Türkiye’de kendilerini yerli ve milli olarak tanımlayanların bu iddialarında ne ölçüde samimi oldukları, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin temel niteliklerine yaklaşım biçimleri incelenerek değerlendirilebilir. Yazar, Türk milliyetçiliği, tam bağımsızlık, üniter devlet yapısı, laiklik ve hukuk devleti gibi cumhuriyetçi değerlerin bu kesimler tarafından çoğu zaman göz ardı edildiğini veya ihlal edildiğini savunmaktadır. Söz konusu grupların dış politika tercihlerinde bağımsızlıktan ödün verdikleri, üniter yapı ve resmi dil konularında esnek davrandıkları belirtilmektedir. Ayrıca laiklik ile insan hakları gibi temel ilkelerde de başarısız oldukları ifade edilmektedir. Tüm bu gerekçelerle, bu kişilerin kendilerini milli ilan ederken rakiplerini gayrı milli olarak suçlamalarının hiçbir inandırıcılığının bulunmadığı vurgulanmaktadır.
Türkiye’de bazı kesimler kendilerini yerli ve millî olmakla tanıtırken kendilerinden olmayanları gayrımillî olmakla itham etmektedirler. Sahip çıktıkları değerler ve kurumlar üzerinden inceleme ve sorgulama yapmak suretiyle bu iddiada bulunanların ciddi ve samimi olup olmadıklarını kolaylıkla anlayabiliriz. Cumhuriyet Bayramı’nı kutladığımız bugünlerde Cumhuriyet ve değerleri konusunda bu inceleme ve sorgulamayı yapabiliriz. Bunun için öncelikle Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet ve ona bağlı değerlerin neler olduğunu açıklamak gerekir.
Atatürk, tam bağımsızlığa dayanan, üniter-millî Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurmuştur. Cumhuriyet’in kurulduğu 29 Ekim gününü Cumhuriyet Bayramı olarak ilan etmiştir. Şimdi, Cumhuriyet’in bağlı olduğu değerleri şöyle açıklamak mümkündür:
1 – Cumhuriyet’in temel değeri Türk milliyetçiliğidir. Başta Atatürk olmak üzere Cumhuriyet’i kuran kadronun tamamı Türk milliyetçisidir. Bu milliyetçi kadro, Türk milletinin sonsuza dek varlığını sürdürmesi için Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurmuşlardır.
2- Cumhuriyet’in bağlı olduğu değerlerden birisi Tam Bağımsızlık İlkesi’dir. Atatürk ve arkadaşları Kurtuluş Savaşı’nın başında bu değeri “Ya istiklal ya ölüm!” sloganıyla ifade etmişlerdir.

3- Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti üniter millî bir devlettir. Bu nedenle; eyalet sistemine, federasyona kapalıdır. Tek bir millete dayanmaktadır. Dayandığı millet Türk milletidir. Resmî dili Türkçedir.
4- Türkiye Cumhuriyeti laik bir devlettir. Herkes dininde, inancında hürdür. Ancak dinî inançlar ve değerler siyasetin konusu yapılamaz. Vatandaşlar arasında dinî inanç, mezhep nedeniyle ayrım yapılamaz.
5- Türkiye Cumhuriyeti insan haklarına dayanan demokratik, sosyal bir hukuk devletidir. Bu nedenle insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve sosyal devlet ilkeleri Cumhuriyetin vazgeçilmez değerleridir.
Kendilerini millî olarak tanıtıp kendilerinden olmayanları gayrımillî olmakla itham edenlerin ciddi ve samimi olup olmadıklarının Cumhuriyete ve değerlerine sahip çıkmalarına göre anlaşılabileceğini yazının başında izah etmiştik. Şimdi, kendilerini millî olarak tanıtanlar gerçekten Cumhuriyet ve değerlerine sahip çıkmakta mıdırlar, irdeleyelim.
Kendilerini millî, rakiplerini gayrımillî ilan edenler:
1- Milliyetçiliğin amansız düşmanıdırlar.
2- Tam bağımsızlıktan çok söz etmezler. AB üyeliği gibi tam bağımsızlığı ihlal eden uluslararası kuruluşlara katılmaya çok isteklidirler.
3- Üniter millî devlet konusunda ciddi ve samimi değildirler. Eyalet sistemine soğuk değildirler. Osmanlı Devleti’nin eyalet sistemi ile yönetildiğini, bunun faydalı olabileceğini söyleyenler vardır. Devletin tek resmî dilinin Türkçe olduğu, ikinci bir resmî dilin kabul edilemeyeceği iddiasında değildirler. Federasyonu kabul etmeye yatkın oldukları gibi ikinci bir dilin resmî dil olmasına da çok itiraz edecek değildirler. Bu kişiler, Türk olduklarını söylemekten imtina edebilmektedirler.
4- Laiklik konusunda sınıfta kalmışlardır. Geçmiş dönemlerde laikliğin dinsizlik olduğunu söylemekten çekinmedikleri gibi, içlerinde hilafet sistemini savunanlar da çoktur.
5- İnsan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve sosyal devlet konularında çok ciddi ve samimi değildirler. İşlerine geldiği ölçüde bu değerlere sahip çıkar görünürler. İşlerine gelmediği takdirde görmezden gelmekten çekinmezler.
Sonuç olarak; kendilerini millî, rakiplerini gayrımillî ilan edenler Cumhuriyete ve değerlerine sahip çıkmakta ciddi ve samimi değildirler. Bu nedenle, millî olmak iddiaları da inandırıcı değildir.











