Atsız Burucu
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Türk’ün Hafızasında Bir Kopuş: Talkan–Cürcan Kıyımı ve Sonrasında Yaşanan Kimlik Erozyonu

Türk’ün Hafızasında Bir Kopuş: Talkan–Cürcan Kıyımı ve Sonrasında Yaşanan Kimlik Erozyonu

featured
0
Paylaş

Makale, Türk tarihi için bir kopuş noktası olarak kabul edilen 8. yüzyıldaki Talkan–Cürcan kıyımını ve bunun Türk kimliği üzerindeki uzun vadeli etkilerini incelemektedir. Yazar, Emevî komutanı Kuteybe bin Müslim’in işgalinin sadece askeri değil, aynı zamanda kültürel, dilsel ve inançsal bir kırılma yarattığını vurgular. Kaynak, bu travmatik karşılaşmanın ardından Türklerin Arap kültürünün etkisiyle adlarını, dillerini ve yazı sistemlerini nasıl terk etmeye başladığını detaylıca sıralar. Sonuç olarak metin, “Türklük = İslam” denkleminin tarihsel gerçeklerle uyuşmadığını ve Türk kimliğinin, dinin tekelinden çıkarılıp tarihsel ve kültürel bağlamına oturtulması gerektiğini savunur.

 

Türk tarihinin en acı ve en az konuşulan sayfalarından biri, Talkan-Cürcan soykırımına uzanır. 8. yüzyılda Emevî komutanı Kuteybe bin Müslim, Mâverâünnehir’e yönelik fetihleri sırasında yalnızca askerî bir işgal yürütmedi; kültürel, dilsel ve inançsal bir kırılmanın kapısını araladı.

Talkan ve Cürcan şehirlerinde, teslim olmalarına rağmen binlerce Türk’ün öldürülmesi, kadınların ve çocukların esir alınması, bölgenin sistemli biçimde Arap kolonileriyle doldurulması, Türklerin İslam’la ilk karşılaşmasının “davet” görüntüsünden ne kadar uzak olduğunu gösterir. Zorla din değiştirmeler, ağır vergiler, zorunlu Araplaştırma politikaları… Kayıtlarda bunların hepsi vardır.

Bu travma, ilerleyen yüzyıllarda Türklerin İslam’a gönüllü geçiş süreçleriyle karışarak hafızadan silinmiş gibi görünse de izleri çok derindir: Din, yalnızca bir inanç değil; aynı zamanda kimlik, dil ve kültürün taşıyıcısıdır. Türkler sonraki dönemlerde büyük bir medeniyet kurmuş olsalar da bu ilk karşılaşmanın yön verdiği bir kültürel yönelim uzun süre varlığını sürdürdü.

Din Değişince Dil, Ad, Yazı ve Kimlik Neden Değişti?

İslam’a girişle birlikte Türkler zamanla:

  • Kendi adlarını bırakıp Arap adları almaya,
  • Türkçe ibadeti terk edip Arapça ibadet etmeye,
  • Türk yazı sistemlerini bırakıp Arap yazısını benimsemeye,
  • Binlerce Türkçe sözcüğü günlük hayattan çıkarmaya,
  • Geleneksel Türk kıyafetlerini terk edip Arap coğrafyasına özgü giyim biçimlerine yönelmeye başladı.

Bu durum yalnızca dinin etkisiyle açıklanamaz; iktidar odaklarının dil-kültür politikalarının tarih boyunca ne kadar belirleyici olduğunu gösterir. Arapça, “kutsal” olduğu gerekçesiyle tartışılmaz bir otoriteye dönüştü; o kadar ki, bazı çevreler cennette bile Arapça konuşulacağına inanır hâle geldi.

Bugün hâlâ adlarımızdan düşünme biçimlerimize, giyinme alışkanlıklarımızdan dua ederken kullandığımız dile kadar birçok unsur, bu tarihsel kırılmanın izlerini taşır. Bu, dinle yaşanan bir sorun değil; dinin etnik bir üst kimlik olarak yanlış konumlandırılmasının sonucudur.

 

“Müslüman olmayan Türk, Türk değildir” Sözü Ne İfade Ediyor?

Bizde zaman zaman duyulan bu cümle, Türk’ün tarihsel gerçekleriyle uyuşmaz. Orhun Yazıtları’ndan Göktürklerden Uygurlara, Kırgızlardan Hazar Kağanlığı’na kadar Türk tarihinin büyük bölümü İslam öncesine dayanır. Dolayısıyla “Türklük = İslam” denklemi, ancak Arap merkezli bir tarih okumasının sonucudur. Bu söylemi tekrarlamak, farkında olmadan Arap ırkçılığına boyun eğmek, kendi kökünün üstünü örtmek anlamına gelir. Bir kimlik, bir millet diniyle ayakta kalmaz; diliyle, kültürüyle, töresiyle ve tarih bilinciyle ayakta kalır.

Türkler Müslüman olduktan sonra bu değerleri tamamen kaybetmedi; ancak önemli bir kısmı Arap kültürünün gölgesinde kaldı. Bugün yapılması gereken, Müslümanlığı veya başka bir inancı tartışmak değil; kültürü yeniden özüne yaklaştırmak, Türk kimliğini dinin tekelinden çıkarıp tarihî bağlamına oturtmaktır.

Çünkü bir millet, kendini başkasının aynasında değil, kendi yüzünde tanır.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!