Erol Sunat
  • 613 Yazı
  • 0 Yorum

Erol Sunat - Tüm Yazıları

Hocam Tuğman Ciranoğlu’na

Tuğman Ciranoğlu Hocam, cesurdu, mertti, dürüsttü, iyi bir hatipti, seçkin bir ülkücüydü. Ondan çok şey öğrendik. Onu hiç unutmadık… Türk Milliyetçiliği için çarpan bir yürekti…Ay yıldızlı Bayrağımızın dalgalandığı her yere koşa koşa gidenlerdendi. Örnek aldığımız bir Hocamızdı. Ruhu şad olsun....

Devamını Oku

Lafbazın hikayesi

Uzun uzun zaman önce memleketin birinde laf söylemeyi sanat haline getirmiş. Lakin lafların bir hedefe ulaştığı görülmemiş bir şehir varmış. Laflar etki olarak, tesir olarak ok misaliymiş amma hedefi vurduğu, meseleleri çözdüğü, derde derman olduğu konusu muallakta imiş. Lafazanlar, laf...

Devamını Oku

Paranız varsa…

Emekli hiç bu kadar mağdur olmadı. Hiç bu kadar dalıp-dalıp gitmedi. Hiç bu kadar hayal kırıklığı yaşamadı. Bir milletin emeklisinin durumu, ekonomisinin de göstergesi. Gülmeyi unutan, gülümsemesi yüzünde donup kalan bir hal emeklinin hali. Bayramda bile…Emekliler yılında kurbanı, bayramı konuşuyor...

Devamını Oku

En kötüsü

İyiyi unuttuğumuz için, kötünün iyisine razı olmak gibi oldukça garip teselli anlatımları bulmuşuz. Onca iyiliğin arasında, farkında olmadan bilerek bilmeyerek bazen de bile isteye kötü olup çıkmışız. Şimdi efendim kötü var, daha kötü var, en kötüsü var. Ne demek en...

Devamını Oku

Haziran geldi bayram kapıda

Kurban Bayramında kurban etine hasret gitmek nedir bilir misiniz? Ya da gördüğünden geri kalmak! Türk milletinin kaldıramadığı bu…Ağırına giden bu… Anlam veremediği, anlamlandıramadığı bu… Haziran geldi, bayram kapıda… Bizi anlayacak, bizi dinleyecek kimse yok yanımızda? Çok hoş bir tabirimiz var.”...

Devamını Oku

Dayının hikayesi

Uzun uzun zaman önce memleketin birinde sözde şakacı, şakayı anında ciddiye çeviren, barışmasını uzlaşmasını bilmeyen insanların yaşadığı bir şehir varmış şehre ilk defa gelenler oldukça esprili bir şehir, insanlar neşeli, şen, iyimser, yardımsever, insan canlısı diye överlermiş. Şehrin en fakir,...

Devamını Oku

Balığı kavağa çıkarmışlar

Kök maaş dediler ya hani…Köktü, dayanamadı, çöktü zavallı. Maaş çökünce omuzlarımız çöktü. Umutlarımız çöktü. Bıktırdı artık, vaat denen kuru gürültü. Adam diyor ki; Maaşı kiraya yatırdım. Elektriği oğlan ödedi., suyu kız yatırdı. Doğalgazı kayın birader halletti, telefonu da hanım denkleştirdi,...

Devamını Oku

İstanbul 571

Bugün 29 Mayıs... Ulubatlı Hasan'ların ruhu dolaşıyor İstanbul'da... Fatih Sultan Mehmet, beyaz atının üzerinde bir tepeden bakıyor İstanbul'a... Ak Şemsettin yanı başında... Ebu Eyyûb el-Ensarî gülümsüyor yüzlerine... Kaç yıl olmuş, ne kadar geçmiş hiç önemli değil... Kim ne derse desin,...

Devamını Oku

“Bu da geçer”

KPSS denen bela yeni çıkmıştı o zamanlar. Havalıydı, cafcaflıydı, fiyakası yerindeydi. Açılımı gösterişli ve havai fişekliydi! Sonra gerçek yüzünü ve niyetini gösterdi… Kahretti…Perişan etti…Sevgisizdi…Süründürdü… Sonra aldı yanına mülakatı, kalmadı yüksek puan alanın ne dermanı ne takati… Yirmi küsur yıldır kâbusları...

Devamını Oku

Yalnızlık şarkısı

Yalnızlık şarkıları karartmamalı ufkumuzu… Ne yalnızlığa demir atalım…Ne yalnızlığın ortasında çakılıp kalalım… Ne de ümitlerimiz sönsün. Her sabahın taze bir başlangıç olduğunu unutmayalım yeter. Sözleri Hikmet Münir Ebcioğlu’na bestesi Teoman Alpay’a ait olan Nihavent makamındaki şarkı yalnızlık üstüne; “Gökyüzünde yalnız...

Devamını Oku
Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!