Dünkü yazımız darbe teşebbüsü öncesinde yazılmıştı.
Fakat sanki darbe sonrası yazılan yazılanlardan biriymiş gibi içinde bazı değinmeler ilginç düşmüş.
Birincisi dünkü yazılardan biri ‘MİT’te Kasırga’ başlığını taşıyordu. Elbette ki Cumhurbaşkanlığı Genel sekreteri Sayın Kasırga’dan bahsetmiyorduk.
Sayın Cumhurbaşkanımız “Benim genel sekreterimi de kaçırmışlar” dediğinde yazıdaki başlık hatırımıza düştü.
MİT’teki kasırga bugün bile devam ediyor hâlâ…
Millet darbeyi önleyince oradaki kasırga bitti zannetmeyin.
Malum, paralel örgütün birinci darbesi yargı darbesi biçimindeydi.
İkinci darbe askeri darbe olarak tecelli etti.
Bakalım paralel yapının üçüncü darbesi hangi kılığa girecek.
***
Bu yapının belli ki kesin inançlılar, hani o tarihteki haşhaşiler gibi tuhaf adanmışları mevzubahis…
Nedense hep darbe planlarında bir öne alış mecburiyeti hasıl oluyor.
Birincisinde de erken hareket etme telaşına düştüler. Bu sefer de YAŞ kararlarını ve ardından süren mahkemeden ötürü ağustos ayında tutuklanacakları korkusuyla telaşla darbeye teşebbüs ettiler.
Yoksa böyle darbe olur muydu?
