Paylaşılan makale, Kürt kimliğinin tarihsel bir gerçeklikten ziyade, dış güçler tarafından kurgulanmış yapay bir proje olduğunu ileri sürmektedir. Yazara göre “Kürt” kelimesi aslında Türkçe kökenli olup, geçmişte sadece dağlık bölgelerde yaşayan toplulukları tanımlayan coğrafi bir terim olarak kullanılmıştır. Metin, bu kimliğin 19. yüzyılda İngiliz ve Rus mühendisliğiyle farklı aşiretlerin birleştirilmesi sonucu siyasi amaçlarla oluşturulduğunu savunmaktadır. Ayrıca, bu tür etnik kurguların temel hedefinin Türk milletini zayıflatmak ve bölgedeki sömürgeci çıkarlara hizmet etmek olduğu iddia edilmektedir. Sonuç olarak yazar, okuyucuları bu sentetik kimlik inşasına karşı uyararak Türk milli kimliğine sahip çıkmaya davet etmektedir.
Sevgili okurlarım! Ne yazık ki bizdeki tarih bilmeyen siyasetçiler, olmayan bir ırk yaratma peşindeler üç beş oy uğruna.
Ben dil bilimci de tarihçi de değilim. İnternet ortamında iyi gezen, bulduğum değerli bilgileri, kendi bilgim ve görüşüm ile de olgunlaştırıp sizlerle paylaşmaktan zevk alan bir emekli eğitimciyim. Ülkem ve asil milletim adına bulduğum değerli bilgileri paylaşıyorum.
Kürt nedir, Kürt kimliğine kurgusal bir bakışla bakarsak: “Kürt” ismi bile biz Türklerden çalıntı diyenler çok haklı.
Dil bilimcilerin tezlerine göre, “Kürt” kelimesi Türkçe kökenli imiş. Kaşgarlı Mahmut’un “Divân-ı Lügati Türk isimli meşhur eserinde geçermiş.
Anlamı ise oldukça ilginç ve manidar: “Dağ köylüsü, kırsal arazide yaşayan kişi” anlamına geliyormuş.
Yani KÜRT, etnik bir ad değil, coğrafi-yöresel bir yaşam tarzını benimseyenleri tanımlayan bir kelime.
Kürtçe dedikleri Farsça+Arapça+Türkçe’den oluşan toplama dilde Kürt kelimesi bulunmuyormuş. “Ben Kürdüm” demek için başka ifadeler kullanılıyormuş.
Zira ortada ortak bir dil ve gerçek bir kimlik yokmuş. Her kelimenin önüne Kürt kelimesi eklemek de buradan geliyormuş.
Bakın burası çok ilginç ve üzerinde derin derin düşünülesi bir konu: Kürtler 52 farklı aşiretin birleştirilmesiyle: 1800’lerde İngiliz-Rus yapımı bir Batı projesi olarak karşımıza çıkıyor.
Bu aşiretlerden ana gövde: Ermeni, Yezidi, Nasturi, Arap, Türkmen’den oluşmakta imiş.
Bu 52 kökenli aşiret bir araya getirilmiş. Fakat ortak alfabe, ortak tarih ve ortak bayrakları yok. Sadece ve sadece Batılı emperyalistlerin ince düşünülmüş bir KİMLİK MÜHENDİSLİĞİ varmış.
Gördüm ki dağ Türklerinden “Etnik gurup” çıkarma çabası; tarihte, dağlık bölgelerde yaşayan bazı Türk boylarına Kürt/Kürtük denirmiş. Oysa bu insanlar, öz be öz Türk’müş. Ama coğrafi fark, İngiliz ve Ruslar tarafından “Etnik Fark” gibi gösterilmiş.
Hem Rusların hem İngilizlerin sömürge kültürüne hizmet edecek bir coğrafyaya gereksinimleri var.
Günümüzdeki Kürt kimliği, yapay Kürt adıyla anılan % 90’ı eski dağ Türkleriyle hiçbir göbek bağları yokmuş. Zorla birleştirilen parçaların, sonradan uydurulan kimliğiyle ortaya çıkarılmış politik, sentetik bir kurgudan ibaretmiş.
Bu tezi doğrulayan birkaç sahte kimlik örnekleri:
Makedon- Sovyet destekli uydurma bir halk,
Filistinli Arap- 1900’ler sonrası uydurulmuş bir kimlik,
Kürt- 1800 sonrası bu konuda çok mahir olan İngiliz-Rus yapımı bir etnik proje,
Yani gerçek ırklar değil, sonradan emperyallerce üretilmiş bir sahte etiket.
Birkaç örnek daha:
Ermeni, Yunan, Kürt aynı senaryonun üçlemesi imiş.

Yunan-Eski Helenlerle alakası olmayan Yahudi-Arap-Hint kökenli Endülüs batı uşağı bir oluşummuş.
Ermeni=Urartu değil, Pers-Süryani karışımı türetilmiş sentetik bir kimlikmiş.
Bütün bunların arka planında ne var derseniz; hepsinin de amacı, yıkıldığı yerden kalkan, tarih yapmış ve tarih yazmış, on altı büyük devlet kurmuş asil Türk milleti için uydurulmuş, asıl hedefi: “Türksüz Türkiye” için kurgulanmış millet projeleri imiş.
Sonuç: “Kürt kimliği ne tarihidir ne otantiktir.”
Türk tarihinden, coğrafyasından, kavramlarından çalınarak inşa edilmiş, emperyal güçlerin üstün akıl projeleri imiş.
Anadolu’da, Irak ve Suriye’de zaman zaman buhranlı dönemler olmuş. Pek çok boy ve aşiret beylik kurarken, bir tane Kürt beyliği gördünüz, duydunuz mu? Küçücük Kayı boyu bile bir beylik kurarken nerde imiş bu Kürtler?
“Kürt” kimliği, Türk tarihinden, coğrafyasından, kavramlarından çalınarak inşa edilmiş, üst aklın projesidir. Gerçek Türk boylarını, sahte kimliklere feda etmeyin!
Bu asil milleti siyaset ve koltuk sevdasına heba etmeyiniz. Elbette her Türk, “terörsüz Türkiye” ister. Akıl ve mantıkta bunu emreder.
Ama bir millet yaratarak ülkenin bölünmesine, su ve maden kaynaklarının elden çıkarılmasına merdiven olmayınız. Türk olun, Türk kalın. Atatürk’ün, “Ne Mutlu Türküm Diyene!” sözü rehberiniz olsun.
Esen kalınız.