Müyesser Yıldız
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. İmralı tutanakları ve kilim!..

İmralı tutanakları ve kilim!..

featured
0
Paylaş

Bu makale, teröristbaşı ile yapılan görüşme tutanaklarının sızdırılması ve sonrasında yaşanan siyasi tartışmaları ele almaktadır. Kaynak, resmi makamlarca paylaşılan özetlerin içeriğinin kasıtlı olarak değiştirildiği ve bazı önemli kısımların gizlendiği iddialarına odaklanmaktadır. Devlet Bahçeli’nin teröristbaşından gelen bir kilimi hediye olarak kabul etmesi ve ona yönelik kullandığı ifadeler, sürecin meşrulaştırılması çabası olarak nitelendirilmektedir. Yazar, bu gelişmelerin terör örgütünün Suriye koluna yönelik tavizler içerdiğini ve kamuoyunun bu sürece alıştırılmaya çalışıldığını savunmaktadır. Nihayetinde yazı, meclis çatısı altında yürütülen bu faaliyetlerin yasal bir düzenlemeye zemin hazırladığını vurgulayarak eleştirel bir tablo çizmektedir.

 

Emperyalizme karşı mücadeleyi veren Gazi Meclis’i, emperyalistlerin maşası teröristbaşıyla muhatap kılmayı amaçlayan, üç milletvekilinin 24 Kasım’da yaptığı görüşmenin ham tutanağı 60 sayfanın üzerindeyken, birileri bunu 16 sayfaya indirdi.

Sonra da başı sonu, önü arkası anlaşılmaz bir şekilde 4 sayfada özetlenip açıklandı.

O dört sayfa açıklandığında DEM cenahı, görüşme içeriğinin bu tutanaktan farklı olduğu iddiasında bulununca ilk tepki gösteren; “PKK kurucu önderliğinin mesajları makul, müsbet, muteber ve muayyendir.” diyen Bahçeli oldu. Bahçeli, DEM’lileri, “süreci çarpıtmak ve berrak suyu bulandırmakla” suçladı.

Sözcü’den Saygı Öztürk, teröristbaşının neler istediğini madde madde yazdığında da yetkili herkes sustu, iktidar yazarları konuştu. Kimi, Öztürk’ün “işletildiğini”, kimi “Türk milliyetçiliğini tahrik etmek istediğini” öne sürdü.

Bahçeli’nin Meclis’te poz verdiği bir başka DEM’li Cengiz Çandar’ın şu sözlerine ise ne yetkililer ne iktidar yazarları ses çıkarabildi:

“Kendi başına bir karar alıyor Meclis Başkanı Numan Bey. Benim bildiğim öyle. Diyor ki, ‘özet tutanak yayınlayalım’. Özet tutanak yayınlanması için de bunu Meclis bürokratlarından birine veriyor. Yani siyasi kişiliği olmayan bürokratlardan tutanak bu, ‘bunun özetini çıkar, özetini yayınlayayım’ diyor. O kişi ya da kişiler, her kimse onlar öyle bir metin ortaya çıkarıyorlar… Komisyonda dağıtılmış olan özet tutanağın çöp tenekesine atılması gerekiyor. Hiçbir değeri yok… Doğruyu yansıtmıyor ve bazı konularda özellikle Rojava, Suriye, SDG konusunda Abdullah Öcalan’ın söyledikleri, sorulan soruya verdiği cevapların tam tersi sonuçlar çıkarmaya müsait cümleler var özet tutanakta. Bunlar esas tutanakta yok… Gerçek ortaya çıktıktan sonra bu kâğıt parçasıdır. Bir belge değeri yoktur.

KENDİSİNİ BAHÇELİ İLE EŞİTLEDİ

Görüşme ve tutanak meselesi neredeyse unutulmuşken, ne olduysa, iki ay sonra bu defa 16 sayfalık ilk özet yayımlandı ve “yalan” denilen her şeyin doğru olduğu görüldü. Ama ilginçtir, 4 sayfalık ilk tutanak kadar tartışılmadı. Teröristbaşının hadsiz talepleri artık ne kadar hazmedilip normal görülür olduysa!..

Şu özgüvene bakar mısınız? “Kürt sorunu devlet katından siyasi kata geçmiş, bu ciddi sorunu şimdi siyasilerle tartışacakmış”… “Kendisine yapılan saldırılar barışa ve kardeşlik hukukuna karşı saldırılarmış ve bunu yapanların bazıları etki ajanıymış”…

Şu hadsizliğe bakar mısınız? “Şehit ailelerine Atatürk’ün Çanakkale savaşındaki Anzaklara baktığı gibi bakıyormuş”“Bahçeli’nin milliyetçiler içindeki ağırlığı ne ise kendisinin Kürt hareketi içindeki ağırlığı oymuş”… “Kendisinin dahil olmaması halinde 100 yıllık Türk-Kürt savaşı kaçınılmaz olacakmış”.

Üç milletvekilinin teröristbaşının ayağına gönderilmesinin ana sebebi; Suriye PKK’sına da silah bırakma çağrısı yapmasıydı, değil mi? Peki yapmış mı?

Tutanaklara göre; güya MHP’li Feti Yıldız’ın, “devletleşme, federatif yapı, özerklik olmadığı” yönündeki sözlerini onaylamış, ama Suriye PKK’sının başı Mazlum Kobani’nin kendisine bağlı en yakın kişilerden birisi olduğunu belirtirken, şunları da söylemiş:

  • “Komün kökeninin Kürtçe olduğunu; topluluk, toplanma anlamına geldiğini, Orta Çağda Belediyecilik olduğunu, halkın belediyeleşmesi, şirketleşmesi, yerel demokrasisi olduğunu, Türkiye için bunu önerdiğini; Türkiye için istediğini Suriye için de istediğini, bunun yerel demokrasi ve komün (demokratik belediyecilik) olduğunu, bu kapsamda SDG ile diyalog kurabileceğini, onların kendisini dinleyeceklerini düşündüğünü ancak bu anlamda tek taraflı hareket etmeyeceklerini, Ahmed El-Şara’nın da SDG gibi demokratik Suriye için pozitif adımlar atması gerektiğini…”
  • “Bir devlet için merkezi üniter güçler kadar bölgesel yerel demokrasinin de gerektiğini, biri olmadan bir diğerinin olmayacağını, asayiş kapsamında güçlerin bulunacağını, Suriye’de iki gücün kaynaştırılması gerektiğini, Suriye’de Arap milliyetçiliğinin güçlü olduğunu, Suriye’de Esad ailesinin yaptıklarının ortada olduğunu, eğer demokratik şartlar sağlanmaz ise Ahmed El-Şara’nın da yarın bir diktatöre dönüşebileceğini… Suriye’yi sivil toplum ya da yerel demokrasi olmadan bırakmaları durumunda yeni bir Hafız Esad çıkacağını, Suriye’yi yeni bir diktatörlüğe kurban etmemek gerektiğini…”
  • “Petrol kaynakları ve sınır kapıları konusunda bir paylaşım modeli geliştirilebileceğini…”

 

BAHÇELİ DE HEDİYESİNİ KABUL ETTİ

Meclis heyetinin İmralı’dan eli boş döndüğü ayan beyan ortaya çıktığı, ayrıca müzakere/ateşkes turlarına rağmen Suriye PKK’sının da silah bırakma gibi bir niyetinin olmadığı anlaşıldığı halde MHP Lideri Devlet Bahçeli ne yaptı?

Tutanakların yayımlanmasından bir gün sonra; teröristbaşına neden “kurucu önder” dediğini, “A noktasından B noktasına ulaşmanın en kısa yolu bir doğru çizmektir. Eğri, yolunuzu uzatır. A noktası Türkiye Cumhuriyeti ise B noktası da kurucu önderliktir” diye açıklamakla kalmadı, Türk Milleti’ne “açılımla” ilgili şu müjdeleri verdi:

“Kurucu önder Abdullah Öcalan”, Şanlıurfa’da özel olarak dokuttuğu bir kilimi hediye olarak göndermiş… Kendisi de bunu memnuniyetle karşılayıp “Türk ve Kürt birliği ile kardeşliği konusundaki samimiyeti için” teşekkür etmiş… Ayrıca kültürümüzde her kilimin bir ismi olduğundan, bu kilime “27 Şubat 2025 Barış ve Demokrasi Kilimi” adını koymuş!..

Şimdi başa dönelim:

  • Üç milletvekili ne zaman İmralı’ya gönderildi; 24 Kasım’da
  • İlk 4 sayfalık tutanak ne zaman okundu; 4 Aralık’ta
  • Teröristbaşının kilimi ne zaman Bahçeli’ye takdim edildi; DEM heyetinin 12 Aralık’ta yaptığı ziyarette

Diyeceğimiz, eski AKP’li Mücahit Birinci’nin ifadeleriyle; “bu yaşlı sapığın, akıl hastasının, bir ayağı çukurda olan dolandırıcının Meclis heyetini nasıl ayaküstü dolandırmaya çalıştığından” da kendisini Atatürk’le kıyaslamakla kalmayıp Bahçeli’yle eşitlediğinden de, Suriye PKK’sına herhangi bir çağrı yapmadığından da 12 Aralık tarihi itibarıyla haberdardı.

Ama tüm bunlara rağmen o kilimi sevinçle kabul etti. Etti, ama niye aynı gün değil de tam 43 gün, özellikle 16 sayfalık yeni tutanak yayımlandıktan bir gün sonra açıkladı?

İktidarın önemli bir yazarı, 16 sayfalık tutanak ve Bahçeli’nin kilim müjdesini şöyle yorumladı: “İmralı’yı denklem dışında bırakmak isteyen Kandil patentli figürlere mesaj olduğu tahmin edilebilir. Bunun yanı sıra İmralı’daki şaşkınlık/kızgınlık karışımı havayı yönetmekle ilgili olduğu da düşünülebilir. Netice… Somut örnekler gösteriyor ki Ankara, İmralı ile süreç yönetiminden vazgeçmiş değil!

DEM Eş Başkanı Tuncer Bakırhan da tutanakların TBMM’deki komisyonun üyelerine sorulmadan ve bilgi verilmeden kamuoyuyla paylaşılmasının ucuz bir siyasi hesabın sonucu olduğunu, ayrıca çarpıtıldığını, bağlamından kopartıldığını ve montajlandığını öne sürüp, “İnsanların sayın Öcalan’a dair negatif kanaat oluşturmasını sağlamak için yayınlandığını, ama bunun nafile bir çaba olduğunu düşünüyoruz.” dedi.

Bize göre ise atılan bu adımların her biri; Türk Milleti’nin sinir katsayısını ölçüp sabrını sınamaktan ve teröristbaşının affını hazmettirmekten başka bir şey değil.

O iki gelişmenin peşi sıra TBMM ve PKK Komisyonu Başkanı Numan Kurtulmuş, ortak raporda son noktaya gelindiğini, bu raporun yasal düzenlemelere geçilebilmesi için kritik bir eşik olduğunu duyurdu. Bakalım ortak rapor şapkasından hangi “müjdeler” çıkacak!..

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!