Mehmet Edip Ören
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Bunların parola kelamı keşke Yunan kazansaydı

Bunların parola kelamı keşke Yunan kazansaydı

0
Paylaş

Siyasal ikbal için Milliyetçi görünenler ve , talan düzeni oluşturmak maksatlı Müslümanlarla ; Vatanını çok sevdiği için Milliyetçi , Allah rızası için de müslüman olanlar arasında ki savaş hiç bitmeyecek gibi görünüyor… Bu işin ucu taaa Sakarya’ ya , Kurtuluş Savaşına kadar uzanıyor. Savaştan kaçıp , savaşanların kutsallarına saldıranlarla , savaşın bitmesi de zaten mümkün değil…Bunların parola kelâmı ” Keşke Yunan kazansaydı ” dır… İzmir’ den hatırlatan , Işık Kardeş’ ime selam olsun… Hepinize Merhabalar can dostlar…

Yoğun bir deprem acısına aldırmadan , kendime nasıl siyasi bir rant çıkarırım yaklaşımıyla hareket edenleri ibretle seyrediyoruz. Dudak ve miniklerimiz , manevi duygulardan ve acılardan azat olsalar , katıla katıla gülecekler ama nafile , donuk donuk ama dikkatlice seyrediyorlar. Bunların hesabının sorulacağı günler mutlaka gelecek , kimsenin şüphesi olmasın , ama bizle , ama bizsiz… Şimdi sizle iki Bakan yaklaşımını değerlendireceğim… Esasında Bakamıyan oldukları tescil olmasına rağmen , geçmiş ve gelecek olanlara saygımızdan ifadelere dikkat edeceğiz… AKP nin Adaleti kadar , Adil olan bir kapkaraismailimiz var ya , ilk bahsimiz onun şahsında… Nadir kurulu çadırlar önüne kurulan mikrofon seti marifetiyle , Reyis’ konuşmasını irad ediyor… Bu kapkara ne yapıyor , hepiniz gördü. Ön tarafa , dekor kadrosundan getirilen çocukların birinin kapşonunu ve külahını çıkarıyor… Korumakla mükellef olduğumuz çocukların soğuktan hasta olmaları bu zavallının hiç umurunda değil. Tek düşüncemiz , yalakalık çıtasını biraz daha yükseltmek. Ben tam olarak sebebe ulaşamadım. İki şey olabilir. 1- RTE nin önünde kimse başı kapalı duramaz… 2- Çocuğun külahı, Reyis’ i markeliyor diye düşünebilir… İkinci zavallı da , hepinizin yakinen tanıdığı , bitkisel bücür hemşehrim… Kaç kişi ölmüş , kaç yaralı var , enkaz altında kimler yardım bekliyor , ihtiyaçların kaçta kaçı sağlanabildi , inanın ki , hiç biri umurunda değil… Yeter ki Sahip’ in yanında dursun ve buradan bir siyasal rant devşirsin… Bir kısmınız daha mutedil davranabilir. Orda olmakla , göz pırıltısının yeterli kalabalığa ulaşabileceğini düşünmüş olabilir. Çünkü herkes o parıltıyı görmeye uğraşıyor ama göremiyor. Yoksa uyusakta bir yıl sonra herşey normale döndüğünde mi uyansak , ne dersiniz , bitkiselce düşünmeye uğraşıyorum ama beyhude… Bu arada Efendimizin bakışlarını da yabana atmayın. Bu bakışların altında , Cennetten çıkma geliyor gibi bir şeyler seziverdim. Unakıtan’ ın başına gelenler malûmunuz…

Gelelim , göstermelik cadı avına dönem müteahhitler sürek avına… Esas arkada olanları korumak için , deliller kararılmaya devam ediliyor. Bütün evrakın ve bilgilerin saklandığı tek katlı bina , sıkıntı olmamasına rağmen acilen yıkıma uğradı. Burada ki panik ve hangi belgelerin yok edilmek istendiğinin çok düşünülmesi gerekir. Bizzat ismi de geçen , beşli beşlerden birisinin , par-u pak olduğunu , günah başkalarının üstüne atıldıkça anlayacaksınız. Bu haberler tesiri arttırmak ve halkın gazını almak için ” Kaçarken yakalandı ” etiketiyle veriliyor. Asrın felaketi , esas sorumlulardan uzaklaştırılarak , bir kaç ismin sırtına yıkılacak. Veli Göçer’ i ve Gölcük Deprem’ ini hatırlayın… Üç beş gariban yakılacak , esas patronlar , yeniden inşayla alakalı büyük pastayı nasıl bölüşürüz diye el oğuşturacaklar.

Bir ara reklamları yapılan , Devlet’ e havadan para kazandıran imar affını herkes biliyor. Kaçak , kuçak , riskli ne kadar yapı varsa yasal hale getirildi. Hem vatandaşın sorunu çözüldü diye oy devşirildi , hemde seçimlere önemli miktarda finans sağlandı. Dokunulması bile (!) insanı Cennet’ lik yapacak mübarek zatın , Maraş’ta , Antakya’ da söylediklerini tarafsız medyada seyrediyorsunuz. Meydanlarda , kalabalık kitlelere rakamlar vererek nasıl propoganda yaptığını ezberledik. Bu durumun oy teminine büyük katkısı olduğu kesin ama şimdiki durumda ki gerçekler , nasıl değerlendirilecek merak konusu… Doğru , çok basit bir çaresi var ” Kader planı ” der çıkarız işin içinden… Özet olarak , Kalabalık kitlelere , yüksek paralarla yasal olmayan mezarlar satıldı… Bunları yazıyoruz ama genelde üstü kapalı olarak malûm çevrelerden , arasıra da ummadığımız , objektif zannettiğimiz kesimlerden , tepkiler alıyoruz. Hiç bir maddi manevi menfaati olmadan , sadece “Sürekli Basın Kartı ” nı taşımanın sorumluluğunu yerine getirmeye çalışan biri olarak , kimsenin ikbaline , kimsenin siyasal rantına alet olamam. Hele hele bana ne diyerek sessiz kalamam , dilsiz şeytan asla olamam. Kafamı kuma gömüp , açıkta kalan kısmıyla da yazamam , böyle bir becerim de yok… Adana Havaalanına gidip , Ülke’ mizden erken ayrılmak zorunda kalan yabancı kurtarma ekiplerinin söylediklerini dinleyin. AFAT için gönüllü olarak gelipte , sinir küpü olduktan sonra giden kişilere kulak verin. Durum RTE nin 1999 Gölcük ve 2003 Bingöl depreminde söyledikleri gibi ama onları söyleyen kişi 2023 te çok farklı konuşuyor. Biz ise herzamanki gibi aynı konuşuyoruz. Kimse Baba’ mızın oğlu değil. Kimsenin menfaatleri de , Vatandaşınkinden önemli değil biline…

Finali , yaşanan çok üzücü yağma olaylarıyla yapmak istiyorum. Gıdayı , pek anlamam ama bir derece makûl sayabilirim… Peki , oyuncak mağazalarının bile nasibini almasını nasıl karşılarsınız… Cep telefonu , buzdolabı , televizyon… bunlara ne demeli… Bu asil ve başkasının malına el uzatmaya Milletin karakterine uyan bir durum mu… Kimse üzülmesin ve şüpheye düşmesin. Osmanlı’ nın , Türk’ten uzaklaşıp , devşirme politikalarının neticesi. O ne idüğü belirsiz devşirme gürûh , Sakarya ve Kurtuluş Savaş’ında da başımıza belâ olmadı mı. Savaştan kaçarak , cephe gerisinde ki namusumuza , malımıza , ırzımıza göz dikmedi mi. Paşa ünvanını alıp , Kuyucu lakabıyla da donandıktan sonra Anadolu’ da Türk katliamı yapmadı mı… Eyyy kardeşlerim. Başına gelenleri bu minval üzre değerlendir. Karakteri yüksek , Türk Ulus’ unu onlara yandaş ve ortak yapma… Tarihin her safhasında , Milli unsurlar bu bedbahtları galebe çalmıştır. Şimdi de farklı birşeyler olmayacaktır , bekleyin. Bir kaç aya kadar neler olur görelim… Birileri gelip giderken , mevcut korumalara ilave cıvar illerden takviyeler yapılır da , burada niye halkın malıyla namusuyla ilgili görevlendirmeler yapılmaz. En azından , Asker Jandarma niye sahada devriye yapmadı… Söyleneceklerin çokluğuyla , yazı hacmi ters orantılı Yapacak birşey yok… Hepiniz Yaradan’ ıma emanetsiniz. Hoşça kalınız…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!