ters düşen İspanya’da erken seçim kararının alınması, Alman BND’sinin eski başkanının tutuklanması düşündürücüdür.

Tüm bu gelişmeler olurken “Acaba Türkiye unutuldu mu?” diye aklımdan geçirirken, yönetim zafiyetine yol açma olasılığı olan fon olayının, fonlananlarca istismar edilmeye çalışılması ve amacın yön değiştirerek yönetimi hedefe koyması dikkatlerden kaçırılmamalıdır. Olayın zamanlaması ve niteliği örüntünün parçası olma olasılığını artırıyor.

Ha, biraz da kendimi savunayım. Benim yüreğimde yalnızca devletime olan aşkım, ulusuma olan sevgim bulunur; başka sevgiye yüreğimde yer yok! Cumhur İttifakı bir devlet projesidir. Yazılarımın devletin projesi ile uyum içinde olması kaçınılmazdır. Çünkü ben devletim nerede isterse orada konuşlanırım. Sevgili bir okurumun bir yorumdaki yaklaşım tarzı beni kendimi anlatmaya zorladı.

Gelelim T.D.T.’ye… Gümrük birliği, ortak para, ortak savunma, ortak savunma sanayii, ortak eğitim, ortak niteliklere sahip orduların oluşturulması, ortak komuta sisteminin tesis edilmesi ve daha birçok şey dileğimdir. Aleyhimize tesis edilen birçok örüntü, bizi karşı önlemler almaya zorluyor.

Türkiye’de ve Azerbaycan’da servise sunulan fitne hareketinin işlevsiz kılınması İsrail’de olacaktır. Türk devleti olaya hakimdir, çareleri çoktan üretilmiştir. Tüm yurtseverler arkalarına yaslanıp kahvelerini yudumlamaya hazırlanmalıdır.

Siz okurlarıma bir soru yönelteceğim: Aleyhimize örüntü düzenleyenlerin yakında kalp krizi geçirmeleri büyük olasılık. Acaba insaniyet adına kalp ilaçları göndermek için bir kampanya başlatılmalı mı, ne dersiniz?

Dilde, fikirde, işte birlik olma zamanı; “İşimiz aşımız kimseden sorulmaz” demenin tam sırası. Sevgili yurttaşlar, sıkı durmanın tam vakti!

Görklü Çalap’ımızın görkemli selamları, “Dilde, fikirde, işte birlik; işimiz aşımız kimseden sorulmaz” diyenlerin üzerine olsun, vesselam.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!