Köşe yazısında, Türkiye’deki FON yolsuzluğunun sıradan bir suç olmayıp, ülkenin dikkatini dağıtmayı ve ekonomisini zayıflatmayı hedefleyen dış kaynaklı bir sabotaj olduğu savunulmaktadır. Yazara göre bu olayların arkasında İsrail, MOSSAD, FETÖ, CIA ve MI6 gibi yapıların parmağı bulunmakta olup, amaç Türkiye’nin kalkınmasını engellemektir. Devlet aklı bu tehlikeleri önceden fark ederek gerekli tedbirleri almış ve kriz yönetimi konusunda kararlı bir duruş sergilemiştir. Karşılaşılan bu dış tehditler karşısında vatandaşların ve siyasi partilerin birlik ve beraberliğini koruması hayati bir önem taşımaktadır. Siyasi rekabetin milli birliğe zarar vermemesi gerektiği vurgulanırken, devletin bu süreçten güçlenerek çıkacağı ve hedeflerine yürümeye devam edeceği ifade edilmektedir.
Irak ve Suriye’deki gelişmelere paralel olarak, Türkiye’de parayla ilgili gelişmeler yaşanıyor. Para dedimse, kamuoyunda bilinen adıyla FON yolsuzluğu! Olay sıradan hırsızlık-yolsuzluk değildir.
Burada amaç; T.C. devletinin dikkatini dağıtmak- enerjisini içe yöneltmek-ekonominin bölünmesini sağlamak-ekonomiye sabotaj yapmak-piyasada bozgunculuk yapanları kullananlar var. (Bu kullanıcılar afişe etmeli- -iç sorunları ile boğuşturmak. Diğer bir deyişle kendi içine hapsetmek. Eskiden koalisyon krizleri ile bu işi yapıyor, siyasetçileri şekillendiriyorlardı. Kadın ve yolsuzluk araçları ile istediklerini elde etmenin çaresini buluyorlardı.
Son olayda para söz konusu olunca, İsrail önce akla gelir. ABD’yi ve yöneticilerini esir alan İsrail; para, kadın, cinsel ahlaksızlık ve yamyamlığı kullandı. Bizdeki fon olaylarının bir adım gerisinde MOSSAD’ın olduğunu düşünmemek elde değil.
Bazı köşe yazarlarının benimle aynı anlayışta olması memnuniyet verici. Fon yolsuzluğunun mimarlarından biri de FETÖ’dür.[1] FETÖ; CIA ve MOSSAD ile bağlantılı. Son olarak Fetullah’ı MI6, CIA’ya devretmişti.
Suriye’de İsrail’in hassas yerleri bombalaması- Türkiye’nin Suriye’ye her alanda yardım etmesi ve koruması –fon olayı ile birlikte düşünülmelidir. Irak’tan ABD’nin çekilmesi oranın patlamaya hazır bombaya dönüşmesi an meselesi iken-Fon olayının tezgahlanması –zamanlaması dikkat çekici!
Adamlar; Türkiye’nin başını kaldırmasını, sonuç almasını istemiyorlar! Bundan sonra da, Şeytan’a ders olacak yeni hamlelerin gelmesi beklenmelidir. Fon olayının patlayacağını devlet aklı çok önceden haber almış, nasıl davranılacağını ve ne önlemler alınacağını belirlemiştir.
Devletin yetkili makamlarınca yapılan beyanlar- önlemlerin, alındığı alınacağı, doğru, hızlı açıklamasından, devletin ön aldığı anlaşılmaktadır. Devletin makamları- yetkilileri olayın tasnifini yapmış ve tutumunu net olarak ortaya koymuştur. Cumhurbaşkanlığı makamınca yapılan açıklamalar özenle yapılmış beyanlardı.

Yazılarımda sıkça belirttiğim, her alanda birlik ve beraberliğimizin önemi; devletimizin organlarınca ve basında vurgulanmaya başlanması hoş gelişmelerden biridir. Devlet aklı bu krizden de yarar elde edecektir. Devletimiz kriz yönetiminde eşsiz deneyimlere sahiptir. Düşmanlarımız bu girişimlerden de havasını alacaktır. Yeter ki, ulusum düşmanın hilelerine kanmasın! Birlik ve beraberliğini bozacak eylem ve düşüncelerden uzak durmasını bilsin!
İşin sırrı; birlik ve beraberliğimizi korumakta– cephe gerisini sağlam tutmaktadır. Birlik ve beraberliğin korunmasına, siyasiler-siyasi partiler öncülük etmeli- Devletin birliğini temsil eden makama saygı göstermeli- Devlete güvenmekte örnek oluşturmalılar. Muhalefet (rekabet) başka! Milli birliğin incitilmesi başka şeydir. Siyasi partiler daha dikkatli olmalılar.
Devletimizin işlerinin kolaylaştırılması ile, sizlerin rahatça muhalefet yapmanız doğru orantılıdır. Sisteme zarar verecek söz ve davranışlardan dikkatle kaçınılmalıdır. Kendi ayağına sıkmanın anlamı yok. Muhalefet akıllıca yapılmalıdır.
İçimizdekiler de, dışımızdakiler de, isteseler de istemeseler de devletimiz istediği sonucu mutlaka alacaktır. Kızıl Elma’ya yürümeye devam edecektir. Turan ellerinde ortak savunmaya –ortak eğitime- ortak para birimine-Ortak tarihin gün yüzüne çıkacağı güne- ortak üretimlerin –ortak kararların alınacağı günleri; çok uzun zaman geçmeden göreceğimizi umuyorum. Kutlu günlerin gelmesini iple çekiyorum.
Eskiden atalarımız şöyle dua ederlerdi: “Çalap’ım bizleri düşman eline düşürme! Bizleri düşman elinde zebun(perişan) eyleme!” Tüm yurttaşlarımız atalarımızın bu duasına amin demeli, Birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek (güçlendirmek) için ellerinden geleni artlarına bırakmamalıdırlar.
Yurttaşlarımız, Fon yolsuzluklarına değişik açılardan bakmalı-perde arkasını, çok zor şartlarda da tespit etmeli, asıl niyetleri görmelidir. Ben de Fon olayını sizler için bir başka açıdan ele aldım.
Görklü Çalap’ımızın görkemli selamları, düşmanlarımızın gerçek niyetlerini sağlıklı olarak gören-görmeye çalışan- düşmanın oyuncağı olmamak için her çareye baş vuran –Aklından en üst düzeyde yararlanan tüm yurttaşlarımızın üzerine olsun vesselam.
[1] Selim Çoraklı,28/9/2026, Dikgazete









