A. Yağmur Tunalı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Geldiğimiz yerde

Geldiğimiz yerde

featured
0
Paylaş

Yazar Yağmur Tunalı, Türkiye’nin mevcut siyasi atmosferinde hüküm süren kuralsızlık, kayırmacılık ve toplumsal değer erozyonunu sert bir dille eleştirmektedir. Mevcut iktidarın keyfi uygulamalar ve baskı politikalarıyla ülkeyi bir kaos ortamına sürüklediğini savunan metin, bu gidişattan kamuoyunun tepkisizliğini de sorumlu tutmaktadır. Ana muhalefet partisi olan CHP’nin ise ideolojik savrulmalar ve yanlış siyasi söylemler nedeniyle halk nezdinde tam güven kazanamadığı ve iktidara güçlü bir alternatif oluşturamadığı vurgulanmaktadır. Yazara göre kurtuluş, muhalefetin kurucu değerlere dönerek halkla samimi bir bağ kurmasından ve toplumun her türlü zorbalığa karşı vicdani bir direnç göstermesinden geçmektedir. Sonuç olarak kaynak, Türkiye’nin içine düştüğü siyasi ve ahlaki buhrandan çıkış yollarını hem iktidar hem de muhalefet üzerinden sorgulayan bir analiz sunmaktadır.

 

Her gün akla hayale gelmez iddialar savruluyor. Belgeye, delile, ölçüye, endazeye ihtiyaç duyulmaksızın insanlar suçlanıyor. Türlü yollarla belediyelere el konuyor.

Tehdit ve şantajın her türlüsü deneniyor. Yapılanlar; siyasi terbiye, yol yordam ve asgari nezaket gözetilmeyerek, hatta çiğnenerek yapılıyor.

İşte geldiğimiz yer burası.

Geldiğimiz keyfilik ve yarattığı anarşi rejiminin sonuçlarını görüyoruz. Memlekette güven kalmadı. Kayırma ve nepotizm bizi çürütüyor.

“Anarşi” deyişimi açmalıyım: Her yerde menfaat grupları oluştu. Aracısız iş görülmüyor. Toplum kaygıya gömüldü.

Devlette, toplumda, her yerde bir tür mafyalaşmayı engelleyecek güçte bir kamuoyu tepkisinin oluşmamasını iyi anlamak lazımdır. Değersizlik aldı başını gitti.

Toplu yaşamanın kuralları dinamitlendi. İnsan ve toplum sermayemiz bakımından tehlike çanlarının durmadan çaldığı bir bozgun devresindeyiz.

Bu işleri normalleştiren toplumda hiçbir ölçü kalmaz. Ahlâkın zerresi bile aranmaz. Bunlar görülmemiş işlerdir.

 

BAŞIMIZA GELENLERİ BİZ GETİRDİK

Siyasetin kanun, kural tanımazlık batağına düşmesini buradan bakarak anlayacağız. Bir kere bu kök sebebi ısrarla tekrarlamak zorundayız.

Ola ki battığımız yanlışlardan dönecek bir silkinişe zemin hazırlar.

Gücü ele geçirenleri hizaya getirmek görevi kamuoyunundur. Siz ne iseniz, başa getirdikleriniz de daha farklı olamaz.

Diyelim ki istemediğiniz oldu; siz düzgünseniz ilk fırsatta değiştirirsiniz. Yanlışlara karşı çıkmayanın hiçbir iyilikten bahsetmesi mümkün değildir.

Birine yapılan yanlış, aynıyla hepimize yapılmıştır. Bir toplumu kurtaracak şuur buradan genişler.

Şu anda hücum altındaki CHP’ye yapılanları anlamaya çalışmayı ve gerekenleri söylemeyi bir namus meselesi görmek gerekir.

Kime bir zorbalık uygulanıyorsa ona karşı çıkmayanın namussuzluğu, din diliyle söylersek “şeytanlığı” kesindir.

Şeytanlaşan bir toplum olmamak için titreyen vicdanlar aranır. Kararan vicdanlar felaket getirir.

MEKTEP ÇOCUĞUNUN PARMAK KALDIRIŞI

Meseleler elbette tek yönlü değil. Muhalefettekiler, iktidar adayları; disipline verilmiş mektep çocuğu edasıyla savunmaya geçiyorlar.

Yoksa doğru tepkilerle bu boğuntu bu kadar uzamayabilirdi. Durmadan saldırılar düzenleyene, çamur atana, iftira edene karşı yanlış yerden değilse bile yanlış halle davranırsanız, halkın gözünde suçluluğunuza hükmedilir.

O ezikliğe düşmüş görünürsünüz. Muhalefetin, özellikle CHP’nin bu psikolojik durumu anlamamasına şaşılır.

Yanlışlar bununla da sınırlı değil. CHP’nin başına gelenleri anlama konusunda zaafları var.

Üstüne üstlük ideolojik bakış da tuhaf bir “liberal sol” ağzına kayınca önünü kendi tıkıyor. Ezici bir tercihle iktidar alternatifliğini perçinleyemiyor.

Hakan Bayrakçı’nın anketlerine dikkat etmek gerek. Son seçim ölçümünde CHP ikinciliğe düşüyor.

Memleketi açlığa ve yoksulluğa mahkûm eden bir iktidar karşısında ezici bir çoğunlukla önde olması beklenmez mi?

Bütün bunların sebebi hükümetin yargıyı kullanması değildir. Etkisi azdır, yakın zamanda da CHP’nin lehine döneceği açıktır.

Esas sebep başka; ben de söylüyorum, söyleyenleri de duyuyorum: DEM diliyle konuşan bir kurucu parti olamaz.

“Rehberimiz Deniz Gezmiş’lerdir” diyen bir CHP Genel Başkanı ne yapsa halka tam güven veremez.

Halk, “Nerede kalmış, ne diyor bu adam?” der; “Kılavuzuna bak!” der; “Bunlar akıllanmadı” der; kendi gibi sayması ve oy vermesi zorlaşır.

“Deniz Gezmiş’in ne bilgisi, görgüsü var ki bu adam rehberim diyor” der. Küçümsemekle de kalmaz, devamını görürse yaklaşmaz.

Parti programında “Türk” diyemeyen bir CHP’yi Gazi Paşa, herhalde işgale uğradığını düşünür ve geri almak için ne lazımsa yapardı.

Örnekler sıra sıra. CHP, iktidarı almak istiyorsa bunları görecek. Benim gibi düşünenler, “Her zaman sola ihtiyacımız var” deriz.

Türk devletinde Türklüğe mesafeli bir solculuk olmamalı.

AK Parti’nin memleketi krizlerden krizlere sürüklediği halde ayakta kalmasının sebebi buralarda da aranabilir.

 

HALKA GİDİŞ HAMLESİ VE DİĞERLERİ

Mansur Yavaş’ın muhalefet edişin cılızlığına ve etkisizliğine dikkat çeken çıkışının, bu darlığın boğduğu bünyeye nefes aldırmak gibi anlaşılması yanlış değildir.

“Bu böyle olmaz!” deyişinin Özgür Özel tarafından dikkate alınması da önemliydi.

Özel-Yavaş görüşmesinden sonra CHP yönetiminin halka gitme ve tek tek bütün vatandaşlara ulaşma kararı iyi bir hamle gibi görünüyor.

İyi uygulanırsa, halka “Denizlerin yolundayız” gibi manasız laflar edilmezse, kurucu felsefe hatırlanırsa, bunlar samimi ve çözüm getirebilir havası verilirse sonuç verecek bir iş gibi görünüyor.

Bunun dışında düşünülen tedbirler de olacak tabii.

Hükümetin derdi memleket değil, kendisi gibi görülüyor denmesine şaşılmaz. Evet, şaşılmaz.

İktidarın enerjisinin bir yarısını da muhalefeti batırma hamleleri için harcaması başka türlü anlaşılamaz. Bozgunda sınır tanımıyoruz.

Memleket açılan yaralarla kıvranıyor.

Gücü ele geçireni frenleyecek yetişmiş insanlar elindeki kanunlar, kurallar ve halk tepkisi bize can suyu bağışlayacak.

Bunu derinden duyarak anlıyor ve zamanının tez gelmesini bekliyoruz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!