Hasip Sarıgöz

Bayrak…

featured
0
Paylaş

Bu makale, AKP hükümeti döneminde Türk bayrağına yönelik gerçekleştirilen çeşitli saygısızlıkları ve saldırıları sert bir dille eleştirmektedir. Yazar, Paris’te öldürülen PKK militanlarının cenaze süreçlerinden başlayarak, Diyarbakır’da ve askeri kışlalarda şanlı bayrağımızın indirilmesine kadar uzanan bir dizi olayı kronolojik olarak aktarmaktadır. Devlet otoritesinin bu eylemler karşısında sessiz kalması ve müdahale etmemesi, milli onura sürülmüş bir leke ve siyasi bir zafiyet olarak nitelendirilmektedir. Bayrağın sadece bir bez parçası değil, bir milletin namusu ve şerefi olduğunu vurgulayan kaynak, yaşananları köklü bir milliyetsizlik sorunu olarak tanımlamaktadır. Sonuç olarak yazar, toplumun milli değerlerine ve vatanın sembollerine sahip çıkması gerektiğini belirterek halkı duyarlılığa davet etmektedir.

 

Tarih: 09 Ocak 2013…

Ülke: Fransa.

Yer: Başkent Paris, “Kürdistan Enformasyon Bürosu” idi.

Yani daha Türkçesi, Türkiye aleyhinde faaliyet gösteren bir “Fesat Yuvası”ydı.

Tahminlere göre akşamın alaca karanlığında veya gecenin bir vaktinde, iyi korunan ve şifreli bir sistemle ancak girilebilen bir binaya kolayca giren kişi veya kişiler, o sırada Kürdistan Enformasyon Bürosu’nda bulunan üç PKK’lı kadın teröristi, başlarına sıktıkları birer kurşunla oracıkta öldürdüler. Yani su testileri suyolunda kırılmıştı.

Adları: Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Sönmez idi…

AKP tarafından Türkiye’ye getirilmelerine izin verilen bu teröristlerin cenazeleri, aslında Kahramanmaraş, Mersin ve Tunceli’de toprağa verilecek olduğu halde, ne hikmetse cenazelerin hepsi önce Diyarbakır’a getirildi.

AKP tarafından güvenlik güçleri sağduyuya çağırıldığı için, polis ve asker sokaklardan çekildi. Ve Diyarbakır böylece bölücü örgüte terk edildi… Güvenliği ise, polisin yerine güya BDP’liler sağlayacaktı!

Cumhuriyet tarihimizde ilk defa, şanlı Türk Bayrağı, Diyarbakır Bağlar Hastanesi’nin önündeki asılı olduğu gönderinden indirilerek yerine PKK paçavraları asıldı.

Gönderine PKK paçavraları çekilen bu hastane, AKP Hükümetinin bir milletvekili olan Galip Ensarioğlu’na aitti!

“Hemşerim hayırdır?” diyen olmadı!

Tarih 02 Aralık 2013 idi.

O gün, Diyarbakır’da BDP’nin Gençlik Meclisi Kongresi düzenleniyordu… Bu kongreye katılan bayraksızlar tarafından, gönderinde nazlı nazlı dalgalanmakta olan al bayrağımız, gönderinden indirilerek yerlere çalındı.

Bilinir ki, “cezasız kalan her suç kendini büyüterek tekrar eder”. İşte bu düstur her konuda olduğu gibi, bu konuda da kendisini defalarca tekrar ederek ispat edecekti.

Bu sefer, takvim yaprakları 8 Haziran 2014’ü gösteriyordu ve yer, yine Diyarbakır’dı.

Diyarbakır’ın Lice İlçesi’nde yolu trafiğe kapatan terörist bir grupla güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada ölen Ramazan Baran’ın cenaze töreninden sonra olaylar çıktı. Gösteriler Diyarbakır merkezde de devam etti. Yüzleri kapalı bir grup, Diyarbakır’da 2. Hava Kuvveti Komutanlığı’nın arka kapısının olduğu bölgedeki duvardan atlayarak kışla içinde direkteki Türk Bayrağı’nı indirdi!

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa bir kışlamızın içine kadar giriliyor, bayrak direğine tırmanılıyor ve şanlı bayrağımız asılı olduğu direkten ipleri kesilerek alınıyor ve yere fırlatılıyordu!

Bu büyük millet Kıbrıs’ta dahi böyle bir şeye izin vermemiş ve bayrak direğine tırmanan Rum, atılan tek kurşunla şah damarından mıhlanmıştı. Ama her ne hikmetse bu sefer bayrağa uzanan hain elleri kırmaya kimsenin yüreği yetmemişti.

Olaydan sonra AKP’li Bülent Arınç tarafından yapılan açıklama ise çok manidar ve hatta bir itiraf niteliğindeydi. Bülent Arınç diyordu ki: “Sabırla olayları takip ediyoruz. Eğer sabır, hükümetin siyasi iradesine bağlılık olmasaydı bayrağı yere indirmeye cüret eden insana cezası o anda verilebilirdi”

28 Haziran 2014 idi. İstanbul, Gaziosmanpaşa’da özel bir hastanenin önündeki Türk bayrağın ipleri kesilerek indirdi. Kimseden tık çıkmayınca aynı kişi, Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün önündeki Türk bayrağını da indirmeye kalkıştı.

Sonra, Suriye’deki Türk toprağı olan Süleyman Şah Türbesindeki bayrak indirildi. Etrafı IŞİD’li Allahsız ve kitapsızlarca kuşatılmış olduğu halde o bayrağa el uzatmaya hiç kimsenin gücü ve cesareti yetmeyince, Türbe’nin başında çekili olan bayrak bizzat AKP hükümetince indirildi. Operasyonun adı “Şah Mat Operasyonu” idi.

Bitti mi?

Ne yazık ki, hayır! Bu gözler daha neler gördü…

11 Mayıs 2023 günü, Cumhur İttifakı’nın Batman’da mitingi vardı. Erdoğan ve ittifak ortağı Hüda Par Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nun katıldığı miting sonrası,  Türk bayrakları değersiz bir çöpmüş gibi çöplere atıldı. Bunun dışında birden çok AKP mitinginde, bayrakların üzerine oturulduğunu, sofra bezi gibi yere serildiğini ve seccade gibi kullanıldığını da gördük!

Peki, sadece Türk bayrakları mı çöpe atıldı. Ne yazık ki hayır. Türk bayraklarının yanı sıra “tek millet iki devlet” dediğimiz Azerbaycan Türkü’nün bayrakları da çöpe atıldı. AKP’nin Ermenistan açılımı döneminde, güya ülkeler arasında dostluk kurmak için Türkiye ve Ermenistan milli takımları Bursa’da bir maç yapmıştı. Maça sokulmayan Azerbaycan bayrakları da fütursuzca çöpe atılmıştı. Çünkü bazıları için bayrak aynı demokrasi gibi, bir amaç değil, sadece bir araçtı!

Bayrak bir milletin canı, namusu, şerefi, haysiyeti, onuru ve her şeyidir.

Şimdi Nusaybin’de bayrağımızı indiren bayraksızlara soruyorum:

Bunu yaparak ne kazandınız?

Sadece nefretimizi!

Devam ederseniz hışmımızı da kazanacaksınız.

Bunu yaparak bizim nazarımızda; kardeşlikten ve yurttaşlıktan da çıkmış oldunuz.

Bunu unutacağımızı sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Bilesiniz ki kahpeliğin bahanesi ve ihanetin de telafisi olmaz.

İnsanların arasına nifak tohumları ekenler, meydanları kan gölüne çevirenler, kandan ve kinden beslenen kirli elleriyle, gönderlerdeki şanlı bayraklarımıza el uzatma cüretini gösteren ve bayrağı sadece bir bez parçasından ibaret sanan ahlaksız, milliyetsiz, beyinsiz, bayraksız ve vatansız asalaklar…

İşte sizler, ancak ve ancak sözüm ona bu uygar dünyanın modern Nemrutları ve çağdaş Yezitleri olabilirsiniz.

Peki, bu bayrak problemleri neden hep AKP döneminde ortaya çıktı?

Neden hep AKP döneminde, cezasız kaldı?

Sorgulamak hakkımızdır.

Sorgulamak ve daha sonra da, eğri oturup doğru konuşmak görevimizdir. Bu ülkedeki bayrak sorunu, yalnızca bölücü terörün ortaya çıkardığı bir sorun değildir.

Bu ülkedeki milliyet ve bayrak sorunu aslında, başını AKP’nin çektiği bir Siyasal İslam sorunudur.

Derler ki, “derebeyi göz yummazsa eşkıya kervan basamaz”. Bu, zımni bir göz yumma sorunudur.

Bu bir yobazlık sorunudur.

Bu bir Milliyetsizlik sorunudur.

Kıbrıs’ta bayrağa uzanan eli şah damarından vuran Türk töresinden, askeri kışlanın içindeki bayrağın bile indirilmesi töresizliğine uzanan; Hasan Kundakçı gibi Özde Paşalardan, günümüzün sözde paşalarına evirilen bu uğursuz süreç, ne yazık ki bir AKP sorunudur.

Âşık Sefai’nin dediği gibi:

“Bayraksızlar, bayraksızlar!

Yere düşse, bayrak sızlar!

Nerden bilsin kıymetini?

Soysuz sopsuz bayraksızlar…”

Gün milliyetimize, devletimize, vatanımıza ve bayrağımıza sahip çıkma günüdür.

Gün her yeri ay yıldızlı al bayraklarla donatma günüdür.

Sevgiyle, saygıyla ve bayrakla kalın.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!