Erol Sunat
  • 589 Yazı
  • 0 Yorum

Erol Sunat - Tüm Yazıları

Ben sabır taşı mıyım?

Bilge Kağan, aç milletimi doyurdum, fakir milletimi zengin kıldım diye Orhun abidelerinde anlatmış. Bin üç yüz yıl önce. Bize söz verenler ne diyecekler? Aç insanımıza sabır tavsiye ettik, gözü tok insanlardı. Aç geldiler aç gittiler bu dünyadan… Kimin yüzünden? Tarih...

Devamını Oku

Meydan

Meydanların şakası yoktur. Şaka yapmaz, şakaya gelmez, şaka kaldırmaz, hele dalga geçilmeyi asla hazmetmez, kabullenmez. Meydan kederimize, tasamıza, kıvancımıza, sevincimize şahittir kendimizi bildik bileli… Allah meydanlarımızı ve meydana hayat veren Erleri, Koçyiğitleri eksik etmesin. Köroğlu, çıkmış meydana, “Ok atılır kalasından/...

Devamını Oku

Derinlerde kaybolmak

SGK 13 Bankayla anlaşmış. Emeklinin işi kolaylaşacakmış. Öncelik tanınacak, hatta kart parası filanda alınmayabilirmiş. Elem tere fiş kem gözlere şiş derler ya hani…Hangi dağda kurt öldü ki… Ev ya da taşıt alacaksa kredi kolaylığı sağlanacakmış…Aldığı o krediyi, on bin liralık...

Devamını Oku

Sucunun Hikayesi

Uzun uzun zaman önce memleketin birinde, çöl iklimine benzer bir iklimin yaşandığı bir şehir varmış. Şehirde su sıkıntısı had safhadaymış. Bu yüzden şehirden göç edenler olmuş. Gidecek yeri ve imkânı olmayanlar kalmışlar şehirde. Şehre ne doğru dürüst gelen varmış ne...

Devamını Oku

Dedikodunun gözüne gözüne vurmak

Dedikodu deyip geçmeyin. Dedikodu temel gıdamız bizim. Dedikodu yapmazsak dilimiz şişer. Bildiğimizi duyduğumuzu birine ya da birilerine anlatmazsak, paylaşmazsak adeta işimiz rast gitmez. Öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki, eğer bu coğrafyada da dedikodu malzemesi bulunmazsa, gidin Patagonya da falan arayın...

Devamını Oku

Mızrak ve çuval meselesi

Mızrağı çuvala sığdırdım demek, hakikatlerin yani gerçeğin üzerini kalın bir şekilde örttüm demek. O zamanda denecek ki…Hani mızrak çuvala sığmazdı ya…Hakikat denen kavramla yıldızı barışmayan çok. Kayboldu derler, çekti gitti aniden ortalarda yok derler…Ne kadar kayboldu o kadar iyi diyenlerin...

Devamını Oku

Konya Şeker efsanesi

Artık savaş baltalarını gömme zamanı. El ele vererek, birleşerek yol yürüme zamanı. Konya Şeker, devasa bir kurum. Efsane bir kurum. Kolları, dalları, budakları olabildiğince gür bir kurum. Çiçek açmaya, meyve vermeye başladı mı, cümle Anadolu’ya bahar geliyor. Toy düğünler oluyor....

Devamını Oku

Ölüm Kalesinin Hikayesi

Uzun uzun zaman önce memleketin birinde ırak mı ırak, doğru düzgün yolu olmayan, zor gidilen, gidenin kılavuz olmadan geri dönemediği bir şehir varmış. Bu şehre gidenin akıbeti bilinmediği ve merak edilmediği için sürgünün daniskasıymış. Kim gözden düştü, kim isyana kalktı,...

Devamını Oku

Darmaduman

Ekonomi, enflasyon darmaduman! Deniyor ki, vatandaşımızı enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz. Doğruları ne zaman söyleyeceğiz? Ölüm döşeğinde mi? Enflasyon bizi öyle böyle ezmedi. Yamyassı etti. Yapıştırdı asfalta. Enflasyonun ezdiklerini görmek isteyen, çarşı-pazarı, marketleri dolaşsın, insanları dinlesin yeter. Mesele görme, bakma ve dinleme...

Devamını Oku

Kadirşinaslık ve biz!

Aşkın kapısı Konya’ da aşıklara kapalı kapı yoktur. Bu şehrin kapısı gönül kapısıdır. Gönül kapısına da çalmadan girilir. Kapı geleni bilir. Gelen de kapıyı…Kapıyı benim sanan, açmayan da kendi bilir… Adları bu şehirle özdeşleşen sanatçılara, müzisyenlere, sanatkarlara hiç mi bir...

Devamını Oku
Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!