1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Av Özcan Pehlivanoğlu
  4. “Yalnız Adam” Başardı Biz de Başarırız!

“Yalnız Adam” Başardı Biz de Başarırız!

featured

Türkiye’de bugün yaşanan ekonomik sıkıntılar, yolsuzluklar ve adalet kaygıları toplumda derin bir umutsuzluk ve güvensizlik yaratmaktadır. Yazı, ülkenin içinde bulunduğu bu bunalımlı tabloyu geçmişteki Milli Mücadele dönemi ile karşılaştırarak okura moral aşılamaktadır. İşgal yıllarında dönemin birçok aydını ve entelektüeli ülkenin kurtuluşunu imkansız görerek yabancı güçlerden medet uman bir teslimiyetçilik sergilemiştir. Mustafa Kemal Atatürk ise her türlü imkansızlığa ve yalnızlığa rağmen Türk milletinin gücüne inanarak bağımsızlık ateşini yakmış ve zafer kazanmıştır. Yazar, bugünkü karamsar atmosferin geçici olduğunu vurgulayarak geçmişteki bu tarihi başarıyı örnek göstermekte ve halkın yeniden birleşerek ülkeyi aydınlığa çıkarabileceğini savunmaktadır.

Türkiye’de bir umutsuzluk havası hâkim!

Ne zaman halkın arasına karışsanız hep sorulan soru “Ne olacak hâlimiz?” oluyor…

Bir kesim ağır bir yoksulluk içinde eziliyor, fon hırsızlığı gibi birçok yolsuzluk halkı öfkelendiriyor. Asayiş olayları ve uyuşturucu kullanımı had safhada; cinayetler almış başını gitmiş!

“Parti devleti” tüm ağırlığıyla üzerimize çökmüş durumda. İtiraz edenlere hemen yargı sopası gösteriliyor. Bu sebeple halkta “bunlar seçimde kaybetse de gitmez” düşüncesi yerleşiyor.

Siyaset ve siyasetçiye güven dip yapmış durumda! Haksız da değiller…

Ancak bütün bunlara rağmen yeniden bir millî mücadele için önümüze fener olup bizi aydınlatan ve bir kısım tarihçi tarafından “yalnız adam” olarak nitelenen biri var!

Gazeteci yazar Alev Coşkun, Atatürk’ün Samsun’a gitmesinden önce son 6 ay içinde olan olayları anlattığı “Samsun’dan Önceki 6 Ay – İşgal, Hüzün, Hazırlık” adlı kitabında İngiliz hayranı 150’liklerden Refi Cevat (Ulunay)‘ın, Mustafa Kemal Atatürk‘le yaptığı bir konuşmayı aktarır.

Refi Cevat’ın o işgal günlerindeki ruh hâlini ve tutumunu anlamak için Atatürk ile arasında geçen konuşma, Atatürk’ün kararlılığı ve inancı açısından da çok ilginçtir.

Refi Cevat, sorularını bitirdikten sonra ayrılmak üzere ayağa kalktığında, Atatürk: “Bu vatan, içine düştüğü bu felaketten nasıl kurtulur diye bir sual sormanızı isterdim.” der.

Refi Cevat şöyle cevap verir: “Ben bu vatanın kurtarılmasını mümkün görmediğim için böyle bir sual düşünmedim. Neyle, hangi askerle, hangi silahla, hangi parayla? Maalesef paşam, vatan kupkuru bir çölden farksız oldu. Affınıza sığınarak arz edeyim ki, artık bu kupkuru çölde hayat belirtisi yok!”

Mustafa Kemal Atatürk de ona kararlı ve inançlı bir ses tonuyla: “Çöl sanılan bu âlemde saklı ve kuvvetli bir hayat vardır. O millettir; O, Türk Milletidir. Eksik olan şey teşkilattır. Bu teşkilat organize edilebilirse, vatan da millet de kurtulur. Bunu böyle bilesiniz Refi Cevat Beyefendi!” diye söyler…

Refi Cevat, matbaaya dönünce arkadaşları merakla “Ne oldu? Kemal Paşa ne dedi?” diye sorduklarında şöyle der: “Şu sıralar Anadolu’ya geçilir, millî direniş harekete geçirilirse; Fransız’ı da, İngiliz’i de, İtalyan’ı da memleketten kovulur, vatan istiklâline kavuşur, millet de esaretten kurtulurmuş! Anladınız mı arkadaşlar? Bu adam deli değil zırdeliymiş!”

Refi Cevat (Ulunay); “İngilizleri bekliyoruz. Türkler kendi güçleriyle adam olamaz. İngilizler elimizden tutarak bizi kurtaracak!” diyen bir Osmanlı entelektüeliydi! (16 Nisan 1920, Alemdar Gazetesi)

Ama onun ve onun benzerlerinin söylediği gibi olmadı. Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları başardı. Türk milletinin istiklâli sağlandı. Onurumuz ve gururumuz korundu, devletimiz Türkiye Cumhuriyeti kuruldu.

Yıllar sonra kendisiyle yapılan bir söyleşide, Refi Cevat’a soruldu: “Millî Mücadele’deki yanlışlarınızdan pişmanlık duyuyor musunuz?”

Yanıldım demedi ama tarihe geçebilecek bir cevap verdi: “O şartlar içerisinde kurtuluş mücadelesine atılıp Türkiye’yi üç büyük devletin pençesinden kurtarmaktan söz edenlere karşı herkes benim gibi düşünürdü. Böyle düşünen tek adam oydu, tek adam!“

İşte böyle aydın, halk önderi diyebileceğimiz yüzlerce, binlerce isim işgal günlerinde Refi Cevat gibi düşünüyordu. Ne işgal günlerinde kurtuluşa inanıyorlardı ne Türk insanının ferasetine güveniyorlardı.

Bir tek adam, yani Mustafa Kemal Atatürk, böyle düşünüyordu ve tüm imkânsızlıklara rağmen başardı. Merak etmeyin biz de başarırız, zaten o da öyle isterdi!

Sizin için bugün de uğraşan insanlar var ve tek hedefleri laik, millî, üniter Türkiye Cumhuriyeti’ni yaşatmak için Türk milletini “ZAFER”e taşımak!

Günümüzde yaşanan gelişmelere bakarak asla ümitsizliğe düşmeyiniz. Yalnızlığınız sizi korkutmasın ve ürkütmesin…

“Bizim ümidimiz var.”

Böyle bir hâlde bile başarmak mümkündür! Mustafa Kemal’in yalnızlığı size, bize, hepimize örnek olsun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!