Bora Kaplan suç örgütü davasında hem sanık hem gizli tanık olan Serdar Sertçelik’in polisleri suçlayan ifadeleri ve yurt dışına kaçışı sonrası kritik bir gelişme yaşanmıştır. Sertçelik’in kaçışında ihmali olduğu ve kumpas kurduğu iddia edilen, aralarında emniyet müdür yardımcılarının da bulunduğu 11 polis hakkında açılan davanın, ana davayla birleştirilmesine karar verilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ve ilgili ağır ceza mahkemelerinin onayladığı bu fiili irtibat kararı neticesinde; suç örgütü üyeleri ile operasyonu yapan polisler Nisan ayında aynı davada birlikte yargılanacaktır.
Bora Kaplan suç örgütü davasında hem sanık hem gizli tanık olan Serdar Sertçelik’in Türkiye’ye geldikten sonra verdiği ilk ifadesinde, operasyonu yapan polisler ile soruşturma savcısını suçlamasının ardından şok bir gelişme daha yaşandı.
Bora Kaplan operasyonunu yapan ancak Serdar Sertçelik’in yurt dışına kaçmasında ihmalleri olduğu suçlamasıyla yargılanan polislerin davasının, Bora Kaplan davasıyla birleştirilmesi kararlaştırıldı.
Serdar Sertçelik’in yurt dışına kaçtıktan sonra yaptığı açıklamalarda; M7 kodlu gizli tanığın kendisi olduğunu belirterek, söz konusu ifadeyi polislerin kurguladığını, ayrıca kendisinden bazı siyasilerin adını vermesini istediklerini öne sürmesi, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin de bu operasyonu “MHP, AKP ve Cumhur İttifakı’na darbe” olarak nitelendirmesinin ardından Bora Kaplan operasyonunu yapan polisler önce açığa alınmış, sonra tutuklanmıştı.

3 ila 5 ay tutuklu kalan, aralarında Ankara eski Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, eski KOM Şube Müdürü Kerem Gökay Öner, Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan, komiserler Gökhan Karaca, Metehan İlkyaz ve Ufuk Gültekin’in de bulunduğu toplam 11 sanık hakkında; “suçluyu kayırma, görevi kötüye kullanma ve göreve ilişkin sırrın açıklanması, yargı görevini yapanı etkileme” suçlamasıyla açılan dava, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlanmıştı.
Ancak dört celse sonra mahkeme, geçtiğimiz 17 Eylül’de “görevsizlik” kararı verip dosyayı Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndermişti.
Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nin de “karşı görevsizlik” kararı alması üzerine görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’ne gönderilmesine hükmedilmişti.
İşte bu konuda şu gelişmeler yaşandı:
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi, 9 Ocak’ta oy birliğiyle 6’sı polis 11 sanıklı davanın; “dosya içeriği, sanıkların üzerlerine atılı suçların niteliği, iddianamede olayların anlatılış biçimi ve Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nin görevsizlik kararındaki gerekçeler” nedeniyle Bora Kaplan operasyonunu yapan polislerin yargılandığı davanın Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesine oy birliğiyle ve kesin olarak karar verdi.
Davaya bakmakla görevlendirilen Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi ise 9 Şubat’ta Bora Kaplan ana davasına bakan 32. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazı yazarak;
“İki dosya arasında hukuki, şahsi, fiili bağlantı bulunduğunun, yargılamanın birlikte yapılması ve delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin” değerlendirildiğini bildirip, polislerin davasının ana davayla birleştirilmesi için muvafakat istedi.
Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi de bugün gönderdiği cevabi yazıyla, “fiili irtibat” nedeniyle iki davanın birleştirilmesine muvafakat verdi.
Özetle; Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu’nun 21 Ekim’de;
61 sanıklı Bora Kaplan ana davasında verilen cezaların bir bölümünü bozması, ayrıca polisler ile Serdar Sertçelik hakkında açılan diğer davaların da ana davayla birleştirilmesi yönünde karar alması nedeniyle, Nisan’da yeniden görülmesine başlanacak davada Bora Kaplan, Serdar Sertçelik ve eski KOM polisleri hep birlikte yargılanacak.