A. Yağmur Tunalı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Fırsatları değerlendirecek aklı arıyoruz

Fırsatları değerlendirecek aklı arıyoruz

featured
0
Paylaş

Yazar Yağmur Tunalı, Türkiye’nin tarihsel mirası ışığında Suriye’deki güncel gelişmeleri ve bölgedeki jeopolitik dönüşümü analiz etmektedir. Metin, Suriye’nin kuzeyindeki terör unsurlarının zayıflamasını, Amerika’nın değişen stratejik hamlelerini ve yerel Arap unsurların millî uyanışını ele almaktadır. Batılı güçlerin Türkiye’nin bölgesel liderliğini engelleme çabalarına rağmen, mevcut tablonun Türkiye için kritik bir fırsat penceresi açtığı vurgulanmaktadır. Bu süreçte devletin iç siyasi kaygılardan arınarak tecrübeli diplomatlar ve stratejik akıl ile hareket etmesi gerektiği savunulmaktadır. Nihayetinde yazar, kriz dönemlerinde ekonomik yetersizliklerin ancak liyakatli bir yönetim ve köklü devlet tecrübesiyle telafi edilebileceğini ifade etmektedir. Türkiye’nin bu tarihsel dönemeçte hem askeri gücünü hem de diplomatik zekasını en verimli şekilde kullanması gerektiği üzerinde durulmaktadır.

 

Bu bölgenin hâkimi uzun asırlar boyunca bizdik. Birinci Dünya Savaşı’yla Osmanlı’dan koparılmış topraklarda, sınırları cetvelle çizilmiş ülkeler oluşturulmuştu.

Bölgede hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacaktı. Olmadı. Bu devletçikler bir türlü huzur bulamadılar; devlet gibi devlet olamadılar.

Bölgede çekinilecek ülkelerle türlü yollarla uğraşıldı; iç meselelerle kıvrandırıldı. Sadece İsrail’in güvenliği açısından değil, Batı’nın kurdukları sistemi devam ettirmesi için de çok ileri bir ülke, özellikle Türkiye istenmezdi.

Çünkü Türkiye, bin yıldan uzun süre dünya gücü olmuş devletleri kuran bir milletin bağımsız kalmış tek devletiydi.

Ve bu bölgenin de eski hâkimiydi. Tarihte olan yine olabilirdi. Olmaması için ne lazımsa yapılmalıydı.

En önemlisi, bu büyüklüğün canlandırılmasının önüne geçecek psikolojik bombardımandı. Zayıflıklarımızın üzerine gittiler.

Büyük Ortadoğu Projesi’nin proje olmaktan çıkması ve uygulanması, böyle bir psikolojik sendeleme ve güç kaybı sonundadır.

Olanlara bu tarih perspektifinden bakmazsak anlayamayız ve aldanırız.

 

SURİYE’DE PKK’NIN HEVESLERİ KURSAĞINDA KALDI

SDG bir koalisyondu. Paylaşımlarda bu tür koalisyonlar kolay bozulur. O bölgelerde dayanacağı Kırmanç ağırlıklı nüfus çok azdı.

Elinde tuttuğu yerlerde egemenlik devam ettirilemezdi. Önce SDG içinde bulunan Esad muhalifi Arap aşiretlerinden gruplar bir bir ayrıldılar.

Bölgedeki ezici Arap çoğunluğu ile çatışmalar başladı.

“Bir günde değişen harita” dedikleri, esasında aylarca süren hazırlığın sonucudur. SDG, içeriden ve Amerikan desteğinden mahrum kalarak vurulmuştur.

Yoksa Halep’te iki mahallede bir hafta direnen SDG, o kadar kolay pes eder ve kaçar mıydı?

Siz egemen millete savaş açarsanız onu ayağa kaldırırsınız. Denebilir ki Baas (Arap) milliyetçiliğinin kökleştiği Suriye’de bir millî uyanış var.

Türkiye’nin memnuniyetsizliği ve itirazıyla birleşince; Amerika’nın tavizi ve İsrail’in sessiz kalacağı SDG’yi kuzeye doğru süpürme gerçekleşti.

AMERİKA SATAR

Hatırlayın, Amerika bazı önemli toplantılara bizimkileri dâhil etmiyordu. Fiilî durumu korumak istediği açıktı.

Korunamayacağını anlayınca SDG’nin iç güçler tarafından geriye itilmesine onay verdi. “SDG’yi sattı” diyenler de yanlış bakmıyorlar.

Amerika bu satışları hep yapar. Yalnız bu, SDG ve diğer bölgeyi karıştıran örgütlerin hâmisi rolünü bırakacağını göstermez.

Onları yeri gelince kullanmaktan vazgeçmez. Vekâlet savaşlarının azdığı bir devirdeyiz. Bu tür örgütlere ihtiyaçları var; maşasız edemezler.

Türkiye’nin iç politikasındaki denemelerin onlar için iyi gitmemesi de önemli bir sebeptir. Açılım Süreci’nde halkın desteği alınamadı.

Bu işe kalkışmanın iktidarı ekonomik krizlerden daha fazla sarsacağı anlaşıldı. Çünkü PKK’nın dağıldığına kimse inanmadı. DEM’in şımarıklıkları da halkı kızdırdı.

Öfkeler arttıkça artıyordu. Amerika bunu da gördü. Olacakların kendi planlarını bozacağı kesindi; makas değiştirdiler.

 

TECRÜBELİ DİPLOMATLAR DEVREDE Mİ?

Bu sürpriz gelişme olmadan da bizim dışımızdaki şartlar çok uygunlaştı demiştik. Şimdi yavaş yavaş somutlaşacak.

Köprülerin altından daha çok su geçecek. Birinci sınıf kafaların rol alacağı zamandayız. Hemen yapılacak işler var.

Mesela emekli büyükelçilerden seçilecek heyetler oluşturulabilir.

Konuları çalışır, görevdekilerle müzakerelere katılırlar. Devlet gibi devletlerde bu işler böyle olur.

Diplomatlığın emekliliği kenara çekilmek değildir. Gerek duyulduğunda hazırdırlar, sahaya sürülürler.

İnsan yetiştirmek kolay iş değildir; tecrübe kolay edinilmez. Bizde o kalitede insanlar, diplomatlar var. Kimse şu partiye bu partiye bakmaz.

Memlekete bakar ve hizmete koşulur. Yeter ki yönetenler, hiç olmazsa bu konuda Millî Eğitim Bakanı ve diğerleri gibi saçma ötesi zırvalarla uğraşmasınlar.

Büyük devletin bakanları, bürokratları böyle olmaz. Aklımızı başımıza devşirelim.

 

EY AKIL NEREDESİN?

Suriye’de bir günde olanlar önemlidir; buzdağının görünen kısmıdır. Önü arkası vardır. Biz planın diğer unsurlarını henüz görmedik.

Bu kadar görünene bakıp zafer çığlıkları atılacak bir durum yoktur. Daha yolun başındayız.

Hakan Fidan ve İbrahim Kalın Türkiye adına iyi iş çıkarmış görünüyor. Şimdi daha kritik bir yerdeyiz.

Paramız yok ve krizlerdeyiz. Bu yokluk, avantajlarımızı kullanmaya imkân vermeyebilir. O halde var olan gücünüzle devreye girersiniz.

Ordumuz eski gücünde olmasa da hâlâ çok değerlidir; bu elde birdir. Asıl manasında aklınızla devreye gireceksiniz.

Unutulmasın, şimdi sessiz görünen Arap dünyası hep susacak değildir. Amerika ve İsrail’in bunu düşünmediği düşünülemez.

Amerika’nın bu süreçte Türkiye’ye ihtiyacı var. Bu ihtiyacın karşılığını almayı baştakilerin çıkarlarıyla sınırlandırırsak vay halimize! Memleket için değerlendireceğiz.

“Hepimiz memleket için varız” dersek fırsatlar katlanır. Kayıplarımızın bir kısmını geri alma imkânı önümüzdedir.

Tek gücümüz ve değerimiz Türkiye’mizin bulunduğu coğrafya değildir. Biz burada bin yıl sadece bilek gücüyle kalmadık; akılla ayaktayız.

Şimdi de o akla ihtiyacımız var.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!