Atsız Burucu
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Mehmet Hoca’dan

Mehmet Hoca’dan

featured
0
Paylaş

Mehmet Hoca, iş dünyasının sert kurallarını açıklar. Terfi için sadece çalışmak yetmez; görünürlük ve strateji şarttır. Her açığı kapatan bir taşıyıcı duvar olmak yerinde saydırır. Sadakat yerine vazgeçilmezlik ödüllendirilir. Emek, şahsi strateji ile birleşmelidir.

 

İş Hayatında Karşılaşacağınız “Acı Ama Gerçek” Tavsiyeler

Sevgili gençler, değerli öğrencilerim;

Diplomanızı elinize aldığınız gün; hayatın size otomatik olarak adalet, liyakat ve başarı sunacağını düşünüyorsanız, daha yolun başında sizi uyandırmam gerekiyor. Okul sıralarında “çok çalışanın kazandığı” anlatılır; oysa iş dünyasının yazılı olmayan kuralları, kitaplarda öğretilenden çok daha serttir. Bugün size; yaşadıklarımdan, gözlediklerimden ve okuduklarımdan süzdüğüm, kulağa rahatsız edici gelse de hayat kurtaran gerçekleri anlatacağım. Bunları aklınızın bir köşesine değil, merkeze koyun.

Taşıyıcı Duvar Olursanız Yerinizden Kıpırdayamazsınız

Bir iş yerinde herkesin açığını kapatan, her krizi sessizce çözen, yüzde yüz değil yüzde yüz yirmi çalışan kişiyseniz… Tebrikler, artık o kurumun taşıyıcı duvarısınız. Peki kim, ayakta duran bir binanın taşıyıcı duvarını yerinden oynatmak ister? Kimse. Bu yüzden çoğu zaman çok iyi çalışanlar terfi etmez. Çünkü onların yükselmesi, sistemin bozulması demektir. Çalışan şeyi tamir etmezler. Siz de “çalışan şey” haline gelirseniz, olduğunuz yere çakılı kalırsınız.

Başarı Sadece İşinizi İyi Yapmak Değildir

İş hayatında başarının yalnızca küçük bir kısmı yaptığınız işin kalitesidir. Asıl belirleyici olan; nasıl göründüğünüz ve kimler tarafından bilindiğinizdir. Ne yazık ki bu dünyada, sizi tanımayan bir yönetici için ne kadar iyi olduğunuzun bir önemi yoktur. Kendini doğru anlatamayan, görünür olmayan ama çok çalışan insanlar; çoğu zaman kendinden daha az çalışan fakat daha iyi pazarlayanların gölgesinde kalır. Bu adaletsizliktir, evet; ama gerçektir.

Bilgi Paylaşın Ama Her Şeyi Değil

Yaptığınız işi herkesin kolayca yapabileceği hale getirirseniz, ilk kriz anında feda edilecek kişi siz olursunuz. İş dünyasında basit bir soru vardır: “Bu kişi giderse sistem çöker mi?” Eğer cevabı “hayır” ise, sizinle ilgili kararlar da rahat alınır. Stratejik bilgiye sahip olun, kritik noktalarda durun. Vazgeçilmez olmak kibir değil, bir hayatta kalma refleksidir.

Şirketler Sadakati Değil, Gitme İhtimalini Ödüllendirir

“Ben işimi yapayım, elbet değerim anlaşılır” düşüncesi, iş hayatındaki en pahalı yanılgıdır. Kurumlar genellikle sadık çalışanı değil, gitme ihtimali olan çalışanı korur. Çünkü bütçeler, sessiz kalanlar için değil; sorun çıkarma potansiyeli olanlar için açılır. Sessizliğiniz kuruma tasarruf sağlar ama sizi her yıl biraz daha yoksullaştırır.

Rahat Bir Mobilya Olmayın

Hiç sorun çıkarmayan, her şeye uyum sağlayan, bakım gerektirmeyen olmak; bir eşya için erdemdir, bir insan için değil. Eğer sistem sizi “rahat bir koltuk” gibi görüyorsa, üzerine oturur; ta ki kırılana kadar. Büyümek istiyorsanız, sistemin ancak yeni bir pozisyon açarak çözebileceği bir probleme dönüşmeniz gerekir.

Son Söz

Gençler, anlattıklarım sizi karamsarlığa sürüklemesin. Tam tersine; uyanık tutsun. Emek kutsaldır ama stratejiyle birleşmediğinde yalnızca başkalarının hayatını büyütür. Kendi binanızı inşa etmeniz dileğiyle…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!