Mehmet Özkendirci
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Savaş Tehlikesi

Savaş Tehlikesi

featured
0
Paylaş

Bu köşe yazısı, Orta Doğu’daki artan gerilimin ve olası bir savaşın Türkiye üzerindeki etkilerini eleştirel bir bakış açısıyla ele almaktadır. Yazar, yeni gümrük düzenlemeleri aracılığıyla Türkiye topraklarının yabancı askeri mühimmat sevkiyatına açılmasının ülkeyi istemediği bir çatışmanın içine çekebileceği endişesini taşımaktadır. ABD ve İsrail’in bölgesel planlarına dikkat çekilerek, İran ile yaşanabilecek bir krizin Türkiye’yi hedef alan daha geniş bir stratejinin parçası olduğu savunulmaktadır. Ayrıca, kontrolsüz göç hareketleri ve iç siyasi tartışmaların asıl milli güvenlik tehditlerini gölgelediği vurgulanmaktadır. Metin genel olarak, Türkiye’nin küresel bir güç mücadelesinde lojistik bir araç olarak kullanılmaması gerektiği konusunda sert uyarılarda bulunmaktadır.

 

Zamanında aklı evvel bir devlet yetkilisi, “Suriye’den iki füze atar, saldırıya uğradık diye oraya savaş açarız” demişti. Şimdi bu senaryo gerçekleşmek üzere. İran’ın attığı söylenen fakat defalarca yalanlanan füzeler, ortamı germek için ABD ve İsrail için kaçınılmaz bir fırsat. Siz İran’ın yerinde olsanız, başınızda onca düşman varken böyle bir akılsızlık eder misiniz? Hele meşhur BOP projesine göre İran’dan sonraki hedef siz iseniz…

Sosyal medyaya yansıyan bir haber, basın ve muhalefetin pek gündeminde olmasa bile, Sayın Erdoğan’ın tek imzasıyla çıkan yeni gümrük kararnamesiyle bu kirli savaşa dahil mi edileceğiz? Buna göre Türkiye topraklarından taşınacak silah ve mühimmatlar için yeni bir kararname getirildi. Bu kararname ile harp araç ve gereçleri, silah ve mühimmat ile bunlara ait araç ve gereçler, askeri patlayıcı maddelerin Türkiye Gümrük Bölgesi üzerinden transit geçişi kapsamında yeniden düzenlemeler yapıldı.

Bakanlık uygunluk belgesi düzenleyecek. Tam ABD ve İsrail’in İran’a saldırdığı bu günlerde bu düzenlemenin yapılması akıllara bazı olumsuz sorular getirmedi mi? Acaba Türkiye bu kirli savaşa dahil edilmek mi isteniyor? Şimdiden İran’dan sonraki hedefin Türkiye olduğunu açıkça söyleyen siyonistler varken, ABD ve İsrail’in değirmenine su mu taşıyoruz?

İçeride “analar ağlamasın” masalıyla bitleri kanlanan PKK’lı DEM’liler varken -ki bunlar Nevruz’da İsrail bayrağı açıp “bu topraklar zaten İsrail’e vaat edilmiş” derken- her zamankinden daha çok dikkatli olmalıyız. Bir de Esad’ın zulmüyle “Ensar/Muhacir kardeşleri” denilerek topraklarımıza yığınlar halinde göç eden, kendi vatanlarının kurtuluşu için tek kurşun atmayan Suriyeliler ve Afganistan’da ABD için savaşan askerler ve siviller var, kevgire dönen sınırları aşarak gelen…

Ülkemiz bu barut fıçısı içinde olası bir nükleer savaşın içine mi çekiliyor sorusu akıllara gelmiyor değil…

Baş muhalefet CHP, Akın Gürlek’in tapularıyla ilgilenirken bu konuları duymamış olabilir mi? Gürlek davası sonunda; 17-25 Aralık yolsuzluk davasından beraat eden dört bakan gibi olmayacak mı? Malum, bu dört bakan TBMM’de iktidarın oylarıyla hiç ceza almadılar… Zaten Türkiye’de “Nereden Buldun Yasası” yıllar önce kaldırıldı. Siyasilerin mal varlıklarının incelenmesi önerisi TBMM’de MHP ve AK Parti oylarıyla reddedilmişti. Bu durum havanda su dövmek değil mi; çıkması olası üçüncü bir dünya savaşı gündemde iken…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!