Yazar, geleneksel bit, hayvan ve meyve pazarlarından yola çıkarak günümüzdeki siyasi pazarlıklar ve transferler üzerine çarpıcı bir toplumsal eleştiri sunmaktadır. Metne göre, eskiden temel ihtiyaçların karşılandığı pazarların yerini, artık siyasetçilerin çıkar ve makam uğruna taraf değiştirdiği bir alışveriş ortamı almıştır. Dün sert muhalefet yapan isimlerin bugün iktidar saflarına katılması, yazar tarafından siyasi etik kaybı ve seçmen iradesinin hiçe sayılması olarak değerlendirilmektedir. Bu durumun demokratik seçimleri anlamsızlaştırdığı savunulurken, parti değiştirmeler ve kayyum atamaları üzerinden sistemin işleyişi sorgulanmaktadır. Sonuç olarak metin, siyasetin kapalı kapılar ardında değil, herkesin gözü önünde bir pazarlama faaliyetinedönüştüğünü vurgulayan karamsar bir tablo çizmektedir.
Eski eşyaların satıldığı bit pazarları vardı, fakir fukaranın imdadına yetişen. Mal pazarlarında küçük ve büyük baş hayvanlar satılırdı.Halk pazarları sebze ve meyvelerin marketlerden daha ucuza satılan yerlerdi. Son yıllarda hava kararırken fakir fukaranın tezgahlarda satılmayan ürünleri utanarak topladığı yerlerdi. Araba pazarları, galericiyi aradan kaldıran pazarlardı. Bunlar bilinen pazarlardı, Vekil ve Belediye Başkanları pazarları son yıllarda en çok rağbet gören pazarlar oldu.
Halkın verdiği oyları kara kaşına ela gözüne endamına verildiğini sanan siyasiler bu pazarın gözdeleri.İki gün önce kürsü yumruklayıp iktidara resmen ateş püskürten siyasiler yel değirmenlerini kıskandıracak dönüşlerle iktidar lideri önünde el pençe yakalarına ampül rozeti taktırıyorlar. Zamanında Süleyman Demirel’e sormuşlar; Sayın Demirel bu adam daha dün size saldırıp duruyordu, neden partinize aldınız.Usta siyasetçinin cevabı on numara, yanıma aldım ki bundan sonra rakiplerine saldırsın.Bunun örneklerini yakın tarihlerde iktidar partisine sallayan parti başkanları sonraları o partide hangi görevlerle ödüllendirildiler biliniyor.
Siyasilerin pazarlamaları artık kapalı kapılar ardında yapılmıyor.Bunun en somut örneği geçen hafta Sayın Erdoğan muhalif bir ilçe başkanına cuma namazı çıkışında televizyonlar ve cemaatin önünde İsterseniz size kapımız açık diyerek yaptı.Bundan sonraki seçimlerde bu transferler sürdükçe ortaya sandık koymanın sizce bir anlamı kaldı mı? Ya transfer yaparsınız ya da yerlerine kayyum atarsınız.Yani kırk katır mı kırk satır mı???











