Mehmet Emir Özkan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Mehmet Âkif’ten Eğitim Bakanına Cevap

Mehmet Âkif’ten Eğitim Bakanına Cevap

featured

Bu metin, Eğitim Bakanlığı’nın müfredattan “Kurtuluş Savaşı” ifadesini çıkarma girişimini sert bir dille eleştiren politik ve tarihsel bir değerlendirmedir. Yazar, Mehmet Âkif Ersoy’un “Bülbül” şiirinden hareketle, geçmişteki işgal acılarını ve kazanılan zaferin büyüklüğünü hatırlatmaktadır. “Kurtuluş” kelimesinin yerine “Millî Mücadele” tabirinin getirilmesini, zaferin ve kahramanların unutturulmaya çalışıldığı bir hafıza operasyonu olarak nitelendirmektedir. Metinde, İstiklâl Marşı’nın ruhu referans gösterilerek, verilen savaşın sadece bir süreç değil, tam bir bağımsızlık ilanı olduğu vurgulanmaktadır. Sonuç olarak, kelimelerin değiştirilmesinin tarihin gerçekliğini ve elde edilen sonucu gölgeleyemeyeceği savunulmaktadır.

 

“Ne zillettir ki: nâkûs inlesin beyninde Osman’ın;

Ezan sussun, fezâlardan silinsin yâdı Mevlâ’nın!

 Ne hicrandır ki: en şevketli bir mâzî serâp olsun;

O kudretler, o satvetler harâb olsun, türâb olsun!

 

Çökük bir kubbe kalsın ma’bedinden Yıldırım Hân’ın;

Şenâatlerle çiğnensin muazzam kabri Orhan’ın!

Ne heybettir ki: vahdet-gâhı dînin devrilip, taş taş,

Sürünsün şimdi milyonlarca me’vâsız kalan dindaş!

 

Yıkılmış hânmânlar yerde işkenceyle kıvransın;

Serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!

Dolaşsın, sonra, İslâm’ın harem-gâhında nâ-mahrem…

Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem!”

Mehmet Âkif Ersoy’un “Bülbül” şiiridir bu. 5 Temmuz 1920’de kuşatılan Bursa’nın, üç gün sonra işgal edilmesinin ardından, Sofoklis Venizelos’un Osman Gazi’nin kabrini tekmeleyerek, “Kalk da torunlarını kurtar ey Osman!” diye bağırmasının yol açtığı derin acı ve millî infialin etkisiyle kaleme alınmıştır.

Tesadüfe bakın ki Bursa’nın kuşatılıp işgal edilmesinin üzerinden tam 106 yıl geçti. Ve yine bir 5 Temmuz günü, Millî Eğitim Bakanı, “Neyden kurtulduk? Osmanlı vardı.” sözleriyle ders kitaplarından “Kurtuluş Savaşı” ifadesinin kaldırılacağını duyurdu.

Osman Gazi mezardan kalkıp torunlarını kurtaramazdı ama torunları Osman Gazi’yi Yunan tekmelerinden kurtardı. Eğitim Bakanı, öğrendin mi neden kurtulduğumuzu?

***

“Kurtuluş” kelimesi bunlara alerji yapar. Çünkü “kurtuluş”, kendiliğinden şu soruyu sordurur: Kim kurtardı?

O soru da dönüp dolaşıp milletin kahramanlarına, onların liderliğine ve kazanılmış zafere çıkar.

Oysa “Millî Mücadele” dersen odak sonuçtan sürece kayar. Kahramanlardan çok mücadele konuşulur. Zafer yerine süreç öne çıkarılır.

Çünkü Türk milletine kahramanlarını unutturamadılar. Bu ters tepti.

Ama kahramanları görünmez hâle getirir, onların tarihî ağırlığını azaltır, zaferi sıradan bir “mücadele”ye indirgersen hafızayı dönüştürmeye başlarsın. Şimdi bu yolu deniyorlar.

Kelimelere bunun için sardılar.

***

Bakın, önümüz 15 Temmuz.

Şimdi gelin, aynı zihniyetin 15 Temmuz’a nasıl baktığına bakalım. Ağızlarından düşürmezler. Sürekli “darbe girişimi” derler. Ama resmî tatilin adı ne? “15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü.” Yani?

Yani “süreci” değil “sonucu” öne çıkarıyorlar. Zaferi haykırıyorlar.

Mesele 1919 olunca o sonuç nereye kayboluyor?

Neden orada kurtuluş siliniyor da süreç yani “Millî Mücadele” öne çıkıyor?

Bugün süreci öne çıkar, yarın sonucu…

Tarih oyun hamuru değildir. Hangisi işine gelirse öyle yazacağın.

***

Bir de “Osmanlı vardı, kurtulacak ne vardı?” diyen bu kafaya, bu milletin en kutsal metni ta 1921’de cevabını vermiş. Ortada daha zafer falan yokken üstelik.

Adı ne o marşın? Millî Mücadele Marşı mı? Hayır. İstiklâl Marşı!

Başkent İstanbul’da İngiliz postalları geziyorken… Mehmet Âkif “mücadele” yazmadı, İstiklâl’i yazdı. Bağımsızlığı yazdı. Kurtuluşu yazdı!

Ne diyor o muazzam mısrada? “Mücadele ettim.” demiyor. “Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.” diyor.

Zafer diliyle konuşuyor.

Marşın sonu nasıl bitiyor? “Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!”

Mücadele demiyor. İstiklâl diyor.

Şimdi müfredattan “Kurtuluş Savaşı”nı silip “Neyden kurtulduk?” diyenlere sormak lazım…

Madem ortada bir kurtuluş yok,

Neden “Milletimin istiklâl!” diye yeri göğü inletiyoruz?

***

Kelimelerle oynuyorlar. Hafızamızı silmeye çalışıyorlar.

Mücadele araçtır.

Kurtuluş sonuçtur.

Tarihi unutulmaz yapan ise araç değil, ulaşılan sonuçtur.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!